İttifakın nasıl olacağı net değil

Milliyet gazetesine konuşan AKP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki şunları söyledi;

‘Netlik yok’

- İttifak görüşmelerinde süreç nasıl devam ediyor?

Tabii, geçtiğimiz haftalarda gerek Sayın Devlet Bahçeli Bey’in gerek Sayın Cumhurbaşkanımızın beyanatları var. Bu konuya sıcak baktıklarını ifade eden beyanlar bunlar. Bizim partimizde bu ittifak görüşmelerini sürdürmek üzere Numan Bey ile benim ismim belirlendi, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından. MHP’de Sadir Durmaz Bey’i belirlediler. Şu anda iyi niyet çerçevesinde devam ediyor. Bu da çok doğru, asla bunu da reddetmiyoruz önemli olan zaten iyi niyettir. Eğer işin başında iyi niyet varsa bir çözüm bulunur diye düşünüyoruz. Temel argümanımız da biz, Cumhur İttifakı’nın çok doğru bir ittifak olduğuna kanaat getirdik önce. Türkiye bir beka meselesiyle karşı karşıyaydı, partiler önemli değildi. Türkiye’nin bu önemli sorunları karşısında kurmuş olduğumuz birliktelik muazzam bir siyasal mutabakattı. Bu, vatandaş tarafından da benimsendi ve sevildi. Şimdi de bunu özellikle büyükşehirlerde birtakım tehlikeli gidişata karşı bir engelleyici unsur olarak görüyoruz. Ama önümüzdeki günlerde bunu konuşmaya başlayacağız, nasıl olacağı konusunda bir netlik de yok. İttifak ruhuna ve devamlılığına bağlı kalacağımızı vurguladık. Cumhur İttifakı’nın başarısı bizim önceliğimiz.

‘Yanlış anlaşılır’

- AK Parti’nin kırmızı çizgisi ne olacak bu ittifak görüşmelerinde? Hani ‘Bu şehri verelim, bu şehri alalım’ gibi bir şey gelirse veya gelmezse… Kırmızı çizgi ne olacak kriter olarak? Masaya ne koyacaksınız?

Yani şöyle bir pazarlık haddinden fazla yakışık almaz; ‘Şu şehir sizin olsun, bu şehir bizim olsun’ böyle bir kaba pazarlık zaten asla doğru da olmaz. Vatandaş bunu sevmez, vatandaş buna zaten tepki de gösterir. Özellikle yerel seçimlerde 2 artı, 2 eşittir, 4 etmeyebilir. Ben anketlere bakıyorum mesela, yüzde 80 vatandaş kararını vermiş ama yüzde 20 adayı bekliyorum diyor. Yerelde çok dikkat edilir. Mesela 1999’da Kayseri’de bizim partimiz şöyle bir sonuçla karşılaştı, nihayetinde hem genel seçim hem yerel seçim beraber olmuştu. Genel seçimler itibarıyla partimiz yüzde 22 civarında oy aldı, biz belediyede yüzde 40 aldık. Vatandaş çok seçici, çok dikkatli, kendini kimin temsil edeceği, kimin hizmet edeceği hususunda düşünüyor taşınıyor. Elini vicdanına koyuyor, en son o kapalı bölümde gidiyor oyunu kullanıyor. O yüzden bu konularda böyle bir pazarlık gibi gözüken iş doğru olmayabilir, yanlış da anlaşılır. Ancak ittifaklar, kanuni bir altyapısı olmamasına rağmen bir türlü vatandaşın kendi oy tercihleri arasında değişik şekilde yönlenmeleriyle birtakım ittifaklar kurulabilir. Bunların ama nasıl olacağı hususunda bir netlik olmadığı için hepsi tartışmaya muhtaç, önümüzdeki günlerde konuşmaya, istişareye muhtaç. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, Cumhur İttifakı bir pazarlık için değil, milletin istikbali için kurulmuştur.

- Her ilde adayınız olacak diye açıklandı… 

Tabii ki biz ona göre çalışıyoruz ama önümüzdeki günlerde görüşmeler ne gösterir, onu bilemem. En çok oyu alacak değil iş yapacak aday gösterilecek.

'En rahat seçimi İstanbul’da yapacağız'

- İstanbul’da nasıl sonuç çıkar?

İstanbul sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli merkezlerinden biri. İstanbul’u herkes yönetmek ister, bütün partiler ister. Zamanında değişik partilere vatandaşlar zaten görev vermiş. Yani İstanbul’da bakın 4 dönem CHP var bizden önce, Anavatan Partisi de var, değişik askeri dönemlerdeki oluşumlar da var.  Sonra 94’te Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığıyla başlayan müthiş bir hizmet atağı oldu. Hakikaten yirmi sene önceki İstanbul ile bugünkü İstanbul arasında dağlar kadar fark var. Yeşil alanlar açısından bakarsanız, yollar, köprüler, tüneller açısından bakarsanız, raylı sistemler uzunluk itibarıyla eskiyle kıyaslanırsa bizim yaptığımız işler ortada. Vatandaş hizmeti görünce ben AK Partiden yana bir eğilim olacağını çok net söyleyebilirim.  Bu millet çöp dağlarını unutmadı. Çöplüğün patlayıp da 40’a yakın vatandaşımızın öldüğünü de unutmadı. Militanların kahvelerde oturup otobüslerle eylem alanına gittiklerini de unutmadı. Bizim de neredeyse yirmi yıldır kesintisiz devam eden çalışmalarımızda o kadar çok İstanbul’a güzel işler yapıldı ki önümüzdeki günlerde belki de en rahat seçimlerimizden birini İstanbul’da yapacağız diye düşünüyoruz.  Çünkü yaptıklarımızı söyleyeceğiz ve önümüzdeki günlerde neler yapabileceğimizi de anlatacağız. Bizim programımız belli, İstanbul’un analizi de belli, İstanbul’un neye ihtiyacı olduğu da belli. Bunu yapabilecek güçte biz de var zaten. 

‘Reddetiğimiz pazarlık’

- İstanbul için CHP-HDP ittifakı iddiaları var…

Öbür partilerin çalışmalarını duyuyoruz, şu şekilde gelişiyor: En parlak sima kim? En çok kiminle oy alırız? Bunu koyalım, birinci bu. İkincisi, bizim buna gücümüz yetmiyor, en parlak simalarla seçim alamıyoruz, o zaman yanımıza kimi almalıyız? Terör örgütünün uzantısı partiyle pazarlıklar başlıyor. Bunu herhalde duymayan da kalmamıştır tahmin ediyorum. Herkes, tüm Türkiye duydu bunu. Bu da vatandaşın hiç hoşuna gitmez. Yani ‘Bir iki ilçeyi bize ver, büyükşehri sen al’  gibi bir pazarlık, işte işin başından beri bizim reddettiğimiz pazarlık o. Bundan dolayı da ben doğrusu İstanbul’da daha rahat hareket edeceğimizi umuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.