İşte CHP'nin seçim bildirgesinin metni

Cumhuriyet Halk Partisi 7 Haziran için seçim bildirgesini açıkladı.

Bildirgede ekonomiyi ilgilendiren önemli vaatler yer aldı. CHP'nin, ailelere ilişkin seçim vaatleri arasında en çok dikkat çekeni, hanelere yönelik kira ve fatura desteği sözü oldu.

CHP bildirgesine göre, hanelere 360 TL kira ve fatura desteği geliyor. Asgari ücret üzerindeki gelir vergisininin kaldırılacağının vadedildiği bildiride asgari ücretin 1500 TL düzeyine çıkarılacağı sözü veriliyor.

16,7 milyon kişi ve 3,5 milyon haneye sosyal destek verilecek ve kadınlara 400 lira kreş desteği sağlanacak.      

Bildirgeye göre, askerdeki gençlere 360 lira da destek verilecek.      

Buna ek olarak öğrencilere çantalar, kalemler, kitaplar ve defterler devletten verilecek.

İşte CHP'nin seçim bildirgesinin tam metni:

Türkiye’de yurttaşların yaşam koşullarını iyileştiren, Türkiye’yi dünyanın saygın ülkeleri arasına sokan her büyük dönüşümde Cumhuriyet Halk Partisi’nin imzası vardır. Halkımızdan aldığı büyük güçle ulusal bağımsızlığımızı sağlayan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğündeki CHP’dir.

CHP’nin önderliğini yaptığı çağdaşlaşma ve kalkınma atılımı, dünya tarihinde eşine az rastlanır başarılarla doludur. Milli egemenliğin tesis edilmesi, eşit oy hakkının kabul edilmesi, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması, CHP sayesinde atılan adımlardır. CHP, Türkiye’nin ilk büyük sanayileşme hamlesini gerçekleştirmiş, ilk büyük eğitim reformunu hayata geçirmiş ve çağdaş bir sosyal devlet inşasının ilk adımlarını atmıştır. Çok partili yaşama geçilmesi, CHP’nin ortaya koyduğu güçlü iradenin sonucudur. Hepsinden önemlisi, CHP ülkemizi, dünyada altmış milyon insanının yaşamını yitirdiği, tarihin en büyük acılarının yaşandığı, sekiz yıl süren büyük bir savaşın dışında tutmuş ve tek bir yurttaşımızın dahi burnunun kanamasına izin vermemiştir. “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini benimseyen CHP, yurttaşlarımızın geleceğe yönelik umutlarının azaldığı her dönemde, umutlu geleceğin kapısını aralayan parti olmuştur.

Ülkemizdeki en büyük dönüşümleri gerçekleştiren CHP, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu ortamda da tarihi sorumluluğunun farkındadır. Türkiye hep “kalkınmakta olan ülke” olarak kalmaya, kalkınmanın ikinci ligine sıkışmaya mahkûm değildir. Türkiye zengin insan kaynakları ve tarihi birikimi ile kalkınmış ülkeler arasına girebilecek donanıma sahiptir. Türkiye’nin kalkınmış ülkeler arasına girebilmesi için yeni ve kapsamlı bir dönüşüme ihtiyaç vardır.

İnsani kalkınmışlık çağdaş dünyada başarının ana ölçütüdür. İnsani kalkınmışlık için doğa ile uyum içinde gelişen bir ekonominin yanı sıra güçlü kurum ve kurallara sahip bir demokrasi, temel hak ve özgürlüklerin korunduğu bir hukuk düzeni gereklidir. Yaratıcı ve yenilikçi sektörlerin önünün açıldığı bir yatırım ortamı ve eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal hizmetlerin kaliteli ve ulaşılabilir olduğu bir sosyal devlet gereklidir. CHP sosyal devleti güçlendirecektir. CHP iktidarında, hak temelli bölüşüm politikaları ve ücretsiz, kaliteli sosyal hizmetler ile desteklenen tüm emekçiler ekonominin temel dayanağı olacaktır.

İnsan merkezli ekonomi politikaları, üretimi destekleyecek ve küresel bilgi ekonomisinde rekabet gücümüzü artıracaktır. İşçi hakları güvence altına alınacaktır. İşçi sağlığını ve güvenliğini gözeten kuralların eksiksiz uygulanması sağlanacaktır. Türkiye ekonomisinin, işçilerin canı pahasına büyüyen bir ekonomiye dönüşmesine izin verilmeyecektir. İyi eğitimli ve dünyayı takip eden yaratıcı gençler, ekonominin itici gücü olacaktır. Ekonomi politikaları girişimciliği destekleyecektir. CHP ülkenin sanayicilerini ekonominin kamu görevlisi gibi görecek, Türkiye’nin en kısa sürede bilgi toplumu olma hedefine ulaşmasını sağlayacak bir yatırım ortamı yaratacaktır. CHP iktidarında Türkiye, layık olduğu yere taşınacak, kalkınmış ülkeler arasına girecektir.

CHP, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiyi tesis edecek, Türkiye’de kurulmaya çalışılan tek adam yönetimine son verecektir. CHP iktidarında parlamenter sistem korunacak ve güçlendirilecektir. Meclis’in onay makamına çevrilmesine son verilecektir. Yargının bağımsız ve tarafsız olması sağlanacak, insan haklarını korumak yargının ana amacı olacaktır. Hukukun üstünlüğü, hayatın her alanında yeniden tesis edilecektir. Sivilleşme her alanda genişletilecek, tüm güvenlik kurumları sivil otoritenin ve hukukun tam kontrolü altında olacaktır. Siyasi partilerde üyelerin hakları güçlendirilecek ve siyasetin finansmanı şeffaflaştırılacaktır. Seçimlerde kamu kurumlarının tarafsız kalması sağlanacaktır.

Kamu yönetimi şeffaf ve hesap verebilir olacak, kamu idaresinde uzmanlık kurumlarının özerklikleri korunacaktır. Yolsuzlukla mücadele, kamu yönetiminin öncelikli hedefleri arasında yer alacaktır. Kadın haklarını korumak ve geliştirmek tüm kamu politikalarının ana hedeflerinden biri olacaktır. CHP iktidarında gençlerimiz işsiz kalmayacaktır. Özgürlükçü, sorgulayıcı ve Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu vasıflı insan gücünü yetiştirebilen bir eğitim sistemi ve üniversite yapısı oluşturulacaktır. Yaşam boyu eğitim olanakları genişletilecektir.

Baskıcı politikalar ve kitlesel insan hakları ihlalleri ile mağduriyetlere yol açan tüm sorumlulardan hukuk sistemi içinde hesap sorulacaktır. Kalıcı toplumsal barış ve uzlaşmanın temeli, gerçekler ortaya çıkarılarak atılacaktır. Cezasızlık anlayışına ve uygulamalarına son verilecektir.

Laiklik ve inanç özgürlüğü korunacak ve geliştirilecektir. Laiklik, demokrasi ve toplumsal barış için bir zorunluluktur. Devlet, tüm inançlara eşit mesafede duracak, tüm inançlara saygı gösterecektir. Din ve vicdan özgürlüğü tam güvence altına alınacaktır. Din ve siyaset işleri ayrı tutulacak, dinin siyasete alet edilmesine izin verilmeyecektir.

Örgütlülük desteklenecektir. Güçlü sivil toplumun sesini duyuracağı katılımcı kurum ve kurallar tesis edilecektir. Yerel yönetimlerin yetkileri ve olanakları artırılacaktır. Mümkün olan en fazla sayıda kararın yerelde, o karardan doğrudan etkilenecek yurttaşlara en yakın kademede alınması sağlanacaktır.

Kürt sorunu, barışçıl yöntemlerle, müzakere ve siyaset yoluyla çözülecektir. Çözüm, TBMM’de tüm siyasi partilerin katılımıyla, geniş bir uzlaşı ve mutabakatla sağlanacaktır. Atılacak adımlarda hukuk kurallarının bağlayıcılığı gözetilecek ve kamu vicdanının yaralanmasına izin verilmeyecektir.

Kentlerimiz, yüksek yaşam kalitesi sunan, güvenli, özgürlükçü, yaratıcı sınıfları destekleyen, üretken ve doğa dostu mekânlar haline getirilecektir. Kalkınma politikaları, doğaya rağmen değil; doğayla barışık ve sürdürülebilir olacaktır. Kültüre ve sanata yatırım devletin asli görevlerinden biri olarak kabul edilecektir. Hem kamu sektöründeki hem de özel sektördeki kültür ve sanat girişimlerine destek sağlanacaktır.

Kültür, siyaset, ekonomi, dış politika başta olmak üzere tüm alanlarda başarılı adımlar atmak isteyen her devlet dünya ile barışık olmalıdır. İnsana, yurttaşlarına değer veren, insani kalkınmada dünyanın birinci ligine çıkmayı amaçlayan her devlet, bu alanların tümünde gelişme kaydetmelidir. CHP iktidarında dış politika barışçı, laik, uluslararası hukuka saygılı ve gerçekçi olacaktır. Dış politikamızın Avrupa yönelimi kesinlikle devam ettirilecektir. Dış politikanın ana amacı, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının güvenlik ve refahını artırmak olacaktır.

Büyük dönüşüm hedeflerine ulaşmak için, yapılacak siyasette uzlaşmacı ve birleştirici bir dil kullanılacaktır. CHP bölen değil birleştiren; kavga çıkaran değil barıştıran; yurttaşını azarlayan, yurttaşına tokat atan, yere düşene tekme atan değil yurttaşlarına hesap veren; herkese demokratik hoşgörü ile yaklaşan, yurttaşının önünde hizmet için eğilen bir iktidar anlayışıyla hareket edecektir.

Biz, yüreğinde Cumhuriyet değerlerini taşıyanların, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı çağdaşlaşma yolundan ilerleyenlerin partisiyiz. Biz geçmişinden güç alan, ama yüzü her zaman geleceğe dönük olanların partisiyiz. Biz, kalkınma için, kalkınmış Türkiye için, “özgür insan” için mücadele edenlerin partisiyiz. Biz “ne ezen, ne ezilen; insanca, hakça bir düzen” diyenlerin partisiyiz. Biz “hiç umut yok mu?” diye soranlara, “umut insanda” diye yanıt verenlerin partisiyiz. Biz korkunun yerine umudun ülkesini kurmak için çalışanların partisiyiz. Biz, Cumhuriyet Halk Partisiyiz.

ÖZGÜRLÜK, HUKUK DEVLETİ VE DEMOKRASİ

CHP ülkemizde özgürlüklerin, demokrasinin ve hukuk devletinin sağlam temellere oturtulmasını, sosyal adaleti gerçekleştirmenin, ekonomik gelişmeyi sağlamanın ve bilgi toplumuna ulaşmanın temel koşulu olarak görmektedir. Bu hedeflere ulaşmak ancak demokratik değerlerin ve hukuk devleti ilkelerinin kurumsal ve ahlaki düzeyde tam olarak yerleştirilmesi ile mümkündür.

Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin karşısındaki en büyük tehdit, milli irade adına hareket etme iddiasıyla siyaseti ve devleti tekeline almaya çalışan AKP iktidarıdır. İktidarın tekelleşmesi, denge ve denetleme yetkilerinin gasp edilmesine yol açmıştır. AKP iktidarı, yasallık görüntüsü altında hukuksuzluğu, devleti yönetme görüntüsü altında keyfiliği, kalkınma görüntüsü altında rant paylaşımını topluma dayatan bir düzen kurmuştur. CHP, tüm bu hukuksuzluklara, ihlallere ve baskılara karşı, bir yandan anayasal ilkeleri ve kurumları, diğer yandan insan haklarını ve özgürlükleri büyük bir inanç ve cesaretle savunmuştur.

Türkiye’de otoriterleşen bir rejime karşı hukukun üstünlüğüne, yurttaşların haklarını ve kurumsal özerkliği güvence altına alacak yeni bir demokrasi anlayışına ihtiyaç vardır. Türkiye’de baskıcı bir rejime karşı güçler ayrılığını, çoğulculuğu ve barış içinde bir arada yaşama kültürünü savunacak yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır. Türkiye, bireyleri, toplumu ve anayasal kurumları baskı altına alan bir iktidara karşı, özgürlüğü ve demokrasiyi kararlılıkla sahiplenme noktasına gelmiştir.

Kuvvetler Ayrılığı ve Hukuk Devleti

Yürütmenin denetlenmesi, demokrasinin ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Bu ilkenin korunması için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yürütme üzerindeki denetimi eksiksiz ve kusursuz olarak işletilmelidir. TBMM, millet iradesinin devredilemez ve indirgenemez bir yansımasıdır. CHP,  yürütme karşısında Meclis’in yetkilerini güçlendirerek, denge ve denetleme işlevlerinin tam olarak yerine getirilmesini sağlayacaktır. CHP, milli iradenin; bir zümrenin, bir menfaat çevresinin, bir liderin ya da bir ailenin özel çıkarları için kurban edilmesine izin vermeyecektir. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren iç ve dış politika kararlarının, TBMM’den kaçırılarak kapalı kapılar ardında ve gizli pazarlıklarla alınmasına son verecektir. CHP, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin en önemli kurumu olan TBMM’yi kuvvetler ayrılığı ilkesinin özüne sahip çıkarak güçlendirecektir.

CHP, TBMM İçtüzüğü ve Siyasi Partiler Yasası’nda yapacağı değişikliklerle Meclis’in tek parti meclisine, iktidarın tek adam iktidarına ve devletin tek parti devletine dönüşmesine engel olacaktır. Askeri darbe kalıntısı seçim barajı düşürülerek Meclis’te siyasal çoğulculuğun önü açılacaktır. TBMM’nin, tekçi iktidar tehlikesine karşı en temel güvence olması sağlanacaktır. CHP, dengelenmiş ve denetlenmiş bir demokrasinin, ancak siyasal çoğulculuk ve kurumsal özerklik sayesinde mümkün olabileceğine inanmaktadır.

CHP, seçimlerin meşruiyetine gölge düşürülmesine son verecektir. Türkiye’de seçimlerin serbest ve adil biçimde yapılmasını sağlayacak, sandık sayımlarının şaibeli hale gelmesini önleyecektir. Kamu kaynaklarının ve personelinin, seçim sonuçlarına etki edecek biçimde partizanca kullanılmasının önüne geçecektir. CHP, tüm yurttaşlarımıza tüm seçimlerin özgür ve adil biçimde yapılacağının güvencesini vermektedir.

Mutlak ve keyfi iktidar eğilimlerine karşı en önemli güç, hukukun üstünlüğü ilkesidir. Hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ile birlikte yasaların yurttaşlara karşı bir silah olarak kullanılmasının önüne geçer. CHP, yargıyı özerklikten uzaklaştıran, Anayasa Mahkemesi’ni ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu siyasi müdahalelerle yönlendiren bir iktidarın, hukuk devletini ortadan kaldırdığına inanmaktadır. CHP iktidarında yargı erki üzerindeki tüm siyasi baskılar ortadan kaldırılacak, yargının tam bağımsızlığı sağlanacaktır.

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamı her düzeyde yetki ihlallerine ve yetki aşımına sebep olmaktadır. Cumhurbaşkanlığı makamı, bilinçli olarak siyasallaştırılmış ve Anayasa’da çizilen görev tanımının ötesine geçmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamının anayasal yeminden kaynaklanan konumu ve yetkileri kasıtlı olarak ihlal edilmiş ve Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu kötüye kullanılmıştır. Yürütme organı, görev tanımının sınırlarını aşmış, hukuku ihlal eden bir konuma sürüklenmiştir. Tarafsız olması gereken kurumlar partizanlığın sembolü haline gelmiştir. CHP, gerekli yasal düzenlemeleri yaparak ve yasaların tam olarak uygulanmasını sağlayarak parlamenter sistemi güçlendirecektir. Cumhurbaşkanlığı’nın yürütme, yasama ve yargı üzerinde kurduğu hukuk dışı baskıları ortadan kaldıracaktır. 

Özgürlükler ve İnsan Hakları

CHP’nin önceliği, hukukun üstünlüğünü ve temel hakları yeniden tesis etmek, korkuya son vererek “Özgürlükler Cumhuriyetini” kurmaktır. Ülkemizin genç, kadın, emekçi ve kırılgan tüm kesimlerinin her türlü baskıcı ve ataerkil güç odaklarına karşı savunulması gerekmektedir. Haklarına sahip çıkan özgür bireyler, demokratik ve kalkınmış bir toplumun temel taşıdır. CHP, haklar ve özgürlükler siyasetini hayata geçirerek yurttaşlarımızı güçlendirecek ve özgürlüklerini teminat altına alacaktır.

CHP’nin “haklar ve özgürlükler siyaseti”, demokratik yurttaşlık anlayışının temelini oluşturmaktadır. Haklar ve özgürlükler siyaseti, ayrım yapmaksızın tüm yurttaşları etnik, dinsel, sınıfsal ve cinsel tahakküm biçimlerine karşı koruyan, dezavantajlı gruplarla dayanışmayı öngören tek siyaset biçimidir. CHP, yurttaşlığı sembolik bir hukuki statü olarak değil, bireyleri demokratik dönüşüm ve dayanışma gücüne kavuşturan bir siyasi fırsat olarak tanımlamaktadır. Yurttaşlığı, barışçı ve demokratik bir gelecek için dayanışmayı seçen insanların demokratik yönetim iradesine sahip olması olarak tanımlamaktadır.

CHP, yurttaşların geçmişten gelen kimliklerini ötekileştirmeyecek, yurttaşlık haklarının en ileri düzeye taşınmasını sağlayacaktır. Yurttaşların yaşam hakkına, bedensel bütünlüğüne, maddi ve manevi varlığına yönelik keyfi şiddete ve işkenceye izin vermeyecektir. Muhalif grupların sindirilmesine son verecek; bireylerin haysiyetini ve özel hayatını zedeleyen tüm uygulamaları ortadan kaldıracaktır. MİT, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve emniyet güçleri tarafından yürütülen hukuksuz gözetleme ve fişleme faaliyetlerinin durdurulmasını sağlayacaktır. Gazeteciler, katılımcılar ve öğrenciler üzerinde uygulanan korku ve yıldırma siyasetine son verecektir. CHP, insan hakları karnesi gittikçe kötüleşen Türkiye’nin, yeniden AB ilkeleriyle ve AİHM Sözleşmesi’yle uyumlu bir demokrasi haline gelmesini sağlayacaktır.

Cezasızlık, Türkiye’de bir yönetim ilkesi haline gelmiştir. Hak ihlallerinden yolsuzluklara kadar pek çok alanda yargı önünde hesap vermeyen bir yönetim anlayışı egemen olmaktadır. Hak ihlalinde bulunan güvenlik görevlilerinin cezasız kalmasına göz yumulmamalıdır. CHP, tüm kamu uygulamalarının yasal sınırlar içerisine çekilmesini ve ihlallerin cezasız kalmamasını sağlayacaktır. Cezasızlığın önüne geçilmesi, Türkiye’de hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmenin vazgeçilmez ön koşuludur.

Sosyal demokrat dünya görüşünü benimseyen CHP, bireyin tam özgürlüğünü sağlamak için siyasi özgürlüğün ekonomik özgürlükle tamamlanması gerektiğini savunmaktadır. Demokratik yurttaşlık anlayışının, sosyal yurttaşlık anlayışla desteklenmesi gerektiğini savunmaktadır. CHP mevcut siyasi iktidarın yoksulluğa son verme yerine yoksulluğu yönetme politikalarına, bireyi güvence altına alan güçlü bir sosyal devletin kurulmasıyla son vermeye kararlıdır.

CHP tüm yurttaşlarımız için, başta Aile Sigortası olmak üzere, adil asgari ücret hakkı, sosyal güvenlik hakkı, sağlık hakkı ve eğitim hakkını ayrım gözetmeksizin kararlılıkla gözetecektir. Çocukların, kadınların, yaşlıların, emeklilerin ve engellilerin sosyal haklardan kapsamlı biçimde yararlanabilmesi için gerekli tüm adımları atacaktır. CHP, Türkiye’de yeni bir “sosyal demokratik bir uygarlığın” oluşturulması projesini adım adım hayata geçirecektir.

Laiklik

Laiklik anlayışımız, demokrasi anlayışımızın ışığında şekillenecektir. İçinde bulunduğumuz coğrafya ve ülkemizde yaşanan gelişmeler laiklik olmadan demokrasinin, demokrasi yaşatılmadan laikliğin güvence altına alınmayacağını açıkça ortaya koymuştur. CHP iktidarında din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınacaktır. Siyaset ve din ayrı tutulacak, dinin siyasete alet edilmesine karşı çıkılacaktır. Devlet tüm inançlara ve bireysel tercihlere eşit mesafede duracak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu ilke çerçevesinde hareket etmesi sağlanacaktır. Kurum, çoğulcu ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulacak, gündelik siyasetin dışında tutulacaktır.

Ayrıştırmaya Karşı Çoğulculuk ve Kaynaştırma

CHP iktidarında, yurttaşların inanç, etnik köken ve yaşam tarzları yüzünden ayrımcılığa uğramalarının önüne geçilecek, bireysel düzeyde demokratik haklardan yararlanmalarının önü açılacaktır. Kimlikler hiçbir biçimde baskılanmayacak; ancak suistimal konusu olmaktan çıkarılacaktır. CHP, toplumu psikolojik olarak kamplaştıran ve diyalog kanallarını kapatan siyasi gettolaşmaya karşı mücadele edecektir. CHP, demokratik yurttaşlık anlayışına ve “bir arada yaşama etiğine” uygun olarak, tüm inanç gruplarına, etnik kimliklere ve bireysel yaşam tarzlarına saygı duyacaktır. CHP iktidarında önyargıların ve şüphelerin geride bırakılması için barışçı bir diyalog dili benimsenecektir.  

CHP, Kürt sorununa da kapsayıcı demokratik yurttaşlık anlayışından hareketle yaklaşacaktır. Sorunun Meclis’te kurulacak komisyonca ve Meclis’teki tüm partileri kapsayarak milli bir siyasal mutabakat ile çözülmesi sağlanacaktır. Türkiye’ye demokrasi ve barış getirecek bu sürecin şeffaflıkla yürütülmesi ve sorunun çözümünün hukuki çerçevenin dışına çıkmadan aranması hedeflenecektir. CHP, Kürt sorununun otoriter bir başkanlık sistemi için pazarlık konusu edilmesine izin vermeyecektir. Bu amaçla öncelikle seçim barajının düşürülmesi sağlanacaktır. Bölgenin ekonomik olarak kalkınması, işsizliğin azaltılması ve yoksullukla mücadele için gerekli iddialı adımlar atılacaktır.

Toplantı ve Gösteri Özgürlüğü

Türkiye’de özellikle Gezi hareketi sonrasında toplantı ve gösteri haklarının kısıtlanmasına yönelik uygulamalar yoğunluk kazanmıştır. Yurttaşlarımız “makul şüpheli” durumuna düşürülmüş, her türlü sosyal paylaşım potansiyel suç kanıtı konumuna getirilmiştir. Çalışanlar, öğrenciler ve sanatçılar üzerinde çok yönlü baskı kurulmuştur. Türkiye, polis ve istihbarat görevlilerinin yetkilerini keyfi ve aşırı biçimde kullandığı bir baskı ve fişleme devletine dönüşmüştür. Kitlesel gözaltılar olağanlaşmış, usulsüz tutuklamalar cezalandırma halini almıştır. Aşırı güç kullanımı, kötü muamele ve hakaret sıradan uygulamalar haline gelmiştir. CHP gerekli tüm yasal ve idari önlemleri alarak yurttaşlarımızın toplantı ve gösteri özgürlüğünün gelişmiş demokrasilerdeki düzeye eriştirilmesini sağlayacaktır.

Özgür ve Çok Sesli Medya

İfade özgürlüğü, en çok medya ve İnternet alanında geriletilmiştir. Uygar dünyadaki gelişmelerin aksine Türkiye, medyayı ve İnternet’i sansürleyen, gazetecileri tutuklayan ve muhalif görüşleri sindiren bir ülke konumuna sürüklenmiştir. İnternet yasakları iktidarın, ifade özgürlüğüne ve özgür kamusal alana inanmadığının önemli bir göstergesidir. CHP öncelikle basın mensuplarının özgürce haber yapma ve yurttaşların farklı kaynaklardan bilgilenme hakkını gözetecektir. Medya ve İnternet alanı, içinde bulunduğu büyük karartmadan kurtarılacak; her türlü bilginin gün ışığına çıkarılması sağlanacaktır.

RTÜK, TRT ve TMSF’ye devredilen medya kuruluşları taraflı propagandanın birer aracına dönüşmüştür. Genç ve eğitimli nüfusuyla bilgi toplumunun ve bilgi ekonomisinin önde gelen ülkelerinden biri olması gereken Türkiye, mevcut iktidar döneminde sansürün ve soruşturmaların ülkesi haline dönüştürülmüştür. CHP, bağımsız, özgür ve çoğulcu bir medyanın oluşturulması için tüm yasal ve mali tedbirleri alacak, yurttaşların farklı kaynaklardan bilgilenme hakkını koruyacaktır. 

Örgütlü Toplum

Ülkemizde sivil toplum, siyasi iktidarın baskısı altındadır. Örgütlü çoğulculuğun alanı olması gereken sivil toplum, hızla iktidarın güdümüne sokulmakta ve tek sesli hale getirilmeye çalışılmaktadır. Demokratik çoğulculuk ilkesi, iktidar tarafından bir tehdit olarak görülmektedir. Sendikalar, meslek odaları ve işveren dernekleri iktidara yakın davranmaya zorlanmaktadır. Akademisyenler, yazarlar ve sanatçılar her fırsatta günah keçisine çevrilmektedir. İktidar tekelci ve kayırmacı bir biçimde kendi sivil toplumunu yaratmaya çalışmakta, kendisiyle birlikte hareket etmeyen kuruluşları marjinalleştirmekte ve yok olmaya zorlamaktadır. Oysa bir ülkede demokrasinin kökleşebilmesi için, siyasi iktidarın güçlü bir sivil toplum tarafından denetlenmesi ve dengelenmesi gerekir. CHP, demokratik bir toplumun temeli ve zenginlik kaynağı olan örgütlü toplumu ve çoğulculuğu geliştirmek için gereken tüm düzenlemeleri yapacaktır.

Bilgi Toplumu ve Demokrasi

CHP, bilgi toplumuna geçişte güçlü bir demokrasinin yapacağı katkı kadar, teknoloji ve bilgi temelinde dönüşümün de demokrasimizi güçlendireceğine inanmaktadır. Bilgi çağının sağladığı olanakların üst düzeyde kullanılması ile yurttaşlarımız, karar alma süreçlerine daha etkin şekilde katılabilecektir. CHP iktidarında, bilgi toplumuna geçişi sağlamak için insana daha çok yatırım yapılacak, yurttaşlarımızın kendini gerçekleştirebilmesi için daha fazla olanak sunulacaktır. Devlet ve yurttaş ilişkisinin bu çerçevede yeniden düzenlemesi ile tüm yurttaşlarımız demokratik haklarından sonuna kadar yararlanabilecektir. Bilgiye erişimin artması, hem kamu hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını mümkün kılacak hem de siyasal süreçlerin giderek şeffaflaşmasını sağlayacaktır.

Özgürlükçü Demokrasi için Özgürlükçü Anayasa

CHP, özgürlükçü demokrasinin gelişmesi ve toplumsal barışın sağlanması için tüm yurttaşlarımızın özgürlüklerini genişleten ve koruyan yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu savunmaktadır. Yapılacak yeni anayasa, demokrasi, hukuk devleti, sosyal adalet ve insan haklarına saygı üzerinde yükselmeli ve tüm toplumumuzu kucaklayıcı nitelikle olmalıdır. CHP’nin hedefi, toplumsal uzlaşıya ve siyasi partiler arasında geniş bir mutabakata dayalı süreç temelli bir anayasa hazırlamaktır.

HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER CUMHURİYETİ

• Yurttaşların yaşam hakkının güvence altına alınmasına öncelik vereceğiz.

• Keyfi şiddete, eziyete ve işkenceye, yurttaşların onurunun zedelenmesine izin veren tüm yasa ve uygulamaları kaldıracağız.

• Barışçıl toplantı ve gösteri hakkının özgürce kullanılmasını yasal güvence altına alacağız.

• Bu hakkı kullanan yurttaşların devlet tarafından “makul şüpheli” olarak görülmesini önleyeceğiz.

• Özgürlükçü demokrasinin ve denge denetleme mekanizmalarının vazgeçilmez bir unsuru olan örgütlü toplumu güçlendireceğiz.

• Tüm siyasal, sosyal ve kültürel hakları çoğulcu bir anlayışla ve toplumla birlikte geliştireceğiz.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM

TBMM’ye Etkinlik Kazandıracağız

• Yasa tasarı ve tekliflerinin yasama organında ve ulusal kamuoyunda yeterince tartışıldıktan sonra kabul edilmesine özen göstereceğiz.

• TBMM’nin iradesini gasp eden Kanun Hükmünde Kararname uygulamalarını istisnai hale getireceğiz.

• Yasama sürecinin işleyişini bozan, şeffaflıktan uzak “torba kanun” uygulamasına son vereceğiz.

• Yasamayı yürütmeye tabi kılan ve milletvekillerinin iradesine ipotek koyan anlayışla mücadele edeceğiz.

• Meclis komisyonlarının sayısı ve etkisini artırarak farklı toplum kesimlerinin sorunlarını doğrudan TBMM’ye taşıyacağız.

TBMM’nin Yürütmeyi Denetleme Yetkisi

• Araştırma komisyonlarını çeşitlendirerek TBMM’nin denetleme işlevini güçlendireceğiz.

• TBMM’de başkanlığını ana muhalefetin yapacağı “Kesin Hesap Komisyonunu” kuracağız.

• Sayıştay’ın özerkliğini yeniden sağlayacak, Sayıştay raporlarının TBMM’ye eksiksiz ve düzenli olarak sunulmasını sağlayacağız.

• TBMM’nin bütçe hakkını güvence altına alacak, mali denetim işlevlerini güçlendireceğiz.

SİYASİ PARTİLER SİSTEMİ

Temsilde Adaleti Sağlayacağız

• Genel seçimlerde barajın % 5’i geçmemesini sağlayacağız.

• Seçimlerin, özgür ve adil biçimde gerçekleşmesi için gerekli evrensel kuralları, özerk kurulları ve saydam işleyiş biçimlerini tesis edeceğiz.

• Yurt dışındaki yurttaşlarımızın, her 300 bin seçmene bir milletvekili düşecek şekilde, 10 milletvekili ile temsil edilmesini sağlayacağız.

• Memurların siyasi partilere üye olma yasağını kaldıracağız.

Partiler Arası Adil Rekabeti Güvence Altına Alacağız

• Seçimlerin adil bir ortamda yapılması için gereken tüm kurumsal ve yasal düzenlemeleri yapacağız.

• Seçim yolsuzluklarının etkin şekilde cezalandırılmasını sağlayacağız.

• Siyasetin finansmanını şeffaflaştırarak, adil rekabeti engelleyen harcamalara kısıtlamalar getireceğiz.

• Seçimlerde, kamu kaynaklarının iktidar partisi lehine sonuç doğuracak biçimde kullanılmasını önleyeceğiz.

• Seçimlerde sandıkların ve verilerin güvenliğini sağlayacak tarafsız ve bağımsız mekanizmaları kuracağız. Kamu görevlilerinin etki altında bırakılmasını engelleyeceğiz.

Dürüst ve Katılımcı Siyaset

• Siyasi Ahlak Yasası çıkaracağız.

• Siyasi Partiler Yasası’nı parti içi demokrasiyi güçlendirecek şekilde değiştireceğiz.

• Siyasi partilerde üyelerin haklarını güçlendirileceğiz.

• Maddi gücü olmayan yurttaşların demokrasi yarışının dışında kalmasını engelleyeceğiz.

GÜVENLİK HAKKI

Yurttaşları Koruyan Yasal Düzenlemeler Yapacağız

• Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nu demokratikleştireceğiz.

• Kolluk güçlerinin keyfi uygulamalarına, orantısız şiddete ve biber gazı kullanımına son verecek yasal düzenlenmeleri yapacağız.

• Kolluk kuvvetlerinin, yurttaşların temel insan haklarını hiçe sayacak şekilde silah kullanmasını engelleyeceğiz.

• Kamu görevlisine direnme ve hakaret suçunun, yurttaşların haklarını ihlal edecek şekilde kötüye kullanılmasına izin vermeyeceğiz.

Cezasızlığa Son Vereceğiz

• Cezasızlığı devletin resmi politikası olmaktan çıkaracağız.

• Kamu görevlilerinin yargı denetiminden kaçırılmasına izin vermeyeceğiz. 

• Görevlerini kötüye kullanan kolluk kuvvetlerinin, vali iznine bağlı olmaksızın yargılanmasını sağlayacağız.

• Orantısız güç kullanma izni veren üst düzey görevlilere karşı dava yolunu açacağız.

• AİHM’in hükmettiği tazminatları kötü muameleyi yapan kamu görevlilerine rücû ettireceğiz.

• Nefret suçlarının tanımını genişletecek, zaman aşımına uğraması ve para cezasına çevrilmesini engelleyeceğiz.

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ

• Yurttaşların hayatlarını değil, devleti şeffaflaştıracağız.

• Polis ve istihbarat birimlerinin kamusal ve özel hayata haksız müdahalelerine son vereceğiz.

• Kişisel verilere hâkim kararı olmaksızın erişilmesini engelleyecek, bu yolla elde edilen kişisel verileri yargı kararı ile imha edeceğiz.

• Kamu görevlilerinin nefret suçu kapsamındaki uygulamalarına yasal yaptırım getireceğiz.

• Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu demokratik ilkeler çerçevesinde, “unutulma hakkını” da kapsayacak şekilde en kısa zamanda kabul edeceğiz.

• TİB’i özel hayatın korunması ilkesine göre yeniden yapılandıracak ve saydamlaştıracağız.

İSTİHBARAT BİRİMLERİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU

• MİT Yasası’nın kamu görevlilerine mutlak dokunulmazlık kazandırmasına son vereceğiz.

• MİT’in şahsileşmiş bir iktidarın istihbarat ve komplo aracına dönüşmesinin önüne geçeceğiz.

• MİT müsteşarının yargılanması için gerekli olan idari izni, Cumhurbaşkanı’ndan alarak, yetkiyi Başbakan’a vereceğiz.

• “Devlet sırrı” kavramının kapsamını daraltacak ve kötüye kullanılmasının önüne geçeceğiz.

ÖZGÜR İNSAN

• Toplumu korku, baskı ve hedef gösterme yoluyla sindirmeye çalışan anlayışa son vereceğiz.

• Yurttaşları özel ve kamusal yaşamlarında keyfi, hukuk dışı ve despotik uygulamalarla karşı karşıya bırakan tüm mekanizmaları ortadan kaldıracağız.

• Yurttaşların yaşam tarzını, bireysel tercih ve eğilimlerini boğmaya çalışan siyasal müdahalelerin önüne geçeceğiz.

• Eleştirel ve muhalif görüşleri susturmaya çalışan hukuksuz baskı ve yıldırma çabalarına izin vermeyeceğiz.

Keyfi Tutuklama ve Gözaltılara Son Vereceğiz

• Bir cezalandırma ve yıldırma pratiğine dönüşmüş olan tutukluluğun hukuksuz kullanılmasına son vereceğiz.

• Farklı toplum kesimlerinin demokratik haklarını kullanmasını engellemek ve sindirmek amacıyla uygulanan keyfi gözaltılara son vereceğiz.

• Tutukluluk ve gözaltı süreleri ve süreçleriyle ilgili yasal kısıtlamaları en kısa zamanda AB standartlarıyla uyumlu hale getireceğiz.

HUKUK DEVLETİ VE YARGI REFORMU

Kurumsal Düzenlemeler

• Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay üyelerini yüksek yargının önerdiği adaylar arasından ve TBMM’de nitelikli çoğunluk ve geniş bir uzlaşı ile seçeceğiz.

• Adalet Bakanlığı’na bağlı Adli Kolluk kuracağız.

• Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne (DGM) dönüşmüş olan Sulh Ceza Hakimliklerini kaldıracağız.

• Adli Tıp Kurumu'nun siyasi baskıdan uzak bir biçimde özerk, hızlı ve nitelikli çalışmasını sağlayacağız.

• BM standartlarına uygun, insan hakları STK’lerinin de temsil edildiği bir İnsan Hakları Ulusal Denetim Kurumu kuracağız.

Yasal Düzenlemeler ve Adil Yargılanma

• Tüm kanunları gündelik yaşamın gereklilikleri ile uyumlu hale getireceğiz.

• Keyfi suçlamaları önlemek için terör suçunun yasalarda demokratik ilkeler çerçevesinde ve yoruma yer bırakmayacak şekilde tanımlanmasını sağlayacağız.

• Cezaevlerinde soyut ve yoruma açık düzenlemelere dayanarak mahkûmların haklarının ihlal edilmesini önleyeceğiz.

• Gizli tanık uygulamasına son vereceğiz.

• Davaların keyfi gerekçelerle başka kentlere taşınmasını önleyeceğiz.

Mahkeme Kararlarının Uygulanması

• Adil yargılanma hakkı çerçevesinde, kanunları ve mahkeme kararlarını istisnasız ve herkes için eşit bir şekilde uygulayacağız.

• Gerekçesiz yargı kararlarıyla yurttaşların temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasını engelleyeceğiz.

• Yargı kararlarının saydam ve elektronik ortamda erişilebilir olmasını sağlayacağız.

• Tüm yargı kararlarının adil yargı ilkesine uygun denetimini yeniden tesis edeceğiz.

• Sulh Ceza Hakimliklerinin geçmiş kararlarının, adil yargı ilkesine uygun denetimini sağlayacağız.

HSYK’nın Yeniden Yapılandırılması

• HSYK’yi, Hâkimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu olarak ikiye ayıracağız.

• Adalet Bakanı’nı ve Bakanlık Müsteşarı’nı bu kurulların dışına çıkaracak, siyasal iktidarın HSYK üzerindeki vesayet ve patronajını sona erdireceğiz.

• HSYK’nin özellikle hâkimlerin ve savcıların özlük hakları ile ilgili kararlarını yargı denetimine açacağız.

• Hâkimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerinde kadınların temsilini artırmak için cinsiyet kotası getireceğiz.

• Temsilci seçimlerinde, Adalet Bakanlığı bürokratlarının ayrıcalıklı konumlarını kötüye kullanmalarının önüne geçeceğiz.

Hâkimlerin ve Savcıların Bağımsızlığı

• Yargıç ve savcıların mesleğe girişinde nesnel ölçütler getirerek, liyakati esas alacağız.

• Yargıç ve savcıları idari olarak Adalet Bakanlığı'na bağlı olmaktan çıkaracağız.

• Yargıçların bağımsızlığını ve tarafsızlığını güvence altına alacak bir atama ve nakil sistemi oluşturacağız.

• Sürgün uygulamalarına son vereceğiz.

TARAFSIZ CUMHURBAŞKANI

• Partiler üstü, sembolik yetkilerle donatılmış, yürütme ve yasama üzerindeki etkisi sınırlandırılmış bir Cumhurbaşkanlığı modelini yeniden tesis edeceğiz.

• Cumhurbaşkanı’nın yargı ve diğer üst düzey bürokrasi atamalarındaki yetkilerini kısıtlayacağız.

• Cumhurbaşkanlığı’nın bütçesini anayasal tanımlara uygun olarak mütevazı ve hesap verebilir hale getireceğiz.

• Örtülü ödeneğin keyfi biçimde ve siyasi amaçlarla kullanılmasını engelleyecek yasal düzenlemeleri yapacağız.

• Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun, yurttaşları sindirme amacıyla kullanılmasını mümkün kılan yasaları kaldıracağız.

ÇOĞULCU MEDYA, ÖZGÜR İNTERNET

Medyayı Siyasetin Vesayetinden Kurtaracağız

• TMSF’ye devredilmiş medya kuruluşlarının iktidarın güdümüne girmesine ve propaganda aracına dönüşmesine engel olacağız.

• Kamu kaynaklarının, TMSF yoluyla iktidara yakın gazete ve televizyonlara aktarılmasına son vereceğiz.

• TRT'yi iktidarın siyasi aracı olmaktan çıkaracak, idari ve mali açıdan özerkleştireceğiz.

• RTÜK’ü kurumsal çerçeve, üye bileşimi ve yasal mevzuat açısından demokratik ilkelere göre yeniden yapılandıracağız.

• RTÜK’ün, program durdurma ve ceza uygulamalarını, medya üzerinde baskı ve sansür aracı olarak kullanmasını önleyeceğiz.

Medya Kuruluşları ve Emekçileri Üzerindeki Baskıları Kaldıracağız

• Medya kuruluşları ve mensuplarına karşı partizanca saldırılara ve keyfi cezalandırmalara son vereceğiz.

• Yazar ve gazetecilerin maruz bırakıldığı işten attırma, polis baskınları, hukuksuz yargılama, sansür ve hakaret davaları gibi uygulamalara son vereceğiz.

• Medya emekçilerinin sendikalaşmasının önündeki yasal engelleri kaldıracağız.

• Medya çalışanlarına iş güvencesi sağlayacağız.

• Yerel medya kuruluşlarını destekleyeceğiz. Yerel medya üzerindeki siyasi baskılara son vereceğiz.

Bilgiye Erişim Hakkını Güvence Altına Alacağız

• Yurttaşların bilgilenme hakkını yasal güvence altına alacağız.

• Ulusal ve yerel tekelleşmeyi engelleyecek önlemlerle bilgi kaynaklarının çeşitliliğini güvence altına alacağız.

• Mahkeme kararıyla alınan yayın yasaklarını, yurttaşların bilgiye erişim haklarını gözetecek şekilde kısıtlayacağız.

İnternet ve Sosyal Medya Kullanımını Özgürleştireceğiz

• İnternete ilişkin tüm kanunları, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ile uyumlu hale getireceğiz.

• Mahkemeler dışındaki mercilerin erişim engelleme yetkisini kaldıracağız.

• Yasaklara zemin oluşturan katalog suçları yoruma açıklık bırakmayacak şekilde tanımlayacak ve bu suçların kapsamını daraltacağız.

• İçişleri Bakanlığı kararnamesi ve polis eliyle yapılan sosyal medya izlemeleri ve fişlemelerine son vereceğiz.

• Siyasilerin, İnternet paylaşımlarını hedef alan keyfi tazminat davalarıyla yurttaşların eleştiri hakkını gasp etmesine izin vermeyeceğiz.

AYRIŞTIRMA VE KUTUPLAŞTIRMA DEĞİL, UZLAŞTIRMA VE BİRLEŞTİRME

• Devlet yönetiminde, dil, kültür, inanç ve yaşam tarzları arasında ayrım yapmaksızın Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı ortak paydasını esas alacağız.

• Kamu hizmetlerinde eşitlikçi bir anlayışla hareket edecek ve farklılıklara saygılı davranacağız.

• Farklı etnik kökene sahip olan yurttaşların dilini ve kültürünü öğrenmesini ve yaşatmasını kolaylaştıracak önlemler geliştireceğiz.

• Korku ve şüphe üzerine kurulu siyaset anlayışını ortadan kaldıracak, güven, diyalog ve karşılıklı anlayış kültürünü yerleştireceğiz.

• Kutuplaştırıcı anlayışı ortadan kaldırarak, toplumsal barışı tesis edeceğiz.

• Yasal düzenlemeler ve yaptırımlar yoluyla, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı tüm ayrımcılıklara karşı kararlı şekilde mücadele edeceğiz.

• Yurttaşları, özellikle de gençleri “olağan şüpheliler” olarak gören ve sindirmeye çalışan, yaşam tarzlarına müdahale eden anlayışa son vereceğiz.

Bir Arada Yaşamı Laiklik İlkesiyle Güvence Altına Alacağız

• Din, mezhep ve inanç farkı gözetmeksizin tüm yurttaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü güvence altına alacağız.

• Din ve siyaset işlerinin birbirinden ayrı tutulmasına ve dinin siyasete alet edilmemesine özen göstereceğiz.

• Diyanet İşleri Başkanlığı’nı, tüm inançlara eşit mesafede duracak şekilde yeniden yapılandıracağız.

• Evrensel insan hakları ilkeleri çerçevesinde,  farklı din ve inançlara mensup tüm yurttaşların ibadethane açmalarının önündeki engelleri kaldıracağız.

• Cemevlerini diğer ibadethaneler gibi yasal statüye kavuşturacağız.

• Zorunlu din derslerini kaldıracağız. Bu dersleri çoğulcu bir içeriğe kavuşturacak ve seçmeli hale getireceğiz.

• Din ve inanç temelli ayrımcılık ve nefret suçlarına karşı yasal yaptırım uygulayacağız.

Kürt Sorunu

• Her türlü şiddet ve baskıyı sona erdirerek, sorunu müzakere ve siyaset yoluyla çözeceğiz.

• Kürt sorununun çözüm yerinin TBMM olmasını sağlayacağız.

• TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partileri çözüm için bir araya getirerek süreci geniş bir toplumsal uzlaşma ile yürüteceğiz.

• Sorunu çözmeye yönelik tüm girişimlerin şeffaf ve hukuka uygun olmasını temin edeceğiz.

Yasaklara Son Vereceğiz

• Seçimlerde ve siyasette dil yasaklarını sona erdireceğiz.

• Talep eden tüm yurttaşlarımıza anadil öğrenimi olanağı sunacağız.

• Suriye sınırındaki mayınlı arazileri temizleyecek, tarım amaçlı kullanım için yoksul köylülere dağıtacağız.

• Koruculuk sistemini kaldıracak, koruculara kamuda istihdam sağlayacağız.

• Adları değiştirilen yerleşim yerlerinin eski adlarının, yeni adlarıyla birlikte kullanılmasına olanak tanıyacağız.

Geçmişin Yaralarını Saracağız

• Faili meçhul cinayetlerde zaman aşımını kaldıracağız.

• Köyleri boşaltılan yurttaşların mağduriyetlerini giderecek ve köye dönüşlerin önünü açacağız.

• Dersim arşivlerini tarihçilerin erişimine açacağız.

• Madımak Oteli’ni Hoşgörü Müzesi yapacağız.

• Diyarbakır Cezaevi’ni, İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi’ne dönüştüreceğiz.

ÖRGÜTLÜ TOPLUM, DEMOKRATİK SİYASET

Yasal Düzenlemeler

• Temel bir anayasal hak örgütlenme hakkını güvence altına alacak, örgütlü toplumun önündeki tüm anti-demokratik engelleri kaldıracağız.

• Dernekler Yasası'nı gözden geçirecek, örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan ve zorlaştıran bürokratik engelleri ortadan kaldıracağız.

• Sendikal hakları genişletecek ve yasal güvence altına alacağız.

Sivil Toplum

• Sivil toplum üzerindeki siyasal baskılara son vereceğiz.

• Kamu yararı gözeten sivil toplum kuruluşlarını mali açıdan güçlendirecek ve bu STK’lerin özerkliklerini güvence altına alacağız.

• Tüm toplum kesimlerini, meslek odalarını, çevre, gençlik ve kadın örgütlerini ulusal ve yerel düzeylerde karar alma süreçlerine dâhil edeceğiz.

• Meslek örgütleri üzerindeki baskılara son vereceğiz.

• Meslek örgütlerinin yasalarını, kurumların özerkliğini güçlendirecek şekilde, paydaşların katılımıyla hazırlayacağız.

• Meslek örgütlerinin mali haklarını ve denetim yetkilerini koruyacağız.

KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ

• Kadın-erkek eşitliğini yaşamın tüm alanlarında sağlamak için gereken yasal düzenlemeleri yapacağız.

• Baskıcı ataerkil anlayışla kararlılıkla mücadele edeceğiz.

• Kadına yönelik şiddete karşı “sıfır tolerans” anlayışıyla hareket edecek, bu konuda gereken yasal yaptırımları kararlılıkla uygulayacağız.

• Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesine son vermek için gereken tüm önlemleri alacağız.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.