İngiltere ile özel bir ilişkimiz olduğu açık

Türk-İngiliz Tatlıdil Forumuna katılmak üzere İngiltere'ye giden  AB Bakanı Çelik  İngiltere ile Türkiye ilişkilerin ile ilgili olarak şöyle konuştu;

İngiltere ile özel bir ilişkimiz olduğu açık. Özellikle darbe girişiminden sonra Türkiye'yi hemen hemen en doğru pozisyonda anlayan ülkelerin başında geliyor. Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişiminden hemen sonra Türkiye'yi ziyaret ettiler. Ondan sonraki pozisyonlarını da bu çerçevede kurdular. Seçilmiş cumhurbaşkanına, seçilmiş kurumlara, seçilmiş hükümete desteklerini her vesileyle yinelediler. Nitekim o sürecin arkasından aldığımız tedbirlerle ilgili olarak da bu tedbirleri yerli yerinde anlamaya çalışan, bunları yerli yerinde değerlendirmeye çalışan bir siyaset güttüler."

Son Londra ziyaretinde Türkiye'nin Londra Büyükelçiliğinde İngiltere'nin üst düzey savunma sanayi ve savunma konularıyla ilgili bürokratların ve generallerin yer aldığı bir toplantıya katıldığını hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:


"Orada bir şey söylemiştim. Onun tekrar altını çizmek isterim. Bu zor dönemde müttefiklik ilişkisi bakımından da doğru bir pozisyonda duruyorlar. Örneğin, bazı müttefiklerimiz terörle mücadele konusunda çok aşırı, haddini aşan açıklamalar yaparken, hatta bazı müttefiklerimiz Türkiye'ye tabanca satma konusunda bile ayaklarını sürürken, İngiltere ile biliyorsunuz çok yönlü ilişkilerimiz var. Orada da söyledim. Bu müttefiklik ilişkisinin nasıl doğru konumlandırılacağını bazı müttefiklerimiz İngiltere'den öğrensinler." 

Türkiye ile İngiltere'nin savaş uçağı dahil pek çok projede ortak çalıştığına dikkat çeken Çelik, "Atlantik'e açılan kapı olan İngiltere ile Asya'ya, Ortadoğu'ya, Akdeniz'e açılan kapı olan Türkiye arasındaki bu ilişkinin çok özel bir ilişki olduğunu söyleyebiliriz. Bu yeni dönemde de daha da yoğunlaşacak ve daha özel bir ilişki haline gelecek diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Suriye ve Irak'la ilgili problemlerin yoğunlaşarak sürdüğünü dile getiren Çelik, "Türkiye'nin gerek Cenevre sürecine gerek Astana sürecine verdiği desteklere rağmen, hem Astana sürecini sabote etmek isteyenler var hem Cenevre sürecini sabote etmek isteyenler var. Türkiye'nin bu her iki süreçte de ne kadar kıymetli bir rol oynadığını anlamakta zorlanan pek çok ülke var. Bu çerçevede buradaki sorunun çözümü için gösterilen çaba çerçevesinde İngiltere ile diyalog iyi bir şekilde sürüyor." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesinin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma ve İran nükleer anlaşmasından çekilme kararlarına da değinen Bakan Çelik, "Burada tabii Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak, Avrupa Birliği'ne aday ülke olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok güçlü bir ses ortaya koydu. Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunluğu da Kudüs konusunda Türkiye ile paralel bir düşünceye sahip." diye konuştu.


"Enteresan bir dönemden geçiyoruz." diyen Çelik, ilk defa bir Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ile Batı ittifakının diğer ülkeleri arasında bu derece yoğun çelişki görüldüğünü vurguladı. Çelik, bu durumun ABD'nin Kudüs kararında ortaya çıktığını, İran ile nükleer anlaşmadan çekilme kararı ile de zirveye ulaşmış göründüğünü söyledi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun İran anlaşmasıyla ilgili bugüne kadarki raporlarının bu ülkenin anlaşmaya uyduğu yönünde olduğuna işaret eden Çelik, "Diplomatik başarı sağlanmıştı burada. Ama bu başarıya rağmen Trump'ın buradan çekilmesi Avrupa Birliği ülkelerinin, 5 ülkenin burada ısrar etmesi. İngiltere, Almanya ve Fransa'nın ortak bildiri yayımlaması, bu çelişkinin daha da derinleştiğini ve önümüzde yönetilmesi gereken çok daha büyük krizler olduğunu gösteriyor." dedi.

AB'nin Brexit ile bir sarsılma sürecine girdiğini dile getiren Çelik, "Maalesef bu sarsıntıyı aşabilecek şekilde yeni yöntemler, yeni siyasetler geliştiremediler. Daha İngiltere'ye karşı 27 ülkenin bir ve beraber duruşunu sağlamaya çalışıyorlar. Ama büyük tehdit, Avrupa'nın içinde aşırı sağın, ırkçılığın, İslam düşmanlığının yükselişi şeklinde tezahür ediyor." ifadelerini kullandı.


Özellikle Almanya'da camilere, Müslümanların dernek ve lokallerine, Müslüman kimlikli kişilere yapılan saldırıların büyük boyutlara ulaştığını anlatan Çelik, "Bu İslamofobik saldırılara karşı yeterince tedbir alındığını, mücadele edildiğini düşünmüyoruz." diye konuştu.

Geçmişte masum Yahudilere karşı yapılan bir takım kabul edilemez girişimlerin acı ve insanlık tarihi açısından kabul edilemez sonuçlar doğurduğunu ifade eden Çelik, şunları söyledi:

"Aşırı sağcıların Müslümanlara dönük nefret suçlarının artması karşısında, benzer süreçlerin yaşanmaması için herkesin sesini yükseltmesi gerekiyor. Gözüken şey açıktır, nettir. Bugün Avrupa'da ırkçılar, yabancı düşmanları, AB değerlerine düşman olanlar, bu düşmanlıklarını İslam düşmanlığıyla, Türkiye karşıtlığıyla saklamaya çalışıyorlar. Bunlar karşısında ciddi bir duruş geliştirilmesi gerekiyor."

Dünyanın, kurumların vizyonlarını kaybettiği ve teamüllerin ortadan kalktığı bir sürece girdiğini belirten Çelik, "Kuzey Kore ile sorunun çözümü için müzakerelerde yol alınırken, kısmi başarı sağlanmışken, başarılı bir anlaşma olan İran anlaşmasının bozulması, bir yandan diplomasi ile ilgili bu kadar başarılı bir örnek ortaya konurken bir yandan diplomatik bir başarının bu şekilde sabote edilmesi tabii çok sarsıcı olmuştur. Herkesin yeniden düşünmesini getiren bir takım kapılar açmıştır." görüşünü dile getirdi. 
Türkiye'nin dünyada yaşanan süreçlerde oynadığı gerek küresel gerek bölgesel rolle barışa, istikrara katkı verebilecek kapasitesi ve tecrübesi en yüksek siyasi aktör olarak gözüktüğünü anlatan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'nin Kudüs ve İran nükleer anlaşması kararlarının ardından yürüttüğü yüksek diplomasinin buna örnek teşkil ettiğini kaydetti. Çelik, benzer bir diplomasinin İngiltere ile Rusya arasındaki casus krizi ve Suriye'deki olaylar bağlamında da sergilendiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İngiltere'ye yapacağı ziyaretin İngiltere ile Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olacağına dikkati çeken Çelik, "Türkiye-İngiltere ilişkilerinin özel, ayrıksı, önem verdiğimiz bir dönemde olduğunu söyleyebiliriz. Kendileri de aynı hassasiyetle yaklaşıyorlar." diye konuştu.

Erdoğan'ın temaslarıyla ilgili bilgi de veren Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ve Başbakan Theresa May ile görüşeceğini, düşünce kuruluşu Chatham House'da bir konuşma yapacağını ve İngiltere'de yerleşik Türk toplumuyla bir araya geleceğini söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.