FETÖ itirafçısından şok MİT açıklaması

 Bursa'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 36'sı tutuklu 71 polisin yargılanmasına başlandı. İddianamede yer alan bir itirafçının açıklamaları ise hayrete düşürdü.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan 71 polisten 36'sı tutuklandı. Sanıklar, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet" suçlarından Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Şüphelilerin çoğunun bylock kullandığı, bazılarının ise Amerika'da Fethullah Gülen ile görüştüğü belirlendi. 4 gün sürecek olan duruşmada ifade veren şüphelilerin bazıları, haklarındaki iddiaları kabul etmedi.

"Toplantılara girerken cep telefonlarının sim kartlarını da çıkartmaya başladılar"

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü'nde değişik dönemlerde görev yapan bir itirafçı, "31 Mayıs 2010 yılındaki Mavi Marmara olayından sonra yapılan istişare toplantısında bize, (Başbakan Recep Tayyip Erdoğan korumalarını iki katına çıkarmış. Bizde tedbirleri ikiye katlıyoruz) dediler. Toplantılara girerken cep telefonlarının sim kartını da çıkartmaya başladılar. Ben bu durumdan şüphelenince, (Sizin bilmediğiniz şeyler var. İşin içine MİT girmiş. MİT, başbakanı kandırıp, cemaate komplo hazırlıyor. Tedbir hizmetin namusudur. Yatak odanızdan daha önemlidir) dediler. 2010 yılından sonra istişare toplantılarında bizlere eski tip tuşlu cep telefonu ve üzerine takılı vaziyette başkasının adına kayıtlı sim kart vermeye başladılar. 3 ay sonra hatlar değiştiriliyordu" dedi.

"İtaat edenleri Fethullah Gülen'in yanına gönderip ödüllendiriyorlardı"

İtirafçı, iddianamede yer alan ifadesinde, "En üste polis hizmetinin Türkiye ağabeyi bulunmaktaydı. Cemaat içerisinde olan şahıslara, 1, 3, 5, 5A şeklinde değerlendirmeler yapılırdı. Cemaat içerisinde olmayanlara ise ilgilik, diğer cemaat, Nurcu, ülkücü, Şia, Alevi, zararsız ve zararlı gibi değerlendirmeler yapılırdı. 5A grup üstü ağabeyleri, 5 birim sorumluları, 3 sürekli sohbetlere gelen, himmet veren ve gazete alan, 1 sadece haftada bir sohbete gelen, kendi takdir ettiği kadarıyla himmet veren ve gazete alan kişilere veriliyordu. Bu değerlendirmeler 2013 haziran ayında 5A yerine sayısal, 5 yerine eşit ağırlık, 3 yerine sözel ve 1 yerine dil olarak değiştirildi. 5A ve 5'lik ağabeyler çok gayretli olan ve itaat edenleri Amerika'ya Fethullah Gülen'in yanına gönderip ödüllendiriyordu" dedi.

İtirafçı, Mavi Marmara olayına kadar cemaat toplantılarının normal gittiğini anlatarak şunları söyledi:

"Ağabeyler, Fethullah Gülen'in normal bir insan olmadığını, sıra dışı olduğunu, bu dava için Peygamber Efendimiz tarafından görevlendirildiğini, Efendimiz ile yarı uyku, yarı uyanık hal ile görüştüğünü, yaptıklarının ve söylediklerinin tamamen Efendimizin talimatı olduğunu söylemeye başladılar. Yine istişare toplantılarında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a namussuz, Yezid, hırsız, Firavun demeye başladılar".

"Bank Asya'yı kurtarmak için arabasını satana umre, evini satana hac sevabı"

İtirafçı, "Asya Bank'a da para yatırılmasını söylüyorlardı. Gülen'in arabasını satana umre, evini satana hac sevabı verileceğini söylediğini anlatıyorlardı. Arkadaşlardan kredi çekip, Asya Bank'a yatırılmasını istediler. Ben sohbet ağabeyine faizin haram olduğunu söyledim. Amerika'dan gelen büyük bir ağabey, Fethullah Gülen'in, (Bank Asya batarsa ben kalpten giderim) dediğini söyledi. Hocaya bir şey olmasın diye faiz konusunda bu büyük ağabey cevaz verdi. AK Parti'nin yerel seçimlerde kaybedeceğini, 30 Mart sabahı Recep Tayyip Erdoğan'ın Malezya'ya kaçacağını iddia ettiler. CHP'ye oy istememiz için sohbet toplantılarında talimat verdiler. Abdullah C., yanıma gelerek, Erdoğan'ın Adnan Menderes gibi idam edileceğini söyledi" diye konuştu.

"Bylock whatsapp gibi değildi"

Bir başka itirafçı ise iddianamede yer alan ifadesinde, şunları söyledi:

"17-25 Aralık sürecinden sonra birbirimizle mesajlaşmakta kullandığımız "line" sistemi yerine artık bylock ile haberleşeceğimiz söylendi. O dönemde bylock sadece Google Play'den android işletim sistemli cep telefonlarına indiriliyordu. 6 rakamdan oluşan şifre bize verildi. Kişiler karşılıklı olarak şifrelerini yüklerse birbirleriyle haberleşiyordu. Whatsapp gibi bir program değildi. Israrlar üzerine 15 bin lira kredi çekip Bank Asya'ya yatırdım. Daha sonra aracımı kayınpederime 22 bin liraya sattım. Onun göndermiş olduğu 15 bin lira ile kredi borcumu 5 gün sonra kapattım. Yaklaşık 2.5 ay sonra bu parayı Bank Asya'dan çektim."

ajanslar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.