Fehmi Koru'dan rehine olayı ile ilgili bomba senaryo

Konsolosluk çalışanlarının nasıl kurtarıldığına dair senaryolara bir yenisi de Habertürk yazarı Fehmi Koru tarafından eklendi.  Koru, 'Bu işin arkasında ne var' diye soranlara" başlıklı köşesinde tartışmalara farklı bir noktadan baktı.

 

IŞİD'in fidye almak için Türk vatandaşlarını kaçırıldıklarına asla inanmadığını belirten Fehmi Koru, siyasi sonuç almak için rehine eylemini gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Tahran'da 444 gün esir tutulan 52 ABD'liyi örnek gösteren usta yazar, 1980 başkanlık seçimlerini Reagan'ın kazanmasında bu rehine olayının etkili olduğunu da hatırlattı.


Sözü 10 Ağustos'ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine getiren Koru, eylemin amaca ulaşılamamasının iki önemli sebebini de yazısının devamında açıkladı.

 

İşte Fehmi Koru’nun Habertürk’teki yazısının ilgili bölümü:

 

Toplu rehin almayla ilgili kişisel tecrübem, bu eylemin, daha ilk günden, hedef ülkede siyasi sonuç almak için kullanılabileceğini bana düşündürdü de ondan...

 

İran’da öğrenciler tarafından basılan Amerikan Büyükelçiliği’nde ele geçirilmiş ve ancak 444 gün sonra serbest bırakılmış 52 rehine olayını ABD’de izlemiş ve Yeni Devir gazetesine haber, yorum ve dizi-yazı olarak oradan katkıda bulunmuştum.

 

Öğrencilerin anlık öfkesiyle meydana gelmiş olsa bile, büyükelçiliği basma eyleminin, ilk günün ardından büyük pazarlıklara yol açtığını biliyorum.

 

İran’daki yeni rejim, rehine olayını, devrimden hemen önceki yılbaşını Şah Rıza Pehlevi’nin misafiri olarak Tahran’da geçirmiş ve bütün dünyaya Şah-yanlısı mesajlar vermiş ABD başkanı Jimmy Carter’ı cezalandırma amacıyla kullanmıştı.

 

Carter’ın rakibi Ronald Reagan’ın ekibi, başta Paris ve Madrid olmak üzere dünyanın pek çok köşesinde İranlılar’la görüşmeler yürütmüş, Tahran’da rehin tutulan Amerikalı diplomatlar olayını başkanlık seçimi kampanyasında tepe tepe kullanmışlardı.

 

Tahran, elindeki rehineleri, Carter’ın Beyaz Saray’ı terk ettiği gün, Reagan’ın yeni başkan olarak yemin ettiği saatte serbest bırakmıştı.
 

Rehine alma eylemleri, siyasi amaçla ve ABD örneğinde yaşandığı gibi bütün bir toplumu farklı istikamete yönlendirmek için kullanılabiliyor...

 

O günleri yerinde izlemiş biri olarak kanaatimi paylaşayım: Rehine olayı etkilemeseydi, Amerikan seçmeni Carter’a karşı Reagan’ı tercihte hayli zorlanırdı...


Musul’da başkonsolosluk binasında ele geçirilen diplomatlar ve aileleri 101 gün ‘rehine’ hayatı yaşadılar. Onlara bu muameleyi reva görenlerin amacı da muhtemelen siyasi sonuç almaktı. 101 gün içerisinde bu amaçla kullanılabilecek bir olay olduğunu da biliyoruz: Cumhurbaşkanlığı seçimi...


Amaca ulaşılamamasının iki önemli sebebi var: Rehinelerle ilgili haberlere getirilen yayın yasağı ve medyanın büyük bölümünün bu yasağa uyması... Bir de, seçime aday olarak katılanların toplumun hassas olduğu böylesine çetin bir konuyu deşme tenezzülünde bulunmaması...


Daha önce rehineleri kurtarma girişimlerinin eğer varsa başarılı olmayıp bu defa hayırlı gelişmenin yaşanmasının en önemli sebebi, rehine alanların ellerindeki rehinelerle elde etmeyi umdukları sonuca ulaşamamaları gibi geliyor bana...


Bu senaryo, kurtarma girişiminin değerini ve tam zamanında devreye giren kurtarıcıların başarısını küçümsememizi gerektirmiyor.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.