Eski Hakkari Emniyet Müdürü: KCK’lıları serbest bırakırsanız olacağı budur

Eski Hakkari Emniyet Müdürü Tufan Ergüder, 30'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği Kobani eylemlerinin arkasında KCK’nın olduğunu söyledi. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından 800-900 KCK’lının salıverildiğini belirten Ergüder, “Yolsuzluk operasyonlarından sonra bir rapora göre uzmanlıklarına bakılmadan 70 bin polisin görev yeri değiştirildi. O zaman durumunuz bu oluyor. O zaman askeri çağıracak durumunda kalıyorsunuz. Asker copla, gazla, TOMA ile gelmez, su sıkmaya gelmez. Askerin silahı bellidir.” dedi. 

Tufan Ergüder, 17 - 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının ardından binlerce polisin görevden alınmasını protesto etmek için istifa etmişti. Hakkari’de halk ve kanaat önderlerince sevilen, sayılan bir emniyet müdürü olan Ergüder, IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırılarının ardından ülke çapında başlayan eylemleri Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) değerlendirdi. 

Çözüm sürecinin iniş ve çıkışlarla devam ettiğine dikkat çeken Ergüder, örgütün yaşananları kazanç kapısına çevirdiğini söyledi. Eylemlerin ardından PKK temsilcileri ile devletin temsilcilerinin diplomatik görüşmeler yaptığına dair duyumların geldiğini belirten Ergüder, “Örgütün kalbi şu an Kobani’de atıyor. Kobani’de kaybetmesi kazanması çok önemlidir. Örgüt bir yandan da Türkiye'deki kazanımlarını da düşünüyor. Bu anlamda diplomasi devam ediyor, muhtemelen de alınan verilen bir şeyler var. Demirtaş'ın da sükunet yönünde bir açıklaması oldu. Öcalan'ın da bu yönde bir mektubu olmuş. Süreç böyle inişli çıkışlı gidiyor ve maalesef her defasında feragat eden devlet oluyor. Güvenlik güçlerinin etkisi dar alana sıkışmış durumda. Birçok alanı boş bırakmış durumdalar. Dolayısıyla örgütün kırsaldan şehri kontrol etmesi, haraç kesmesi, mahkemeler falan hala söz konusu.” şeklinde konuştu. 

‘EYLEMLERİN ARDINDA KCK VAR’

Eylemlerin arkasında KCK’nın olduğunu vurgulayan Ergüder, sokaklardaki kitleyi harekete geçirecek gücün de KCK olduğunu kaydetti. Ergüder, “800-900 KCK'lı cezaevinden çıktı. Bunlar çok önemli. 2011 öncesi Türkiye'yi bölünmenin eşiğine getirdi. KCK soruşturması ile beraber duraklatıldılar. Hakkari'de KCK’nın etkisiyle bir PKK'lının cenazesine 20 bin kişi katılırdı. KCK operasyonlarından sonra bu sayının 1000-1500'e düştüğünü gördük. Elbette Kobani önemli bir sebep ve bunu körüklediler.” ifadelerini kullandı. 

Çözüm süreci ile Güneydoğu halkının terk edildiğini, orada hiçbir önlem almadan halkın PKK’nın insafına bırakıldığını söyleyen Ergüder, “Örgüt verdiği hiçbir sözü tutmadı, sürekli devlet feragat etti. KCK'lılar çıktılar. Bu işi çok iyi bilen uzman polisleri cezaevine koydunuz ya da hepsine verdiğiniz ortak mesaj şu; ‘Kardeşim bak çalışmayın böyle yaparım.’ Moralleri çökertip çalışamaz duruma getirildiler.” dedi. 

‘GÖREVDEN ALINAN PERSONEL YERİNE İADE EDİLMELİ’

Çok ivedi bir şekilde hükümetin politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Ergüder, görevden alınan ya da görevi değiştirilen personelin yerlerine iade edilmesi gerektiğini söyledi. Ergüder, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir rapora göre 70 bin polisin görev yeri değiştirildi ve pasif görevlere çekildi. Ne olduklarına, uzmanlıklarına bakılmadan bunların kadroları değiştirildi. O zaman durumunuz bu oluyor. O zaman askeri çağıracak durumunda kalıyorsunuz. Asker copla, gazla, TOMA ile gelmez. Su sıkmaya gelmez. Askerin silahı bellidir; top, tüfek, tank. Kendileri ile de konuştuğunuz zaman ‘bizim silahlarımız bunlardır’ diyorlar. Bizim bugüne kadar yaptığımız diyalog ve toplantılarda askeri yetkililerin açıklamaları bu yöndedir.” 

‘SURİYE’YE KARA HAREKATI OLURSA, İRAN İLE KARŞI KARŞIYA KALIRIZ’

IŞİD ve PKK’nın alan mücadelesi yaptığını kaydeden Ergüder, Türkiye’nin bir kara harekatının da ülkeyi çıkmaza sürükleyeceğini belirtti. IŞİD’in, PKK’nın Birleşik Kürdistan’ı kurmayı hayal ettiği alanda olduğunu belirten Ergüder, “Bu iki kuvvet bir birlerini rakip olarak görüyor. Türkiye burada ne yapacak? Türkiye kamuoyunun çok hazırlıklı olmadığını düşünüyorum. Sonuçta Türkiye'nin değerleri bu iki güce de yaklaşmayı müsaade etmez. Kamuoyunun vicdana, bunu kimseye kabul ettiremezsiniz. Demirtaş, ‘devlet PYD'ye destek versin’ diyor. Türkiye'de böyle bir eğilimin oluştuğunu düşünmüyorum. Bu yapılmış ya da yapılıyor veya yapılacaksa bunun hesabını kimseye vermezler. Suriye’de kara harekatı; bu ancak çok hayalci bir anlayış sonucu yapılabilecek bir şeydir. Gerek Bağdat’ta gerek Şam’da İran’a ait askeri birlikler konuşlanmış durumda. IŞİD, Türkiye ile mücadele edecek bir güç değil. IŞİD aradan çıktığı zaman PKK’nın saldırılarına maruz kalmayacağınızı kim garanti edebilir? Iran’ın bu bölgeyi birleştirme vizyonu var. Türkiye buraya girerse karşılaşacağı güç İran’dır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.