Eski Cumhurbaşkanı Gül Ortadoğu hakkında konuştu
 
İstanbul’da gerçekleşen 5. Boğaziçi Zirvesi’nde, ‘Yarının değişen senaryoları’ tartışılıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ev sahipliğinde yapılan programa eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Gül, ‘Yarının değişen senaryoları: Zorlukları anlamak ve diyaloglar geliştirmek’ temasında görüşlerini dile getirdi.
 
Boğaziçi Zirvesi’nin ilk yılında yaptığı konuşmayı anımsatan Gül, “Bundan 5 yıl önce bu ilk konferansın başlangıcında 2010 yılında o zaman yine açış konuşması yaparken söylediklerime baktım. O günkü bölge ile o günkü dünya ile bugün arasında maalesef çok hızlı gelişmeler oldu. Bu gelişmeler olumlu değil olumsuz yönde oldu. Bunu hepimiz görüyoruz. O zamanlar daha pozitif ajanda da birleşen bir bölge varken bugün ne yazık ki negatif ajandanın gündemde olduğu bir zaman periyodundan geçiyoruz. O zaman, bilginin, sermayenin ve insanların hızla dolaştığı ve herkesin serbest bir şekilde nerdeyse dolaştığı ve iş birliğinin daha çok olduğu bir dönemde her ne kadar bölgemizde sorunlar olsa da fırsatların daha çok olduğunu, fırsatları değerlendirmek için herkesin çok daha büyük gayret sarf etmesi gerektiğinden bahsetmiştim. Bugün, fırsatlardan daha çok sorunların ortada olduğunu göreceğiz. Gelinen noktada hem bütün dünya hem bölgemiz, büyük sorunlarla uğraşmaya başladı. Global olarak dünya büyük sorunlarla karşı karşıya.” diye konuştu.
 
'İKİNCİ BİR SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNİ BAŞLADI'
 
Gül, Ortadoğu ile ilgili konuşmasını şöyle sürdürdü: "Akdeniz'in kuzeyine baktığımızda Rusya - Ukrayna arasındaki son gelişmeler, Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı adeta 2'nci bir soğuk savaş dönemini başlattı. Bu gerginliğin neticesi diyalog kopukluğu, siyasi, güvenlik ve ekonomik meselelerde neticeleri hep olumsuz yönde görmeye başladık. Akdeniz'in güneyine, bizim bölgemize baktığımızda durum malesef daha da vahim. Herşeyden önce 2. Dünya Harbi'nden sonra dünyanın en büyük meselesi olan Filistin meselesinde herhangi bir gelişme, olumlu bir gidişat söz konusu değil. Aradan geçen onca zamana rağmen Filistin'de çok büyük acılar, yıkımlar yaşandı, çok büyük hüsranlarla bölge halkı, insanlık karşı karşıya kaldı. O günlerde Kuveyt'in işgali ile bölgede ve bütün çevremizde en büyük tehdit Saddam Hüseyin'di. O günlerde tek başına tehdit o iken, tehditler adeta çarpan etkisiyle gelişti ve kümülatif bir hal aldı. Bugün bölgemiz çok daha karmaşık tehditler ile karşı karşıya kaldı."
 
‘ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLAR KRONİKLEŞTİ’
 
Çözülemeyen sorunların kalıcı hale geldiğini vurgulayan Gül, şöyle devam etti: “Bir taraftan çözülemeyen sorunlar daha çok giderek kronikleşirken bir taraftan da yeni sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Son yıllarda tabi ki, özellikle Irak’ta ve Suriye’deki gelişmeler bölgemizin görüntüsünü çok daha kötü hale getirdi. Bölgede güvenlik, istikrar maalesef neredeyse yok oldu. Şüphesiz bunda kendi halkının meşru taleplerini görmeyen, bugünkü dünyanın gerçeklerini anlamayan liderlerin tavırları öyle bir noktaya geldi ki, kendi ülkelerinin bel kemiğinin kırılmasını adeta kendileri fırsat verdi. Bugün öyle ülkeler var ki eski halleriyle bugünkü hallerini düşündüğümüzde mukayese edemeyiz.”
 
'BÖLGEDEKİ EN KÖTÜ SENARYO GERÇEKLEŞİYOR'
 
Bölgede en kötü senaryonun gerçekleştiğini ifade eden Gül, "Ben en kötü senaryoyu Ortadoğu'da uzun süren silahlı mücadeleler ve savaşlarda görürüm. Eğer bölgemizde savaşlar uzun süreli sürerse bu öncelikle bölgede boşlukları oluşturur. Sonra bölgede radikalleşmeyi, aşırılığı beraberinde getirir. Radikalleşmen neticesinde teröre kadar giden aşırılıktır. Vaktiyle kendi halinde olan insanlar böyle bir sürecin içine girdiğinde 3-4 sene sonra kapıldıkları akımlar onları öyle bir yere taşır ki rüyalarında görmeyecekleri pozisyonlarda kendilerini bulurlar. Örgütler ortaya çıkar ve malesef örgütlerin içinden de örgütler çıkar. Sorumluluk taşıdığım dönemlerde bunların olmaması için hep gayret sarf etmişimdir. Onun için yapılması gereken şey bu istikrarsızlığın onlarca yıl sürmesine fırsat vermemektir. Bu, tahmin etmediğimiz süprizler, ummadığımız tehditleri karşımıza çıkartır ki bundan bütün bölge, bütün dünya ve insanlık büyük bir zarar görür. "
 
Ortadoğu’da yaşanan savaşlara ve silahlı mücadelelere dikkat çeken Gül, “Bu tip sorunların çözümünde nihayetinde siyasi çözümlerle biter bunlar. Onun için siyasi çözümleri başlatmanın şart olduğu kanaatindeyim. Diplomasi bunun önceliğini yapacaktır. Tüm bunlar şunun izin elzem; ekonomik kalkınma ve refah istikrarın sağlanmadığı, işbirliğinin geliştirilmediği, resmi sınırların devlet sınırlarının idari sınırlar haline getirilmediği hiçbir bölgede büyük ekonomik kalkınma ve refah gerçekleşemez.” ifadelerini kullandı.
 
Cihan
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.