Erdoğan:Şehitlerin hesabını soracağız

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti devleti, terör örgütüyle, sözde siyasetçi, sözde aydın, sözde STK temsilcisi herkesten de şehitlerin kanlarının hesabını sorma gücüne sahiptir" dedi.

Yurt içinde ve Kuzey Irak'ta PKK'ya yönelik operasyonlara değinen Erdoğan, "Türkiye'nin Kandil'de vermiş olduğu mücadele sıradan değildir. DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle verilmiş olan mücadele milletin can güvenliğine kast edenlere karşı verilmiş olan bir mücadeledir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, ABD ile Kuzey Suriye'de oluşturulması planlanan "güvenli bölge" planı hakkında ise, şunları söyledi:

"Tabii burada şu anda ilk adım güvenli, bölgenin altyapısını oluşturmak. Her şeyden önce DAEŞ'le Kuzey Suriye'de mücadele önem arz ediyor ve ulusal güvenliğimizi tehdit eden malum unsurlar var. Bu tehditlerden arındırmak için orada güvenli bölge oluşturulması çalışlmaları yapılıyor. Bu bizim ülkemizdeki mülteciler için de iyi olacaktır. Oranın güvenli bölge haline getirilmesi sonrası bu adım atılacaktır."

Erdoğan, Çin ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı'nda konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Dün bu menfur olayın ardından hem genelkurmay başkanımızla, hem muş valimizle, hem şehidimizin eşiyle görüşüp kendilerinde, henüz şehit olmamıştı ki bilgi aldım.

'Sözde siyasetçi, sözde aydınlardan da şehitlerin kanlarının hesabını sorma gücüne sahibiz!'

Teröristlerin alçakça saldırılarında şehit verdiğimiz asker polis korucu olarak görev yapan tüm güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti, terör örgütüyle, sözde siyasetçi sözde aydın sözde STK temsilcisi herkesten de şehitlerin kanlarının hesabını sorma gücüne sahiptir. Burada herhangi bir geri adım atma söz konusu olmayacaktır.

Türkiye, ülkesine ve milletine ihanet içerisine giren her türlü paralel devlet yapılanmasıyla mücadele etme gücüne sahiptir.

'Türkiye'nin Kandil'de vermiş olduğu mücadele sıradan değildir'

Türkiye'nin Kandil'de vermiş olduğu mücadele sıradan değildir. DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle verilmiş olan mücadele milletin can güvenliğine kast edenlere karşı verilmiş olan bir mücadeledir. Devletin üzerinde olan sorumluluğa da kast etmiştir ve bunun gereği yerine getirilecektir. İç Güvenlik Yasası'nın içerisinde ne vardsa uygulamaya geeçecektir. Uygulamada sıkıntı varsa uygulayıcıların kendilerini test etmesi gerekir.

Süreç şu anda başlamıştır ve rehavete fırsat vermeden de devam edecektir. Türkiye'nin terör örgütleri arasında ayrıştırmaya gittiği yolundaki iddialar Türkiye'nin gücünü hazmedemeylerin işi ve dezenformasyonudur.

Emniyet birimlerinin belgelerle yargıyı desteklemeleri ve yargının da bunlarla ilgil hızlı karar vermesi yüreği yaralı aileleri  rahatlatacaktır.

'ABD ile güvenli bölge anlaşması detayları nasıl olacak?'

Tabii burada şu anda ilk adım güvenli, bölgenin altyapısını oluşturmak. Geçtiğimiz çarşamba Obama ile etraflıca ele aldık. Her şeyden önce DAEŞ'le Kuzey Suriye'de mücadele önem arz ediyor ve ulusal güvenliğimizi tehdit eden malum unsurlar var. Bu tehditlerden arındırmak için orada güvenli bölge oluşturulması çalışlmaları yapılıyor. Bu bizim ülkemizdeki mülteciler için de iyi olacaktır. Oranın güvenli bölge haline getirilmesi sonrası bu adım atılacaktır. 

'HDP, PKK'yı sahiplenmeye devam ediyor'

HDP'nin PKK'ya karşı ortaya koyduğu bir tavrı duydunuzmu, aksine onları sahiplenmeye devam ediyor. Bu konuda bütün dezenfoırmasyonlara karşı hükümet başkanlarını ve devlet başkanlarını bilgilendirdik. Görüştüğümüz ülkeler, "Bizler Türkiye'nin yanındayız" diyorlar.

'Çözüm süreci bitti mi?'

Tabii çözüm sürecinin başlangıcı ve geldiği noktaya bakalaım. Bu hükümetimizin samimi niyetiydi. Mesafe aldıkça milli birlik projesi olarak olayı genişlettik. Akil adamlar heyeti oluşturarak Anadolu'nun nabzını yokladık. Bunu destekleyen ve rahatsız olanlar oldu. 30 Mart'ta çözüm süreci istismar edildi. Başbakan olarak partimin başındaydım ve karşılığını bulmadı ve genel seçimlerde çözüm süreci hasar gördü. Bu ülkede milli birliğimize ve kardeşliğimize kast edenler bu süreci devam ettirmemiz zannediyorum mümkün değil.

HDP'nin kapatılması söylentileri

Daha önce yapmış olduğum açıklamalar var. Ben parti kapatılması olayını doğru bulmuyorum. Fakat bu partinin yöneticilerinin bedelini ödemesi gerekir diyorum. Dokunulmazlık zırhından bunları sıyırarak bedelini ödemeli. Parlamento gerekeni yapmalı ve bunların dokunulmazlıklarını kaldırmalı bedelini ödetmeli 

Ayrıntılar geliyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bülent gezgin 1 yıl önce

niye ülke dışında konuşma ihtiyacı hissediyor. yani başka ülkede sahtekarlıktan sayılmaz mı? hani bazı haberlerde yalan söylerken ayağını yerden kesmek için mi? böyle biri bizi yönetiyor ya, esef duyuyorum.