Erdoğan PKK'ya Acıdı,Polislere Acımadı!
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, KCK'nın ülkeyi dize getirme tehditleri yaptığı sırada Başbakan Erdoğan'ın "Haram ayı" diyerek operasyon yapılmasını ertelediğini ama vatan kahramanları olan gözaltındaki polisler için Ramazan ayı içinde, bayrama bir hafta kala operasyonlar yapıldığını söyledi.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bugün iftardan sonra Çağlayandaki İstanbul Adliyesine giderek, gözaltında tutulan polislerin yakınlarını ziyaret etti. Şahin, gözaltına alınanların bu ülkenin yetiştirdiği en önemli emniyet görevlileri olduğunu ve bu ülkeyi defalarca badirelerden kurtardığını söyledi. İçişleri eski Bakanı Şahin, Erdoğan'ın 2011'de "Haram ayları" diyerek Türkiye'yi dize getirme tehdidini yapan KCK'ya karşı operasyonu ertelediğini ama bu vatan evlatlarını bayrama bir hafta kala içeri aldığını ifade etti. Şahin şunları söyledi:

"Adalet Sarayı içerisinde çok çeşitli davalar görüldü. Hayat ve adalet dünyada devam ettiği gibi burada da devam etti. 22 Temmuz sahur vakti evlerinden alınan bu arkadaşlar, kendi görev yaptıkları yerde toplandılar.



Bir davanın gizli ve ön bölümü devam etmekte. Bu davaya bağlı gözaltı işlemlerinin bitmediğini öğrendik. Aile yakınlarından ve basın mensuplarından aldığımız bilgiye göre, gözaltına alındıktan 6 gün sonra bile gözaltı süresi sonuçlandırılmadı.

Objektif hukuk kurallarının uygulanması, kısacası hukuk devleti olmak esastır. Türk Ceza Mahkemesi'ne göre, toplu gözaltılarda 24 saat olan süre birer gün ilave olarak toplam 4 gün uzatılabilir.

Bunu ben dedemin hatıratından söylemiyorum. TCK'nın 94. maddesine göre söylüyorum. Bu 4 gün 44 saat önce doldu. Bu süre içerisinde işlem yapılmayan kişiler serbest bırakılır. Serbest bırakılmazlarsa özgürlüğü tahdit vardır.

Türkiye hiç yaşamadıklarından birini yaşıyor. TCK'nın 109. maddesinde cezası olan "hürriyeti alıkoyma" suçu işleniyor. Suç yeri de ne yazık ki Adalet Sarayıdır.

Bir kişinin suç işlemişliği ya da işlememişliği sahip olduğu görev ve makama göre değişmez.

Birileri çalmakla itham edilirse hakimini seçme hakkı olmadan yargının önüne gider. Ne yazık ki bunun aksini de bu ülkede, ileri demokrasinin olduğunu söylediğimiz bu ülkede bunun örneklerini görmekteyiz.

Bu Adalet Sarayında hakimini beğenmeyen şüpheliler vardır. Kanununu beğenmeyenler için kanun değişti, mahkemesini beğenmeyenlere mahkeme değiştirildi.

"Kuruyoruz kurduk" denilerek, Sulh Ceza Hakimlikleri üzerinden işlem devam etmektedir. İlk olduğu için zaman ayarlayamamak gibi acemilikler yaşanıyor.

Burada sadece adları yazılan arkadaşlar tutuluyor.

Yaşanan bu durum, ne mahkemedeki hakimin, ne de yanındaki savcının, ne de beraber görev yaptığı arkadaşını alıp getiren bugünkü emniyet mensubu arkadaşların bir suçu yoktur.

Mesele bir anlayış ve yönetim meselesidir. Mesele devletçi değilim diyerek devleti örseleme ve sıkıştığında devletin imkanlarını kullanma meselesidir.

Ne yazık ki ülkemizi yöneten hükümetin meselesidir. Mesele kuvvetler ayrılığına saygı duyma meselesidir. Mesele bir hazım meselesidir. Mesele ne yazık ki bir aşiret ve kabile mantığı ile bu yüce devleti dar bir akılla yönetme meselesidir.

Mesele bir akıl tutulması yanında kalp tutulması meselesidir.

Aziz milletimizle şunu paylaşmak istiyorum. 3 yıl öncesinden söz ediyorum.

Bölücü örgütün elemanları bu milleti, bu devleti için diz çöktüreceğiz deme küstahlığını ortaya koymuştur. Daha da bugün de Başbakan olan kişiye diz çöktüreceğiz diyordu.

KCK denilen yapı, bir ahtapot gibi bu ülkeyi sarma durumuna gelmişti. Bunun somut örneği, Sayın Başbakanı Ilgaz dağında öldürmek istemeleri idi.

Teveccüh gösterildi, takdir edildi, benim bir talebim olmamıştı. İçişleri Bakanı olarak görevlendirildim. Bugün bir kısmı içeride olan arkadaşlarla bir mücadeleye giriştik. Bunları yargıya çıkartma durumunda idik. Ağustos 2011 tarihinde.

Ben o gün Başbakanımızla konuyu görüştüğümüzde bu ay Ramazan ay haram ayı demişti. Adli operasyon yapılmaz demişti. Ben bunu garipsesem de içimde tutmuştum. Bu aylar haram aylar diye milletimizle paylaşmıştım.

Bu milletimizi yok etmek isteyen, bebeği katleden, imamı öldüren, hayvanları bile terörde kullanan, abdest almadan tiyatral namaz gösterileri yapanlara Ramazan ayı kabul ediliyor.

2011'de KCK'ya, PKK'ya "Haram ayı" diye operasyon yapmayan, bugün ne oluyor da Bayrama bir hafta kala, kadir gecesi olma ihtimali olan bir gecede, bu vatanın birliğini korumak için gözünü kırpmadan canını veren insanlara ne oldu da alelacele bu uygulanmak isteniyor.

Kanuna rağmen, "Gör bak daha neler olacak" diyen bir anlayışı nasıl değerlendirmek lazım.

Hele hele hele "25 cüzümü okudum, anneme hatim okuyorum. 5 cüzü de anneler okusun" diyen birine, "İçeride zamanın çok olacak" diyen birini ben unutmuyorum. Tarih de unutmayacak.

Onun bu konudaki dini anlayışına saygı duymaktan başka bir şey yapmamak gerekirsen acul bir şekilde o talihsiz

Buradaki yargılama, ne dinleme, ne casusluk ne de başka bir şey. Casusluk varsa gereği o gün bekletilmeden yapılır.

Kirli havuzlardan devşirilmiş bilgilerle hukuk işlemez. Hukukun işlemediği bir ülkede insanlar huzur içinde olamaz.

Biz millete karşı devlet, devlete karşı milleti savunmak gibi olmaz. Biz hem devlet, hem milletten yanayız.

Asıl gerçek, bu içerideki ya da içeriye alınması planlanan

Bu ülkede hukuku herkese eşit uygulamaktır. Adında Tevhit, adında Selam olan her örgüte karşı kahramanca mücadele etmiş olmalarıdır. Bu ülkede gasp, uyuşturucu, ihaleye fesat karıştırma kimden nereden ve kimden gelirse gelsin adamca, insanca görev yapmış olmalarıdır.

Birilerine karşı hukukun yüzünün görünmüş olmasıdır.

Bu mahkemeler 17 Aralık günü güvenilmezdi de 22 Temmuz'da güveniliyor mu. Yurt Atayün Ömer Köse'yi nasıl güveniyorsun.

Biz buna rağmen güveniyoruz.

Biz sadece Berlin'de hakim var demiyoruz. Çağlayan Adliyesi'nde de hakimlerin olduğunu biliyoruz.

Bu arkadaşlar iki günden bu yana esir tutuluyorlar. Bu arkadaşlar bir gün serbest bırakılacak. Bakmayın ekranların sustuğuna. Tarihin kalemi kırılmaz. Gün milleti yaşatma günü.

Hırsızlık değil suçlama, yolsuzluk değil suçlama. Eczacıya eczanende ilaç var suçlaması, polise DHKP-C'yi niye dinledin suçlaması. Bu arkadaşlar bu ülkeyi badirelerden kurtaran arkadaşlar. 

Ey vatan neredesin demiyorum. Vatan burada. Ama biz biraz gurbetteyiz.  İnşallah akşam olmadan ayılacağız. Bir kardeşinin adı Yurt olan birileriyle beraberiz.

Her şeye rağmen yarın bayram, hepimize kutlu olsun."

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.