Erdoğan'ın Yeni Düşmanları Eski Bakanlar mı?

 AKP'de, 1 Kasım seçimleri için aday adaylığı başvuruları dün sona ererken gözler üç dönemlik siyasetçilerdeydi. Bülent Arınç, Ali Babacan, Hüseyin Çelik, Nihat Ergün, Nimet Baş gibi önemli isimler, aday adaylığı müracaatı yapmadı. Geçmişte uzun süre bakanlık yapmış isimlerin ortak özelliği, Tayyip Erdoğan'la zaman zaman karşı karşıya gelmeleri. Bir diğer ortak özellikleri de tıpkı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi, 7 Haziran sonrası AKP'nin mutlaka koalisyon kurması gerektiği, erken seçimin ise ülkeye zarar vereceği yönünde görüşler beyan etmeleri. Binali Yıldırım, Bekir Bozdağ, Ömer Çelik ve Burhan Kuzu gibi Saray'ın gözdesi olan 3 dönemlikler ise yeniden milletvekili olabilmek için aday adaylığı başvurusu yaptı. Müracaat edenlerin sayısı 27'de kaldı.

Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, son 2 yıl defalarca Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ters düştü. Erdoğan, kamuoyu önünde Arınç'ı tekrar tekrar zor duruma düşürmekten çekinmedi. ‘Kızlı-erkekli evler' tartışmasından sonra bu zıtlaşma öyle bir noktaya geldi ki Arınç, “Benim de bir özgül ağırlığım var. Ben kum torbası değilim!” çıkışını yapmak zorunda kalmıştı.

Bir diğer eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, özellikle geçtiğimiz yıl Erdoğan'ın Merkez Bankası'nı hedef aldığı dönemde suçlamalardan payını aldı. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'yı ‘vatana ihanet içinde olmakla' suçlayan Erdoğan, üstü kapalı olarak Babacan'ı da hedef almış ve “Kendine çekidüzen ver.” diye uyarmıştı.



‘TOPYEKÛN BİR CADI AVI DOĞRU DEĞİL'

Eski Milli Eğitim Bakanı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik de son dönemde Saray'ı rahatsız eden isimlerdendi. 20 Temmuz'da Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda, “CHP ile koalisyon yürüyebilir.” demişti. Tayyip Erdoğan'ın meydanlara inmesinin AKP'ye oy kaybettirdiğini de dile getiren Çelik, 7 Haziran'ın başkanlık sistemi için referanduma çevrilmesinin de yanlışlığına işaret etmişti. Çelik, başkanlık sistemine yönelik eleştirilerini de yüksek sesle dile getirmekten çekinmedi. ‘Paralel yapı' safsatasıyla ilgili ise ise “Topyekûn cadı avı yapmak doğru değil.” ifadelerini kullanmaştı.

Yeniden başvuru yapmayan isimlerden eski Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, AKP'li bakanlar tarafından yolsuzluk soruşturmasının 1 numaralı şüphelisi Reza Zarrab'a ödül verilmesini eleştirmişti. Ergün, “O fotoğrafta ciddi problem var. Ben olsam Reza Zarrab'a ödül vermezdim.” demişti. 17 Aralık operasyonunun ardından yapılan kabine revizyonunda görevden alınan Ergün, devir teslim töreninde ise, “Servet, şehvet ve şöhret arzusu, insanı yoldan çıkarır.” ifadelerini kullanarak ince bir mesaj vermişti.

‘DERSHANELER YAŞAM KOÇUDUR, KALDIRILAMAZ'

Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş da ‘AK Parti-AKP' ayrımını ortaya atmıştı. Ağustos başında konuk olduğu CNN Türk canlı yayınında, Akif Beki'nin, “Parti içinde ‘CHP ile koalisyon daha iyi olur' diyenlere hain, üst aklın uşağı diye saldıranlar var.” demesi üzerine, “Onlar AKP'li, biz AK Partiliyiz. Kimse kusura bakmasın.” çıkışına imza atmıştı. Baş, dershanelerle ilgili çıkışıyla da dikkat çekmişti. Şu ifadeleri kullanmıştı: “Sistemde merkezî sınavla yükseköğrenime geçiş olduğu sürece dershanelerin işlevlerini sürdürmesi gerektiğine inanıyorum. Dershaneler yaşam koçudur, kaldırılamaz.”

Başvuru yapmayan 3 dönemliklerden biri de eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin. O da CNN Türk'te Akif Beki'nin soruları üzerine, yargıda ‘paralel yapı' iddialarını reddetmişti. Ayrıca koalisyon yapılması gerektiği görüşünü paylaşan Ergin, “Erken seçim, AK Parti'nin derdine derman olmaz” tespitinde bulunmuştu.

Aday adaylığı başvurusu yapan ya da yapmayanlarla ilgili tek ölçü bu değil elbette. Artık yorulan ve siyaseti gerçekten bırakmak isteyenler de söz konusu. Bülent Arınç ve Cemil Çiçek'i bunlar arasında zikretmek mümkün.

zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.