Erdoğan: Firaun\'un ve Musa\'nın izindekiler

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

-Marmara Depremi 17 Ağustos 1999 'da saat 03:00'te oldu. Kriz merkezi 06:30'da toplanabilmişti. Enkaz aylarca kaldıralamadı. Cesetler haftalarca çıkarılamadı. Can kayıpları tam olarak çıkarılamadı.

-Biz depreme yönelik çalışmaları arttırdık. AFAD'ı kurarak tüm bu işlerin koordineli olarak yürütlümesini sağladık. Bingöl depreminde, Van depreminde başarılı operasyonlarıgerçekleştirdik. Çok hızlı müdahale ettik. 

-Bizim ülkemiz deprem kuşakları üstünde bulunan bir ülke. Deprem uzmanları çok ciddi araştırmalar yaptı. Hangi fay hattında deprem olduğunu ve nasıl depremlerin beklendiğini artık biliyoruz. Millet olarak deprem olursa ne yapmalı aşamasından, deprem olmadan ne yapmalı aşamasına çok hızlı bir şekilde geçmeliyiz. Yapacağımız ilk iş yara sarmadan önce yara olmamak olmalı. Deprem değil bina öldürür. 

-Yıkılması muhtemel binaları tek tek tespit ediyoruz. 46 ilimizde yıkımlar yapacağız ama bu yıkımlar yeni bir dirilişin göstergesi.

-Çocukların oyun oynayacak, yaşlıların dinleneceği yeri olmayan mahalleler. Benim Erzurumlu,  Vanlı kardeşimi böyle yapılara kimse mahkum edemez.

-Hiç kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Kimsenin hakkının yenmesine müsade etmeyeceğiz. Hiçbir ranta da fırsat vermeyeceğiz.

-Merhum Osman Gazi Orhan Gazi'yi bir vasiyette bulunmuş. "Ey Oğul beni Bursa'da gümüşlükubbenin altına defnedin dedi. Bugün de o dediği yerde istirahat ediyor.

-Bursa her zerresiyle tarihtir. Bursa yeşilin tarihin tabiatın iç içe geçtiği bir şehirdir.

-Bursa bize Murat Hüdavendigarın, Fatih Sultan Mehmed'in, Orhan Gazi'nin osman gazinin hatırasıdır.

-Bursa'da kibrit kutusu gibi binalar olmayacak. Osmanlı ve Selçuklu mimarisi örnek alınacak.  Gökdelen de olmayacak.  Giriş dahil 5 kat olacak.

-Bursa'yı yeniden kendi öz ruhu ile buluşturacağız. Bir yandan modern Bursa inşa ederken bir yandan da tarihi gün yüzüne çıkarmak için tahribatı ortadan kaldıracağız.

-Tarihte dünyaya emsal olacak şehirler inşa ettik, yine de yapacağız. Tarihimizden ders alarak onların izinden yürüyerek, kendimize güvenerek 81 vilayetin çehresini değiştireceğiz.

MISIR'DA DEMOKRASİ DEĞİL KUKLA İSTEDİLER

-Bir süredir kardeş ülke Mısır'da hepimizi üzen ve yaralayan gelişmeler yaşanıyor. Mısır'da geçtiğimiz yıl bir halk devrimi gerçekleşti. Mısır demokrasiye ilk adımını attı. Bu otokratik dikta rejimlerinin yıkılışıydı. Bu Adeviyye'den dünya demokrasisine bir selamdı. Ama yazıkki bu selamı almayan, gözü olduğu halde görmeyenler oldu.

-Ramazan ayının hemen öncesinde Mısır'da bir darbe yapıldı. 70 yıl sonra başlayan demokrasi süreci çok ağır bir şekilde yaralandı. 70 yıl otokratik sistemi destekleyenler, bir yıl bile yüzde 52 ile iktidara gelen Mursi'ye tahammül edemedediler. Bu biz demokratız diyenlerin ikiyüzlülüğünü gösteriyor. Bunlar demokrat değil, kendilerine kukla olacak rejimler istiyorlar.

-Mursi'nin yapacaklarından korktular. Mursi herkesi kucaklamadı dediler. Sisi'yi o göreve getiren Mursi, Anayasa Mahkemesi ve birçok atamayı Mursi yaptı. Mursi kabinesinin üçte ikisi Mübarek döneminden kalanlardı.  Bu darbeyi yapanlar, halkın oyunu halkın tercihini yok saydılar. Kendi vatandaşlarını hunharca katletmeye başladılar. Binlerce Mısırlı askeri darbecilerin tankları karşısında şahadete doğru yola çıkıyor.

-Bir mısırlı tankın karşısına çıkıyor. elinde molotof yok, elinde taş yok, kendisine ateş ediliyor ve şehadet şerbetini içiyor. Başka bir yerde çocuklar, kadınlar şahadet şerbetini içiyor. Mısır'da Mursi'ye bir yıl içinde Türkiye ve Katar'dan başka destek veren ülke yoktur. Ne batı ülkelerinde ne diğer dünya ülkeleri destek vermedi. Bu iki yüzlülük niye nereye kadar. Darbe yönetimine darbe yaptıktan sonra 16 milyar dolar hemen destek geldi.

-Sabah namaz kılarken 53 kardeşimizi şehit ettiler. Soruyorsun bu nasıl Müslümanlık, hasta taşıyanlara kurşun yağdırdılar. Hastaneleri kurşunladılar. Seçilmiş insanların başta olmasını isteyenlere çok ağır bedel öttiler. Bursa'dan bunu telin ediyorum, lanetliyorum. İbadethane, Camiler ve kiliselere yapılan saldırıları şiddetle kınıyorum. Müslüman Kardeşler kiliseleri koruma altına alınıyor. Hani gezi medyası vardı ya aynı orada ne varsa burda da aynısı var. O medya Müslüman Kardeşler 30 kilise yaktı diyorlar. El Fetih camii kuşatma altında.

Buradan Mısır'a da dünyaya da sesleniyorum. İnsanların ibadet hanesi masumdur. bunlar Mısır da Suriye'de camileri yaktılar. Ha Beşar ha Sisi bunların birbirinden farkı yoktur. Zulm ile abad olunmaz. Alma mazlumun ağı çıkar aheste aheste.

FİRAUNUN İZİNDEN GİDENLER MUSA'NIN İZİNDEN GİDENLER

-Hem Türkiye'de hem dünyada Türkiye'nin mısır'a destek olmasından rahatsız olanlar var. Türkiye sussun istiyorlar. Türkiye konuştukça, Türkiye hakkı teslim ettikçe birileri bundan rahatsız oluyor, Buradan dünyaya batıya körfeze islam dünyasına sesleniyorum, oradaki şehitleri terörist ilan edenler var. Orada meydanlarda oyumun namusunu istiyorum diyenlere terörist diyenler var. Mısır'da devlet terörü icra edilmektir. Devlet terörünü alkışlayanlar onlarla aynı izi süreceklerdir. Mısır'da iki tablo var Firaunun izinden gidenler Musa'nın izinden gidenler.

-Biz Mısır'la ilgili dünyadaki tüm ilgili örgütleri ve ülkeleri arıyoruz. Aramaya da devam edeceğiz. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Biz dilsiz şeytan olmayacağız.

-Üsküp, Saraybosna, Priştine bizim için neyse Kahire de odur. Kırcaali, İskeçe bizim için ne ise İskenderiye de odur.

 

Kaynak: Haber7

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.