Erdoğan: Bunları Nobel'e meraklı olduğum için söylemiyorum
 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Müslüman Dini Liderler Zirvesi’nde Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği'ne mensup ülkelerin sınırlı sayıda Suriyeli mültecilere kapılarını açmasını eleştirdi. Bu tutuma rağmen Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmesini isim vermeden söz konusu eden Erdoğan, "Şu ana kadar 8 milyar dolar harcadık. 2.5 milyon insanı aldık. Nobel'e meraklı olduğum için söylemiyorum. Bu sistemin ne olduğunu göstermek için konuşuyorum. Bunu yaptığı anda Nobel'i alıyor. Bu ödül sizin olsun"  ifadesini kullandı.    

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Müslüman Dini Liderler Zirvesi’nin kapanış oturumunda yaptığı konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Bir tarafta “Müslümanım” diyerek 366 bin vatandaşını, evet, katleden devlet terörü estiren bir katil var. Ama ne diyor, “Ben Müslümanım” diyor. Bu nasıl Müslümanlık? Ve bunu bir başka Müslümana sorduğumuzda “Ama o İsrail’e karşı” diyor. Peki o 366 bin kişi İsrail’e imanının bir gereği olarak karşı değil mi? Peki hangi ölçüyle bombalar yağdırmak suretiyle sen kardeşini öldürüyorsun? 12 milyon insan şu an Suriye’de evlerinden kaçmış vaziyette. Yaşamayı yaşatmayı ihya ve ima etmeyi düstur edinen düşmanın bile kendisinde hayat bulmasını bekleyen etnik ve dini meselleler sebebiyle birbirinin hayatlarına kast ediyor.”

“Bizi çok daha sıkıntılı bir geleceğe doğru sürüklüyor. İçinde bulunduğumuz bu karamsar tablodan kurtaracak, istişaredir, vahdettir. Bütün ön yargılardan arınarak yapılacak istişareler, İslam coğrafyasındaki sıkıntılara çözüm arayışında en kıymetli araçlar olacaktır. Bu gerçek apaçık ortadayken istişare sorunlar karşısında sık sık başvurulan bir kuram olmak yerine istisna haline dönüştü. İslam coğrafyasında ayrılıkların derinleştiğine şahit oluyoruz. İletişim araçlarının gelişmesiyle sınırları kaybedilirken, dünya küçülürken ne yazık ki İslam coğrafyasına sınırlar örüldü. 1 milyar 700 milyonluk İslam alemi zan altında bırakılmak isteniyor. Müslümanlar adına karalama kampanyası küresel ölçekte yürütülüyor.”

“11 Eylül sonrası körüklenen menfi algının zemin kazandığını görüyoruz. Bizler yürütülen tüm bu propagandalardan kendisine biçilen elbiselerden özellikle kendi mensuplarının kendine yaptığı fenalıklardan abade olduğunu görüyoruz. Eşyayı dahi incitme diyen medeniyetin mensupları bunu düşman dahi yapmaz denen zulümleri birbirine reva görüyorsa bundan yanlış bir şey vardır. Kendi kendimizi sorgulamak, iç muhasebemizi hep birlikte yapmak zorundayız. İslam dünyasını kan gölüne çevirmek isteyen zulümün arkasında hangi kirli hesapların olduğunu görmemiz gerekiyor. Topraklarımızı kendi melun savaşlarına karşı uyanık olmalıyız. Müslümanlar arasındaki ayrışmaların fitne tohumlarının  geleceğimize engelleyeceğini bilmeliyiz. Sapkın ideolojiler birbirlerine ilah doğrultmalarına tahammüle göstermeyiz. Peygamber efendimiz veda hutbesinde çözüm yollarını göstermiştir. Ümmetine ve insanlığa iki emanet bıraktığını duyuran efendimiz bunları uyguladığımız takdirde feraha ereceğini söylenmiştir.”

“Bize bırakılan emanetler Kuran ve sünnettir. Bir diğer emanetler ise Müslümanlar ve kardeşliktir. ‘Kardeş olamayız’ diyemezsin. Müslümanlar kardeştir. Peygamber bu temeli güçlendirmek için çaba harcamıştır. Ümmet kavramı Müslümanlar arasındaki ilişkilerin belirleyicisidir. Resulu ekrem aynı sofranın aynı lokmanın ortağı yapmıştır. Komşuyu komşuya neredeyse birbirlerine mirasçıları olacak şekilde yakınlaştırırken mü’minle mü’min bir ve beraber görmüştür. Ümmet olmak Senagalli Ahmet ile Malezyalı Abdullah'ı aynı evin birer ferdi olarak görmektir.”

Devamı geliyor 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.