Erdoğan: Bu gelir uçurumunu izah edemeyiz-CANLI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 30. İSEDAK toplantısının açılış konuşmasını yaptı.

Erdoğan buradaki konuşmasında gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. Erdoğan, "Hepimiz bir Allah’a inanıyoruz. Hepimiz hesap gününe inanıyoruz. Kendinize, nefsimize, vicdanımıza izah edebilsek bile böyle bir gelir uçurumunu o yüce mahkemede izah edebilmenin imkanı yoktur. Hepimiz günde birkaç hurma ile açlığını bastıran bir peygamberin ümmetiyiz." ifadelerini kullandı. 

Erdoğan konuşmasının devamında BM'nin yapısında reform yapılması gerektiğini söyleyerek, "Unutmayın Dünya beşten büyüktür. Ne yazık ki dünya şu anda beşe mahkumdur. Önce dünyayı bu mahkumiyetten kurtarmamız lazım. BM'nin gerçek bir reforma ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Ekonomik anlamda bu kadar iyi olan İslam ülkeleri insani ve siyasi olarak tarihinin en büyük krizlerini eş zamanlı olarak yaşıyor. Bazı üye ülkelerimiz kişi başı milli gelirde dünyada en üst sıralarda yer alırken birçok üye ülkemiz de ne yazık ki en alt sıralarda yer alıyor. 57 üye ülkemizden 21 tanesi BM en az gelişmiş ülkeler kategorisinde bulunuyor. Bu tabloyu kendi nefislerimize izah edebilmenin yolu yoktur.

"HEPİMİZ HESAP GÜNÜNE İNANIYORUZ"

Ayrıca hepimiz bir Allah’a inanıyoruz. Hepimiz hesap gününe inanıyoruz. Kendinize, nefsimize, vicdanımıza izah edebilsek bile böyle bir gelir uçurumunu o yüce mahkemede izah edebilmenin imkanı yoktur. Hepimiz günde birkaç hurma ile açlığını bastıran bir peygamberin ümmetiyiz. 

İslam coğrafyası tarihinde hiç olmadığ kadar kanla gözyaşı ile anılır oldu, hergün kadınlar ölüyor hergün çocuklar ölüyor. 

Kendilerini müslüman zannedenler barbarca katliamlar yapıyor. 

"RABBİMİN AYETLERİNİ DİNLEDİK..."

Az önce Rabbimin ayetlerini dinledik. Herşey açık net ortada. Eğer birlik olunursa neredeyse bir asırdır devam eden Filistinin yalnızlığı ayıbına derhal son verilebilir. Bizim sorunlarımızı sadece ve sadece biz çözebiliriz. Dışarıdan gelenler İslam coğrafyasının petrolünü, altınlarını, elmaslarını seviyorlar. Ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar. İnanın bizi sevmiyorlar. Bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar. Buna daha ne kadar seyirci kalacağız? Bu acı manzara karşısında daha ne kadar mazeretlere sığınacağız. 

"BURASI BİR AİLE MECLİSİ"

Burası bir aile meclisi. Dünya bizi dinliyor. Şii olmak, Suriye'de öldürülen çocukların, 300 bin masumu, 7 milyon masumu seyretmeye bahane olabilir mi? Yine soruyorum Sünni olmak türbelere yapılan saldırıları, terör örgütlerini, darbeleri, hakkını arayanların sokakta vurulmasını meşrulaştırır mı? Bütün kalbimle hangi mezhepten olursa olsun tüm Müslüman kardeşlerime bir çağrı yapıyorum. Ne olur, şöyle kenara çekilelim ve manzaraya bir bakalım. Kim kazanıyor, kim kaybediyor?

Ölümlerden kazanan kim? Çatışmalardan kazanan kim? Aramızdaki sorunlardan kazanç sağlayan kim? Eğer bunların cevaplarını verebilirsek, adım atabilirsek, o zaman çözümün fitili tutuşturulmuş demektir. 

"BATI MEDYASI TARAFINDAN AĞIR ŞEKİLDE ELEŞTİRİLDİM"

Batı medyası tarafından en ağır eleştiri ve hakaretlerin hedefi yapıldım. Daha 2 hafta önce Latin Amerika dini önderler zirvesinde Amerika kıtasında Kolomb'tan önce Müslümanların ulaştığını söyledim. Bilimsel gerçeklere dayanan bu tezi tekrar ettiğim için batı medyası tarafından ve içimizdeki kompleksliler tarafından hedef yapıldım. Müslümanlara ayırım yapmaksızın terörist yaftasını yapıştıranlar islamofobi uyarılarımızı dikkate almadılar. Geri yaftası yapıştıranlar adaletsizlik uyarılarımızı duymazdan geliyorlar. Sormamızı istemiyorlar. Bizim tarihi gerçekleri medeniyet tarihini bilim tarihini siyasi askeri ilmi tarihi hatırlatmamızdan çok ama çok rahatsız oluyorlar. Bizim dünyanın tamamında din, dil, ırk ayrımı yapmaksınız yoksulların hakkını savunmamızdan rahatsız oluyorlar. 

Onlar adaletsizlik üstüne kurdukları iktisadı sistemin gereğini yapıyorlar. Biz ne onlara ne de kendimize öyle bir ayrımclığı reva göremeyiz. 

CANLI YAYIN:

Fatiha suresinde hergün tekrar ettiğimiz maliki yevmiddin yani o hesap gününün sahibi karşısında hiçbir mazeret geçerli olmayacak. Iraklı, Suriyeli, Filistinli çocukların kanları katilleri kadar onlara susanların da ellerindedir, o çocukların elleri de  yakalarında olacaktır. 

Türkiye olarak hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne, iç barışına yönelik bir niyetimiz asla yoktur. 10 yıllardır ihmal ettiği kardeşleriyle hasretle kucaklaşma arzusunda olan bir ülkeyiz. Sizler gibi bizler de bölgemizdeki her meseleye insani nazarla İslami nazarla bakıyoruz. 

Allah'ın ipine sımsıkı sarılalım. Birleşmiş milletler çocuklarımızın akan kanına seyirci kalırken İslam İşbirliği teşkilatı da seyirci kalamaz. Dünya bilimine yeniden büyük katkılar sağlayabiliriz. Dünya barışına siyasetine daha büyük katkılar sunabiliriz. Sadece coğrafyamızda değil yeryüzündeki her çatışmaya müdahale edebiliriz. Küresel ekonomiye büyük katkılar sunuyoruz ama istikamet de çizebiliriz. Bunu yapacak tecrübemiz var. Tek ihtiyacımız olan ittifaktır, birliktir.

"DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR"

BM'de 5 daimi üye ülke arasında bir tane İslam ülkesi var mı? İşte buyurun şu anda Irak'ta Suriye'de yaşananlara baktığınız zaman hiçbir ses çıkıyor mu? Çıkmaz, boşuna beklemeyelim. Unutmayın Dünya beşten büyüktür. Ne yazık ki dünya şu anda beşe mahkumdur. Önce dünyayı bu mahkumiyetten kurtarmamız lazım. BM'nin gerçek bir reforma ihtiyacı var. 

"İRANLI KARDEŞLERİMİZİN BİR SÖZÜ VAR"

İranlı kardeşlerimin bir sözü var. "Oturdular konuştular dağıldılar." Eğer bu konuda ciddi adım atmazsak, otururuz, konuşuruz, dağılırız. Yani neticesi olmayan bir toplantı demektir. Biz neticesi olmayan toplantı değil. Neticesi olan toplantılar yapmamız lazım. Kendimizi sürekli çek etmemiz lazım. Patinaj yapmayacağız. Artık bunu aşmamız lazım. Devir netice alma zamanı.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.