Erdoğan 'AB kendi işine baksın!'

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, "Bir adım attığımız anda Avrupa Birliği'nden biri çıkıp açıklama yapıyor. Bu atılan adımın ne olduğunu biliyor musunuz? Ulusal güvenliğimizi tehdit eden unsurlar gereken cevabı alacaklardır. AB bizi alır mı almaz mı, bizim böyle bir derdimiz yok. Kendi göbeğimizi keseriz. AB kendi işine baksın" dedi. AB Yüksek Temsilcisi Mogherini Erdoğan'ın açıklamasını çok şaşırtıcı bulduğunu söyledi ve ekledi: "Geçen hafta Türkiye’ye ziyaretimizde Erdoğan ve diğer yetkililerle yeni bir başlangıç için şans olduğu konusunda anlaşmıştık. AB konusunda tutarlı olmanın her şeyden önce Türkiye'nin çıkarına olduğuna inanıyorum." Erdoğan, Tüpraş’ın İzmit’te hayata geçirdiği Fuel Oil Dönüşüm Tesisi’nin açılışında özetle şunları söyledi:

UZLAŞMAYACAĞIZ

“İçerde ya da dışarda, algı operasyonları yoluyla, yalan manşetler yoluyla, Türkiye’ye hâlâ istikamet çizmeye çalışanlarla, hiçbir şekilde uzlaşmayacağız, onların önünde hiçbir şekilde diz çökmeyeceğiz.

Lütfen yalanlara bakmayın. Türkiye’de hamdolsun çok güzel gelişmeler yaşanıyor ve inşallah çok daha iyi, çok daha güzel gelişmeler yaşanacak. Bütün bu yaşananlar, normalleşme sürecidir.

Her zaman söylüyorum: Bitaraf olan, bertaraf olur. Onun için tarafımızı çok iyi belirlememiz lazım. Yalpalayan değil, omurgalı duruşlar çok önemli. Omurgalı durduğumuz zaman millet kazanacaktır. Ülkesinin bağımsızlığı tarafında saf tutmayan, milletin kararı karşısında yok olup gitmeye mahkûm olur. Maşalara, taşeronlara, Paralel Yapılara kol kanat gerenler, müsamaha gösterenler, er ya da geç onlar da mahcup olacaklardır. Ekonomi, siyaset ve medya dünyasının, hiç tereddüt etmeden, ülkenin istiklali tarafında saf tutacaklarına gönülden inanıyorum.

BAĞIMSIZ SAVCILAR

Dün, bağımsız savcılar tarafından başlatılan ve tamamen hukuk içinde yürütülen operasyon karşısında, içerde ve dışarda, haddi aşan, insafı aşan, asıl niyetleri ortaya koyan bazı tepkiler sergileniyor. Eski Türkiye’nin aktörleri, eski Türkiye’yi özleyen tüm taraflar, ittifak halinde, koro halinde, savcılarımıza, hakimlerimize, emniyet görevlilerimize, belli merkezlerden idare edilen bir baskıyı uygulamaya çalışıyor.

Düşünebiliyor musun adımlar atıldığı anda Avrupa Birliği’nden hemen birisi çıkıyor, açıklama yapıyor. Sen neye göre bu açıklamayı yapıyorsun? 50 yıldır bu ülkeyi Avrupa Birliği kapısında bekletenler, bu atılan adımın ne olduğunu biliyor musunuz? Ulusal güvenliğimizi tehdit eden unsurlar, ister basın mensubu olsun, ister şu olsun, ister bu olsun, gerekli cevabı alacaklardır. Onları bizim bu ülkede egemen duruma getirmemiz mümkün değildir. Böyle bir adımı atarken de ‘Acaba Avrupa Birliği ne der? Acaba Avrupa Birliği bizi alır mı almaz mı?’ Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. Lütfen siz kendi aklınızı, kendinize saklayın.

CEVAP VER AB

Avrupa Birliği bu noktada çok dürüstse, Sabancı Grubu’nun biliyorsunuz kardeşini çıkıp da işyerinde katleden Fehriye Erdal’ı bir kapıdan alıp bir kapıdan bırakanlar acaba hukuk adına bu ülkeye cevap verebilir mi? Aynı şekilde yine Avrupa’da 7 tane vatandaşımızı öldürenler… Basın mensupları dahi yargıya sokulmadılar. TRT dahi sokulmadı. Bunun hesabını verebilir mi? Hâlâ cevabı ortada yok. Aynı şekilde Sindelfingen’de kundaklanarak bizim oradaki kardeşlerimizin evleri yakıldı. Ve 7 kişi öldü. Bunun failleri hakkında halen cevap yok. Bunlara cevap verin.

Ben bir ülkenin başındaki şahısla görüşüyorum. Dosyaları veriyorum. Türkiye’deki terör örgütüyle ilgili diyor ki ‘4 bin dava var’ diyor. Netice yok. Bu Avrupa’nın en güçlü ülkesi. Almanya’dan bahsediyorum. Peki, hiçbir netice yok diyorsunuz, kalkıp benim ülkeme yönelik operasyon yürütmek istiyorsunuz. Kusura bakmayın Avrupa Birliği kalkıp ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu unsurlarla ilgili şu anda güvenlik güçlerimizin attığı adıma, hukukun attığı adıma müdahale yetkisi aramasın. Lütfen kendi işine baksın.

HUKUK İÇİNDE OLACAK

Atılacak her adım, hukuk içinde atılacak, karar da inşallah, hukuk içinde, demokrasi içinde, yasalar ve vicdan çerçevesinde verilecektir. Normalleşmeye başlayan hukuk sistemi, hiçbir masumun ceza almasına, hiçbir suçlunun da elini kolunu sallayarak dolaşmasına müsaade etmeyecek. Yapılanın yapanın yanına kâr kaldığı Türkiye, eskide kalmıştır.”

Basın özgürlüğü meselesi değil

İNŞALLAH medya dünyası, bu girdiği kirli ilişkilerden bir an önce sıyrılacaktır diye düşünüyorum. Kendisini bu tehlikeli vesayetten kurtaracaktır diye inanıyorum. Bu kirli odaklara boyun eğenler, milletin karşısında kaybetmeye mahkumdurlar. Şantaja, tehditlere, uluslararası çevrelerin ülkemiz üzerinde milletimiz üzerinde kurdukları kumpaslara bu millet gelmiyor ve gelmeyecek. İşte onun için, vatanını seven, insaf sahibi, vicdan sahibi herkesi, bu kirli odaklara, bu kirli çevrelere, cesur bir duruşla cevap vermelerini özellikle istiyorum.

Olay bir basın özgürlüğü meselesi değildir. İşte açıkça zaten söylüyorlar. 17 ay iki gözü dahi görmeyen bir insanı tüm bir operasyonun başı diye yakalayıp 122 kişiyi içeriye alanlar işte bunlardı. O insanların şikayeti üzerine açılmış bir süreç ve bedelini ödüyorlar ve ödeyecekler. Zulüm ve ihanet tarihin hiçbir döneminde, hiçbir yerde karşılıksız kalmamıştır ve Türkiye’de de kalmayacaktır. Onlar bağıracaklar, feryat edecekler, belki de ağlayacaklar. Onlar, arkalarına güneydeki sevdikleri ülkeyi alarak, o belli uluslararası çevreleri, uluslararası medyayı alarak, ihanetlerini tescillemeye devam edecekler. Basın özgürlüğü diyorlar… Alâkası yok




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.