Düşürülen helikopterde konuşulacak gerçekler

 Düşen helikopterde çok konuşulacak gerçekler 

Metehan DEMİR

TÜRKİYE'DE habercilik giderek daha zor yapılır hale geldiği için insanlara birşeyi dikte ettirmeyen, tarafsız sadece bilgi veren habercilik daha değerli hale geliyor. Bu yazılar rekor sayıda okunuyor.

Süleyman Şah operasyonu ve Başbakan'ın Mayıs'ta gideceği dahil çok şeyi çok önceden burada öğrendiniz. Şimdi de bazı yeni gerçekleri bu blogda yazma zamanı yine geldi. (Buraya unutmadan bir parantez açalım. Yakında devletin çok ama çok önemli bir koltuğunda değişiklik yaşanacak. Tabii ki Başbakan ve bakanları kastetmiyoruz. Uzaklardan bir isim koltuğun yeni sahibi olacak. Ancak daha bu köprünün altından çok su akar dengeler değişir. Acele etmeyelim. Bekleyelim...) 

Ama bugün konumuz bu....Hakkari'de 13 Mayıs'ta düşen ve iki pilotun şehit olduğu Super Cobra helikopteri ile ilgili bilinmesi gereken tüm gerçekler.

ÇOK KONUŞULACAK GERÇEKLER

Bir haftadır bu olayın tüm perde arkasına dair derin bir araştırma yaptım. Ortaya çıkan tablo gerçekten çok konuşulacak cinsten.

Bazen sadece vatandaştan gizlenen ama onun haricinde herkesin bildiği gerçekleri yazmak ülke ve vatan için çok daha hayırlıdır. Yazılmalıdır ki, sonrasında aynı hatalar yapılmasın ve gerekli tedbirler alınsın. Gencecik fidanlar toprağa düşmesin. Türkiye'de özellikle siyasi liderler ve kurumlar eleştiri hata kabul etmediğinden bir açıklama ile halka 'oldu bitti' diyerek işin içinden çıkıyorlar. Daha doğrusu öyle sanıyorlar. Ama sonra öyle olmadığı ortaya çıkınca daha zor durumda kalıyorlar. 

NEDEN TEKNİK ARIZA DENİR Kİ

Tıpkı, Genelkurmay'ın helikopter ilk düştüğünde hala sebebini anlayamadığım bir şekilde teknik arıza demesi gibi. Bana olayın hemen ertesinde helikopterimizin füze ile düşürüldüğü bilgisi geldiyse karargaha hayli hayli gelmiştir. Hadi yine de emin olamadıysa da, Genelkurmay'ın resmi açıklamasında 'teknik arıza' diye kendini bağlamasına ne gerek var. 

KİM AKSİNİ İDDİA EDEBİLİR Kİ

Kim o şehit pilotların kahraman olmadığını ya da görevini iyi yapmadığını söyleyebilir ki. Bu ülkede herkes Güneydoğu'da çarpışan asker polis ve diğer devlet yetkililerinin ne fedakarlıklarla orada görev yaptığını çok iyi biliyor. Saklayınca mı o zaman bu kahraman evlatları koruyoruz. 

Sonra ne oldu? Önce terör örgütü PKK'nın yayınladığı sonra tüm dünya basınına yayılan helikopterin füze ile düşürüldüğü görüntüleri ertesinde Genelkurmay yeni açıklama yapmak zorunda kaldı.   Açıklamada da, "Terörist unsurların yerden açtığı ateş sonucu muhtemelen yerden havaya atılan, füze olabileceği değerlendirilen bir hava savunma silahı ile vurularak düşürülmüş olabileceği kanaatine varılmıştır" denildi. 

Bir haftadır konu teknik aynı zamanda stratejik ve askeri açıdan karmaşık olduğu için,  bazı yazılar çıksa da çoğu sadece soru soran yüzeysellikte kaldı. 

İŞTE O GERÇEKLER 

Ama durum öyle değil. Ortada çok net gerçekler var. Ama cevabını 'bundan sonra ne yapılacak' diye isteyeceğimiz sorular da var. 

O halde gerçeklerle tanışmaya başlayalım...

Deniliyor ki, düşen helikopterle ilgili inceleme devam ediyor. Helikopterde, "Helikopter Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemi"nin (HEHSİS) çalışıp çalışmadığına, pilotların devreye sokup sokmadığına bakılıyormuş. Ya da yok füze atıldı mı toz kalkarmış, o görülmüş mü falan. Bunları geçelim.

SUPER COBRA NEDİR?

Düşen bu helikopter öncelikle çift motorlu W modeli olarak bilinen gelişmiş sistemlerle donatılmış Super Cobra. Yani normal tek motorlu Cobra helikopterden iki kat daha güçlü. Ancak, 2012'de ABD'den son olarak 3 adet daha gelse de yıllar içinde kaza ve kırımlar nedeni ile sayısı iyice azaldı. Düşen helikopterin ardından rakam şu an 8. Ayrıca çok kullanıldığından sıklıkla bakıma giriyorlar. PKK'nın 1 numaralı korkulu rüyası. Normal Cobra'dan ise çok var. Test ve eğitim amaçlı olanlar dahil 39 adet mevcut. 

NEREDE VE NASIL OLDU?

13 Mayıs'ta düşen helikopterimiz maalesef Irak tarafından atılan bir füze ile vuruldu. PKK olduğu kesin gibi. 
Olay, güneyde kalan Habur 2 (Habur çayının Irak'a geçtiği kısım) eksenindeki 'Süvari Kotra' hattında gerçekleşti. Bir başka açıdan bakıldığında, sınıra sıfır hattında Çığlı-Serbest-Andaç-Gülyazı-Şenoba-Şırnak uzanımında oldu. Bu bölge Irak'tan gelen PKK'lıların ana geçiş noktalarından biri olması nedeni ile çok kritik. Halen en az 250 teröristin bölgede olduğu sanılıyor.

Bölgeden ulaşan çok güvenilir kaynak raporlarına göre, helikopter o sırada sınırdan Türkiye topraklarına doğru 100 metre içeride ve 6700 feet yükseklikte idi. 

YALNIZ DEĞİLDİ 

Helikopter yalnız da değildi. İkili kol olarak bilinen düzende 2 numaraydı. Yani yanında kendinden kıdemli pilotların da olduğu bir diğer Super Cobra ile birlikte yerde teröristlerle çatışan silah arkadaşlarına hava desteği veriyordu. Ayrıca bir Sikorsky genel maksat helikopteri de bölgeye asker indirdiğinden o alandaydı. 

FÜZE GÖRÜLDÜ AMA SİSTEM ÇALIŞMADI 

Füze ateşlendiğinde diğer Super Cobra pilotları gözle fırlatıldığını tespit etti. Bu sonraki raporlarda da yazıldı. Ancak burada artık maalesef yapacak birşey yoktu. Çünkü, helikopterlerde neredeyse aşağıda yanan çalı çırpının ısısına bile aktif hale geçen hava savunma sistemi çalışmamıştı. Diğer deyişle, bir füze atıldığında cheff-flare olarak bilinen çoklu ısı parçacıkları atarak hedef şaşırtan sistem aktif hale gelmedi. 

SİSTEMİN ADI ASELSAN YAPIMI ÖZIŞIK 

Helikopterde bulunan savunma sisteminin adı ise Aselsan yapımı ÖZIŞIK. Neredeyse tüm helikopterlerde bu var. 

ESRARENGİZ ŞEKİLDE ÇALIŞMADI

Yıllardır gayet de iyi çalışan sistem o gün sadece vurulan değil iki helikopterde esrarengiz şekilde birden çalışmadı. İşte bununla ilgili bir dev soruşturma başlatıldı. Bunu takip edeceğiz. Eğer, her zamanki gibi çalışsaydı bugün pilotlarımız yaşıyor olacaktı. İnsanın aklına burada, 'Acaba bir ülke de elektronik karıştırma mı yaptı?' diye sormak geliyor.

FÜZE RUS MALI IGLA SA-18 

Elektronik Harp Merkezi değerlendirmesine göre, o gün helikopterimizi düşüren füze IGLA SA-18. Yani, iki füze aynı. 4,5 km menzilli, 2 mach (sesin 2 katı) sürate sahip. Bu füzelerden TSK envanterinde de var. Hatta, eski Doğu Bloku ülkelerden birinden alınan bu füze helikopterlerdeki sisteme karşı da Şile'de denenmiş. Sonuçlar başarılı olmuş. O zaman o gün 3 helikopterde birden neden uyarı vermedi ve çalışmadı? 

O FÜZELER AYNI 

Boğaz'dan geçerken, gemisinin üzerinde bir Rus askerin omzunda poz verirken kullandığı füze ile PKK'lının attığı füzenin benzerliği özellikle sosyal medyada çok konuşuldu.

ÇOCUKCA MI, MİSİLLEMENİN İPUCU MU?

Hatırlarsanız, Ankara, Rus askerin İstanbul Boğazı'ndan geçerken bu tür harekette bulunmasını 'çocukca' diye değerlendirmişti. Belki de o gün Rus uçağını Türkiye'nin düşürmesine misilleme olarak bu olacakların bir ipucu verilmişti. Rus sistemini bilenler tarihte misilleme üzerine ne kadar kindar olduğunu hatırlayacaktır.

RUSLARLA SIKINTI BÜYÜK

Başkentte, yeri gelmişken çok konuşulan bir iddiaya daha yer verelim. Suriye'ye yakın hava sahasında ABD'nin tavsiyesi ile uçaklarımız pek uçmuyormuş. Sebebi de uçağının Türkiye tarafından düşürülmesinden sonra, Rusya'nın sınıra çok yakın Suriye topraklarına ileri teknoloji çok hassas hava savunma füzeler yerleştirdiği. İşte bu nedenle, ABD de, olası bir ters duruma karşı Ankara'ya yalnız uçmama tavsiyesinde bulunmuş. 

VE YENİ BOYUTLAR 

Şimdi daha dramatik çok tartışılacak yeni boyutlara geçelim;  

ŞOK UYARI 

Olayın ardından bölgedeki askeri birimlere geçilen şok uyarıya göre, 60 tane karadan havaya atılan Rus yapımı SA-18 benzeri füze, Hakkari, Mardin ve Diyarbakır bölgeleri kırsalında PKK'ya gönderilmiş. Bu konuda aşırı dikkatli olunması istenmiş.

BU SİLAHLARI VE EĞİTİMİ KİM VERDİ?

Bu atılan füze tarzı sistemler için de uzmanlar tarafından kullanıcılara özel bir eğitim verilmesi şart. O zaman terör örgütü PKK'ya sadece bu silahları değil bu eğitimleri de kim verdi? 60 füze... Tıpkı onlarca ton patlayıcı gibi nereden nasıl bu topraklara girer, insanın aklı almıyor. 

ANKARA SORDU MU? 

Ortada resim bu kadar net. Peki şimdi, 'Acaba Ankara Moskova'ya nedir bu füzeler' diye sordu mu? Bu açıdan Genelkurmay'ın yakında yapacağı açıklama işi yeni boyutlara taşıyabilir. 

ATAK HELİKOPTERLERİ NEREDE? 

Daha bitmedi. Yıllarca ilk Türk taarruz helikopteri diye öve öve bitirilemeyen milyarlarca dolarlık Berlusconi ricasıyla yapılan İtalyan menşeli T-129 Atak helikopteri meselesi var. Bu günlerde nerede bunlar diye sordurdum. Gelen bilgiler iç açıcı değil. Halen 9-10 adet var ve sık arıza yapıyor. Hakkari gibi  kritik çatışma bölgelerine pek gidemiyor. Kabul testleri de eksiklerinden dolayı sıkıntılı geçmiş. Daha da araştırdıkça sanki ileride bu konuda daha karanlık dehlizler bizi bekliyor gibi. 

İyisi ile kötüsü ile durumlar böyle...

Yeni Başbakan Binali Yıldırım tıpkı diğerleri gibi terör belasını ülke gündeminden sileceği sözünü verdi. İnşallah başarılı olur. Ama bu sadece silahla değil başka başlıkların da aynı potada eriyeceği bir strateji ile olur. Her gün gelen şehit haberleri insan olan herkesin yüreğini parçalıyor. Yalnız bu işler de sadece slogan atmakla siyasi hırslarla olmuyor. 

Gencecik fidanların toprağa düşmediği, çocuklarımızın daha huzurlu bir ülkede yaşayacağı güzel günlerde görüşmek dileğiyle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
neval kavcar 7 ay önce

yapılan habercilik değil pkk'nın psikolojik üstünlük kazanmasına yardım etmek