Doğu Türkistan Vakfı'ndan 'Bilgi Kirliliği' Açıklaması!
İstanbul'da bulunan Doğu Türkistan Vakfı adına Genel Sekreter Ömer Kul'un yaptığı açıklamada, özellikle Türkiye'de ki komünist kalıntısı bazı yayın organlarında sosyal medyada dolaşan görsellerden yola çıkılarak Doğu Türkistan'daki Çin zulmünün yok sayılmasına tepki gösterildi.

Açıklamada sosyal medyada dolaşan resimlerden bazılarının Doğu Türkistan'da çekilmiş olmadığının zira Çin zulmünün yalnız Müslümanlara değil diğer etnik ve dini gruplara da aynı yaklaşımı gösterdiğine vurgu yapıldı.
Komünist Çin yönetiminin Türkiye'de olduğu yerel Komünist kalıntıları kullanarak bu tür manüpilatif argümanları ortalığa saçarak yaptığı zulmü gizleme çabasına giriştiğinin altı çizildi.

Doğu Türkistan Vakfı'nın yaptığı açıklamanın tam metni şu şekilde:

Kamuoyunun dikkatine,

Bazı medya organları ve sosyal paylaşım ağlarında yer alan “Sosyal Medyada ‘Doğu Türkistan’ ile ilgili bilgi kirliliği” başlıklı haber-yorum tamamen maksatlı olup, Doğu Türkistan’ı keyfi uygulamalarına alet etmekten haz duyan despot Çin idaresinin mağdur ve mazlum Doğu Türkistanlıların haklı ve insani mücadelesini dünya kamuoyu nezdinde gölgeleme çalışması olarak değerlendirilmelidir.

Söz konusu haber-yorumdan da açıkça anlaşılacağı üzere “sosyal medyada” paylaşılan birkaç resim üzerinden Doğu Türkistan’da yaşanan katliamlar, işkenceler, milli ve dini kısıtlamalar “yok gibi gösterilerek” işgalci ve eli kanlı Çin yönetiminin gönüllü avukatlığı yapılmaktadır.

Doğu Türkistan Vakfı olarak, söz konusu iddialar hakkında bazı gerçekleri kamuoyunun dikkatine sunmak isteriz. Öncelikle belirtmek isteriz ki; sosyal medya üzerinden yapılan bütün paylaşımlar, Doğu Türkistan davasına gönül vermiş resmi vakıf ve derneklerin paylaşımları değildir. Doğu Türkistan’da yaşanan olaylara ilişkin insani, dini ve milli sorumluluk taşıyan herkes konuyla ilgili paylaşımlar yapabilmektedir. Elbette yapılan bu paylaşımlarda zaman zaman bazı yanlışlıklar veya hatalar olabilmektedir. Ama bu yanlışlık veya hatalar Çin devletinin Doğu Türkistan’ı işgal altında tuttuğu, katliam gerçekleştirdiği, milli ve dini baskılar yaptığı gerçeğini de asla değiştirmez. Söz konusu bilgi kirliliğinin sebepleri araştırıldığında, Doğu Türkistan’daki insanların ne derece ağır şartlar altında yaşadıkları ve milli ve dini bir mücadele verdikleri de ortaya çıkacaktır.

Dünyanın en büyük açık hava hapishanesi durumundaki Çin, Doğu Türkistan’la ilgili haber, video ve görsel malzemenin dışarıya çıkartılmaması için azami bir sansür ve baskı uygulamaktadır. Bu da zaman zaman kısıtlı olan bilginin kirlenmesine sebep olmaktadır. Bir diğer önemli husus da Çin devletinin yapmış olduğu bilgi kirliliğidir. Çin devleti de, “Doğu Türkistan'da yaşanan olaylara karşı tutumunu meşrulaştırmak veya kendini haklı duruma çıkarmak buna mukabil insanca yaşama arzusundaki topluluklarının kamuoyu desteğini azaltmak, kendisine yönelecek tepkileri de en aza indirmek gayesiyle” bu tür paylaşımlar ve yanlış bilgiler de üretmektedir.

Söz konusu iddialar arasında resimlerdeki kişilerin Doğu Türkistanlı olmadıkları ifade edilmektedir. Elbette Çin’de baskı, şiddet ve işgale maruz kalan sadece Doğu Türkistanlılar değildir. Tibetliler, Moğollar, Demokratik Çinliler ve Falun Gong gibi birçok dini, siyasi veya milli gurup aynı kaderi yaşamaktadır. Söz konusu resimlerden bazıları işte bu topluluklara ait olabilmektedir. Zaten Çin’den ve Doğu Türkistan’dan yeterince objektif bilgi alamayan dünya kamuoyu zaman zaman az da olsa bu hatalara düşebilmektedir. Tekrar etmekte fayda görüyoruz ki; bu resim ve bilgiler ister Doğu Türkistanlı ister Tibetli isterse farklı bir etnik, dini veya siyasi bir gruba ait olursa olsun bu durum Çin’deki devlet terörü gerçeğini değiştirmez.

Değerli kamuoyu;

Söz konusu haber-yorumda Batı dünyasında yaptığı demokratik faaliyetlerle takdir toplayan Doğu Türkistan davasının en büyük sivil toplum kuruluşu olan Dünya Uygur Kongresi, despot Çin idarecilerinin yaptığı gibi açık hedef olarak gösterilmiştir. Aslında bu bile haber-yorumun Çin hariciyesinin dezenformasyon stratejisinin Türkiye’deki taşeronları vasıtasıyla maksatlı bir şekilde yapıldığını göstermektedir. Dünya Uygur Kongresi Başkanı Sayın Rabia Kader’in Amerika’da yaşadığının imalı bir şekilde ifade edilmesi aslında Çin’de her türlü devlet terörünün uygulandığının ve insanların zorla vatanından hicret etmek zorunda bırakıldığının da önemli bir kanıtıdır. Bu durumu, daha basit bir ifadeyle kendileri gibi düşünmeyen herkesi “pan-Amerikanist” ilan etmeyi, hastalıklı komünist fikirlerin tipik bir hezeyanı olarak değerlendiriyoruz.

Çin’deki despot ve eli kanlı rejimin bütün dinlere karşı tavır aldığı belirtilen söz konusu haber-yorum bile acı gerçeği ortaya koymakta olup, dini baskı ve devlet eliyle yapılan terörün sadece Doğu Türkistan’da değil, bütün Çin’de yaşandığının da itirafı hükmündedir. Söz konusu haber ve değerlendirmeler bir bütün olarak incelendiğinde, bunun tek bir kaynaktan çıktığı, Komünist Çin devletinin Türkiye ve dünya kamuoyundaki “kara propagandasının” bir örneği olduğu anlaşılacaktır. Komünist rejimin ateşli taraftarı olduğu görülen bu haber-yorum sahipleri olsa olsa “içimizdeki Çinliler veya Kuzey Kore lideri sevdalıları”dır.

Değerli kamuoyu;

Doğu Türkistan Vakfı olarak, Çin devletinin yerli işbirlikçileri tarafından ortaya atılan ve tamamen haklı Doğu Türkistan davasını Türkiye ve dünya kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma amaçlı bu tür yazı ve değerlendirmeleri açıkça kınıyoruz. Ruhunda ve gönlünde komünist Çin devletinin özlemini ve sevgisini taşıyanların, Çin’deki devlet terörünü anlatmasını, Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dramını paylaşmasını, aziz Türk Milletinin menfaatine işler yapmasını elbette beklemiyoruz. Dünyanın en büyük terör devleti konumundaki komünist Çin’in avukatlığına soyunanları ve maksatlarını bütün kamuoyu çok iyi bilmektedir.

Doğu Türkistan vakfı olarak, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Doğu Türkistan’da yaşanan katliamları, insanlık dışı muameleleri, milli ve dini baskıları anlatmaya, Türkiye ve dünya kamuoyunu doğru bir şekilde bilgilendirmeye devam edeceğiz. Çin devletinin ve onun işbirlikçilerinin yalan haber üretmelerine, kamuoyunu aldatmalarına gücümüz yettiğince karşı duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz… 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ndm 1 yıl önce

bir insanda şeref, haysiyet, vicdan yoksa ona resim ne yapsın..mayası, kanı bozuk olana.