Dinleme Talimatlarını Kim Verdi?
Gümrük memuru içi kaçak kol saati dolu iki bavulu gösterip yolcuya sorar: ‘Bunlarda ne var?’ Kaçakçı gayet sakin, ‘Tavuk yemi’ der. Gümrükçü ‘Aç bakalım’ deyip bavulları açtırır. Hayretle kol saatlerini gösterip ‘Hani tavuk yemiydi?’ diye sorar. Kaçakçı, ‘Ben önlerine atacağım, yerlerse...’ der.

Türkiye’nin her bir uzvuna Kuzey Kore deli gömleği giydirilirken ‘Neler oluyor?’ diye isyan edenlerin önüne atılan tavuk yemi iki kelime: ‘Sizi dinlediler.’

Milyarlarca liralık yolsuzluk mu çıktı?

Cevap: Havuz manşetinde: ‘250 bin kişi dinlendi.’

Evdeki 1 milyar dolar nakit, 10 milyon Euro ihale komisyonu?

Cevap: ‘7 bin kişi dinlenmiş.’

IŞİD’e gittiği iddia edilen yüzlerce tır, silah, füze, uçakla terör örgütlerine silah sevkiyatı?

Cevap: ‘3 bin kişinin dinlendiği ortaya çıktı, işte isim listesi:’

Diyelim ki Hürriyet gazetesi yolsuzluk yazdı. Ertesi gün havuz manşetleri hazır: ‘Aydın Doğan’ı da dinlediler’

TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer ülkenin gidişatından endişelerini sıraladı. Ertesi gün Star ve Yeni Şafak’ta haber hazır: ‘TÜSİAD’ı da dinlediler.’

Hangi yazar yolsuzluk yazdı, dikkat edin ertesi gün haberi hazır: ‘Falanı da dinlemişler.’

Önceki günden taze örnek: On binlerce hukuksuzluğu 6 aya sığdıran Sulh Ceza Hakimlikleri Anayasa Mahkemesi gündemine mi geldi? Cevabı Hürriyet’teki değişmez ergenekon muhabiri Toygun Atilla’da: “AYM’yi de dinlediler.”

Peki AKP’nin kapatılma davası sürecinde AYM üyelerini kim dinletmiş olabilir? Yeterince açık değil mi?

"YOLSUZLUK YOK" DİYEMEDİLER

8 hükümet gazetesi ve TV’sinden teki bile bir gün çıkıp da ‘Yolsuzluk ve rüşvet yok’ diyemedi. Ama ‘Herkesi dinlemişler’ diye diye okurlarını ‘dinleme manyağı’ yaptı!

Serpin tavuk yemini okurların önüne, artık kim ne kadar yerse!

Usulsüz ve kanunsuz dinleme alçaklığını yaptıranlar mutlaka yargılanmalı. Buyrun yargılayın. Ama dinleme emrini yerine getiren masum devlet memurlarını değil, dinletenleri yargılayın. Bir masumu idam etti diye infaz memuru yargılanmaz. İdam emrini veren yargılanır.

DİNLETENLERİ YARGILAYIN

Dinleteni bulmak aşağıdaki iddiaların peşine düşmekten geçiyor.

Kim, siyasi rakiplerini bel altı yöntemlerle ekarte etmeye uğraşıyorsa rakiplerini o dinletmiştir.

Kim, ihalelerin kime verileceğiyle tek tek ilgilendiyse iş adamlarını o dinletmiştir.

Kim, geçmişte ‘kendi emrine girsin diye’ medya patronlarına şantaj için astronomik vergiler salmışsa ve halen ‘Ya biat edersiniz veya vergi cezaları yolda’ diye küçük tetikçilerine yazılar yazdırıyorsa medya patronlarını o dinletmiştir.

Kim, medyayı avucuna almak için uzaktan kumanda cihazı gibi çalışan hükümet komiserlerini medya gruplarına yerleştirmiş, ‘Alo Fatih, Alo Mustafa, Alo Akif’  türevleriyle medyanın boğazına çökmüşse gazetecileri ve yazarları o dinletmiştir.

Kim, Fenerbahçe kongrelerini dizayn etmek için telefonda lobi üstüne lobi yapıyorsa külüp yöneticilerini o dinletmiştir. Hatta içeri attırmıştır.

Kim, 17 Aralık sabahı kagıt öğütücü cihazlarla akşama kadar akrabalarını seferber ettirip kan ter içinde ‘dinleme kayıtları olması muhtemel delilleri’ yok ettirdiyse o dinletmiştir.

Kim, gitmemek üzere devlete çökmüş, yargıyı avuçlamak için yıllardır çalışıyorsa yargı mensuplarını o dinletmiştir.

Kim, Baykal kasetini okuma gözlüğüyle incelediği ortaya çıkmışken suçu başkalarına atıyorsa o dinletmiştir.

Kim, yasal olmayan yollardan elde edilmiş “ananas, tesbih...” gibi masum içerikli dinlemeleri bile yüzlerce defa kullandıysa muhtemelen o dinletmiştir.

Kimin için ‘güvenini kazanma ve gözüne girme yolu’ olarak ‘kendisine dinleme kaydı ulaştırmak’ en sağlam yöntem ise, kimin için Yeni Şafak’ta “TAPELERLE YÜKSELDİ” manşeti doğruysa o dinletmiştir.

Tüm büyük ülkelerin gayet rahat bir şekilde ‘Evet sizi dinledik’ itirafına kedi yavrusu kadar miyavlayamayıp tepki veremeyenler kendi yaptırdıkları dinlemeleri masum insanlara  faturalayıp aslan taklidine girişiyor.

Her şey bu kadar açık ve net iken hala kol saatlerine tavuk yemi muamelesi yapan bir kısım meclis erkânı ister istemez Aziz Nesin’in o meşhur sosyolojik tespitini hatırlatıyor.

Neyseki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok sık tekrarladığı cümle var: “Müddei, iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İspatlamayan şerefsizdir.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.