Davutoğlu: Avrupa bizim kaderimizdir ama...
Başbakan Ahmet Davutoğlu İstanbul'da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda konuştu.
 

İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

- Bu organizasyonu gerçekleştirmek için İstanbul'u seçtiğiniz için teşekkürler.

- En doğru karar zaten İstanbul'un seçilmesidir. Napolyon'a atfedilen bir söz var. Bütün dünya bir imparatorluk olsa başkenti  İstanbul olurdu.

- Bölgesel kalkınma konuşulacaksa en doğru yer İstanbul'dur. Burası dünyanın nabzının attığı şehirdir. Dünya finansal sisteminin dayanıklılığını güçlendirmek sorumluluğumuz var. Dünyada artık herhangi kriz olduğunda  bundan etkilenmeyecek toplum yoktur.

KRİZİ DERİNLEMESİNE HİSSETTİK

- Biz Avrupalılar bu krizi derinlemesine hissettik. Avrupa’da yaşanan krizi kendi krizimiz gördük.

- Avrupa’da yaşanan krizi kendi krizimiz gördük. Politik depremin ortaya çıkardığı daralmalar aslında bölgesel krizin daha derinlemesine olmasına yol açtı.

 
-2008 ekonomik krizinin olduğu sıralarda Ali Babacan'dan Dışişleri Bakanlığı'nı devralmıştım. O zaman bir muhasebe ihtiyacı duyduk. Şimdi dönüp 5 yıla baktığımızda Türkiye finansal sarsılmalara dayanabilmişse geliştirdiği politikalar etkili olmuştur. Yeni bir vizyon ilan ettik.
 
-2009 yılında bir çok Ortadoğu ve Balkan platformlarında 4 ilkeyi öne çıkardık. Yeni bir üst düzey siyasal diyaloğa ihtiyaç var, güvenlik sistemine ihtiyaç var, siyasi kültüre ihtiyaç var dedik.
42 ülkeden 72 ülkeye çıkardık vizesiz seyahat etmeyi.
 
- Bizim sınırlarımız doğal sınırlar değil geçişken sınırlar. Vizeleri her ülkeyle vize serbestliği anlaşması yaptık. Avrupa yapmadığı için, şimdi daha iyi durumdayız inşallah daha iyi olacak, girişimcimiz ne kadar çok ülkeye giderse o kadar çok gelişme gösteririz diye düşündük.
 
- Bölgesel barışa katkıda bulunmaya çalıştık. komşularla ticaret yüzde sekizden yüzde 35lere çıktı bu da bölgeye hareketlilik kazandırdı.
 
IŞİD'İN YAPTIĞINI 4 YIL ÖNCE BİZ YAPTIK
 
- Nasıl şimdi IŞİD sınırları kaldırdığını duyurdu bunu şiddetle yaptılar tabi, asıl biz 4 yıl önce bunu ekonomik yollarla yaptık.
 
- Arap Baharı'na ilk tepkimiz büyük bir ümit tepkisiydi çünkü soğuk savaş Doğu Avrupa'da bitmişti ama Ortadoğu'da dvam ediyordu. Bize geçmişte demokrasi dersi vermeye kalkanlar o bölgeyi terk etse de biz o bölgeyi terk etmeyeceğiz.
 
- Sadece İsrail tehdidi ve Filistin meselesinden kendilerini meşrulaştırmaya çalışanlar vardı.
 
HERKES ESAD'A SAVAŞ AÇTIĞINDA BİZ DESTEKLEDİK
 
- Beşar Esad’a “eğer bir ülkede eski cumhurbaşkanları eski başbakanlar huzur içinde yaşayabiliyorsa o ülkede demokrasi vardır. Eğer eski cumhurbaşkanları, başbakanlar ya hapiste ya mezarda ya da yurt dışındaysa o ülkede demokrasi yoktur” dedim.
 
- Biz ülkede eski cumhurbaşkanı ve başbakanlar ya hapiste ya sürgündeyse orada demokrasi yoktur. Hapiste Mübarek, toprakta Kaddafi. Biz aylarca Esad'ı ikna etmeye çalıştık. Sünni dünya Beşar Esed'e savaş açmışken biz destekledik çünkü barışçıl yönden döndürmek istedik.
 
BU GİZLİ BİR IRKÇILIKTIR
 
- Oryantalist bir tavır kendini ortaya koydu. Böyle bir düşünce vardı: Bu müslümanlar ancak sopalı bir lider tarafından yönetilebilirler. Bu gizli bir ırkçılıktır. İslam dünyası da demokrasiyi yaşar yaşatılırlar.
 
 
İSLAM DÜNYASI IŞİD'LE ANILAMAZ
 
- Dünyada her millet, her dinden insan nasıl demokrasiyle idare edilebilme kapasitesine sahipse çok köklü siyasal kültüre sahip İslam toplumları da demokrasiyi hem yaşatırlar, hem geliştirirler. İslam dünyası IŞİD'le anılamaz.
 
- Mısır'dakiler Türkiye'den gördüler ki İsrail'in zulmü arkasında ancak demokrasiyle durulabilir, onlar da bunu talep etmeye başladılar. Vatandaş olarak seslerini yükseltmek istediler ve rejimler buna dayanamadı. 
 
MÜBAREK TWİTTER'A FACEBOOK'A DAYANAMADI
 
- Nesiller değişiyor, gençler aynı liderleri görüyordu.1988’de ben doktoramı yazarken Mübarek iktidardaydı. Bilgisayar, internet icat oldu Mübarek iktidardaydı.  Mübarek Twitter'a Facebook'a dayanamadı. 2011 devrim yılıydı. 2012 yılı ümit yılıydı. 
 
-O günden bugüne herkes pozisyon değiştirirken ilkeli bir şekilde aynı yerde durduk. Biz baskılarla büyümüş bir nesiliz. O gençlerin neler hissettiğini biliyoruz.Çünkü demokrasinin değerini en iyi biz biliriz. Darbelerle büyümüş bir nesiliz.
 
-2012 yılında uluslararası destek göremediler. hangi Avrupa ülkesi ekonomik mucizelerini 1 yıl içinde gerçekleştirdiler? 
 
-Gerçek demokratlar seçim sandığı üzerinden soru sormazlar. 
 
-Biz Mısır'ı müttefik olarak görmek istiyoruz. Mısır bize benzer. kalıcı istikrar anca demokrasi ile sağlanabilir. Gelelim Suriye'ye. Kimyasal silah kullanıldığında cezalandırılacağını açıklıkla deklare ettik. Yeni nesiller gelecekte Suriye'yi utanç sayfası olarak yazacaklar. Olabilecek bütün insanlık suçları Suriye'de işlendi. Kimyasal silah kullanıldı. Açlıkla insanlar ölüme götürüldü. 50. fotoğraf yayınlandı. uluslararsı toplumun tepkisi ne oldu?
 
MÜLTECİLERİ SORGULASAYDIK IŞİD ONLARI ÖLDÜRÜRDÜ
 
-Mülteciler için sınırı açtığınızda insanlara sorgu yapamazsınız. 3 gün içinde 138 bin mülteci geldi. Soru sorsaydık 138 bin kişiyi almamız 10-15 gün sürerdi. IŞİD de onları öldürmüş olurdu. 
 
-Türkiye kendi alınteriyle Suriyeli mültecilere 3.5 milyar dolar harcadı. Analarının ak sütü gibi helal olsun.
 
Bir Avrupalı Bakan “IŞİD’e karşı savaşmak için Suriye rejimi ile işbirliği yapalım” teklifi yaptı. IŞİD’le mücadele için Suriye ile işbirliği yapılırsa IŞİD’in militan sayısı artar. Kendini dışlanmış hisseden Sünniler IŞİD'e kayar. Bizim IŞİD benzeri terör örgütlerine karşı tavrımız kesindir. IŞİD herkesten çok Türkiye'ye tehdittir.
 
AVRUPA BİZİM KADERİMİZDİR  AMA AB'NİN DE BUNU GÖRMESİ LAZIM
 
Halkımız bizden memnunsa meşruiyetimizin tartışılmasına izin vermeyiz. Avrupa bizim kaderimizdir. Ancak Avrupa’nın da bunu görmesi lazım.
 
Biz gümrük birliğinin paçasıysak Avrupa’nın serbest ticaret anlaşmalarını tek taraflı olarak yapmasına bir son vermesi lazım. Tamam belki siyasi olarak bir parçası değiliz ama ekonomik olarak parçasıyız.
 
-Bizim vizyonumuzun birinci temeli insani temeldir. 
 
-Dünyada hiçbir düzen insandan daha değerli değildir. Bu insani sebep dolayısıyla dünya sussa, Türkiye yardıma devam edecek.
 
ÇÖZÜM SÜRECİ TEK GERÇEK BAŞARIDIR
 
-İkincisi ulusal vizyonumuz. Demokrasi, demokrasi, demokrasi... Çözüm süreci bölgede tek gerçek başarıdır.  2015'te seçim var. Halkımız bizden memnunsa meşruiyetimizin tartışılmasına izin vermezyiz. 
 
-Üçüncüsü bölgesel vizyonumuz. İster Balkanlar'da, ister Kafkaslar'da demokrasinin gerekliliğidir. 
 
-Dördüncüsü Avrupa vizyonumuz. 
 
5 YILDIR ANLAMIYORUM
 
-Gümrük Birliği'nin parçasıysak Avrupa ekonomik geleceğini bizimle planlamalı. Siyasi olarak değil ama ekonomik olarak Avrupa'nın bir parçasıyız. O zaman gelecek planlamasını bizimle yapmak zorundalar. Avrupa'nın stratejik perspektifi Türkiye'nin üyeliğine bağlı. Ukrayna kriziyle hesaplaşacaksanız Alternatifi Türkiye'yi entegre etmektir. Hem TANAP üzerinden Avrupa'ya enerji aktaracağız hem de küçük bir ülke yüzünden dışında kalacağız. Ben bunu 5 yıldır anlamıyorum. 
 
BM ZAMANLA ANLAMINI YİTİRİR
 
-Son olarak uluslararası vizyonumuz. BMGK yapılarını 5 ülkenin nasıl bloke ettiğini, Suriye konusunda milyonların mülteci olmasına engel olunamadığı bir dünyada bunu sormamız lazım. Bu yapı değişmezse, BM zamanla anlamını yitirir. 
 
-Artık hepimizin kaderi birbirimizle ilişkili. Birlikte bir çözüm bulmak zorundayız.
 
-Tekrar Dünya Ekonomik Forumu'na hoşgeldiniz diyorum.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.