'Çözüm Süreci' hızlandıkça, bölücü istekler tavan yapıyor!

6-7 Ekim olaylarıyla tıkanan çözüm sürecinin yeniden hareketlendiği günlerde, "uçakta Kürtçe anons istemi" Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden (DHMİ) veto yedi. ‘Kürtçe anons’ talebine “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” yanıtı geldi. 

Kürt yurttaşların Türkçe ve İngilizce’yi yeterince bilmemesinin büyük sorun yarattığını belirten Karaman, Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberien göre Ankara 9’uncu İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Dava dilekçesinde şunları kaydetti:

“Uçuş öncesi, sırası ve sonrasındaki uyarı ve anonslar; ana dili Kürtçe olup Türkçe ve hele İngilizce bilmeyenlerce anlaşılmamaktadır. Örneğin, telefonların kapalı tutulması yönündeki uyarı, en iyi Türkçe anlayan tarafından, ‘Telefon ile konuşmama’ olarak anlaşılmakta ve uçuş boyunca telefonlar açık tutulabilmektedir.”

ucak.20141202105436.jpeg

"HER YOLCU KENDİ DİLİNDE ANONS TALEP EDERSE KAOS YAŞARIZ"

Resmi dil olmadığı için Kürtçe anons talebinin “makul” olmadığını iddia eden DHMİ, “Her yolcu kendi dilinde ve lehçesinde anons talep ederse havaalanı işletiminin yaşayacağı kaos ve fiili imkansızlık aşikardır” dedi.

"DAVACI SIKINTI YAŞADIĞINI KANITLAYAMAZ"

DHMİ, savunmasında davacı Karaman’ın hukuk fakültesi mezunu ve avukatlık yapan biri olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olan Türkçe’yi bilmediğini iddia edemeyeceğini belirtti; “Davacı, anons ve ikazlar nedeniyle sıkıntı yaşadığını kanıtlayamaz. Siyasi mülahazalarla açıldığı aşikar olan bu davada menfaat koşulu oluşmadığından davanın reddi gerekir” savını öne sürdü.

"RESMİ DİL OLMADIĞINDAN KÜRTÇE ANONS YAPILMASI MAKUL BİR TALEP OLAMAZ"

DHMİ savunmasına şöyle devam etti: “Uçuş Bilgi, Anons ve Danışma Hizmetleri İşletme Talimatı’na göre anonsların Türkçe ve İngilizce yapılacağı yönünde düzenleme bulunduğu belirtildi. Dünyadaki uygulamalarda olduğu gibi anonsların resmi dilimiz ve uluslararası havacılık dili olan İngilizce yapılması zorunluluktur. Resmi dil olmadığından Kürtçe anons yapılması makul bir talep olarak kabul edilemez.”

‘"YASAKLAYICI BİR HÜKÜM BULUNMUYOR, TAMAMEN KEYFİ BİR UYGULAMADIR"

Avukat Mahsuni Karaman’ın bu savunmalara cevabıysa şöyle oldu: “Ancak kendi vatandaşına yönelik böyle bir kabulü öngörmüyor. Bunun ne uluslaraarası hukukta ne de pozitif hukukta yeri var. Yasaklayıcı bir hüküm de bulunmuyor. Tamamen keyfi bir uygulamadır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.