Çin'den Türkiye'ye 'PKK' Tehdidi!
İşte Vahdet Gazetesine Konuşan Akyol'un O Sözleri:

Ramazan’ın başlangıcından bu yana katledilenlerin sayısı nedir?

Doğu Türkistan kapalı bir kutu gibi. Çin dışarıdan basını almıyor ve dünyayı kendisi bilgilendiriyor. Dolayısıyla Çin basını öldürülenlerin sayısının on kat daha azını bildiriyor. Örneğin, Urumçi katliamında dünyaya 180 kişinin öldürüldüğünü bildirdi ama 18 bin kişiyi katletmişti. Son aldığımız haberlere göre yüzlerce ölü ve yaralı var, hatta asfaltları kandan temizlemek için yıkamışlar. Askerler elinde sopa bile olmayan 10 kişiyi birlikte gördüğünde ateş açıyor.

Ramazan’da içki festivallerine Müslümanları hangi yöntemlerle zorluyorlar?

Çin, ağır cezalar almış Müslüman Uygur gençlerini cezalarını affetme vaadiyle Kaşgar, Hoten gibi İslam’a daha düşkün bölgelerde düzenlenen sazlı sözlü bira festivallerinde içki içme yarışı yapmaya zorluyor. Bu duruma Müslüman Uygur halkı tepki gösterince otomatik silahlarla kadın, çocuk gözetmeden ateş açıyorlar.

Aslında Çin’in bütün yolları kullanarak İslam’a savaş açtığını söyleyebilir miyiz?

Elbette. Yıllardan beri yapılan soykırıma rağmen bu milleti yok edemedilerse bunun nedeni Doğu Türkistanlıların İslam’a sımsıkı sarılmalarıdır.  Çin, adı Vahhabilik olan uydurma bir inancı destekliyor. Fitne, fesat sokan bu anlayış, Uygur Müslümanları arasında yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

 Sizin yaşadığınız, şahit olduğunuz zulüm örnekleri nelerdir?

11 yaşındayken köyümüzde gözümün önünde işkence ile 4 ihtiyarı öldürdüler. Babam Çin’e karşı gelen bir yazar olduğundan 16 yıl hapis yattı. 12 yaşındaki abim ve 11 yaşındaki ablam zorla tarlada çalıştırılırdı. Köydeki mescidimizin üzerinde bir çan vardı. Her ay köy basılır ve Kur’anlar toplanırdı. Dedelerimiz evlerin altındaki hendeklerde mum ışığında Kur’an alfabesi ve surelerini öğretirlerdi. Köyümüzde eli kürek tutan herkes zorla çalıştırılırdı. Sabah içtimasından sonra tarlaya gitmeden önce herkes Mao resminin önünde şu selamı verirdi: “Ey yüce Mao, ben bugünkü hizmetimi kusursuz yerine getireceğime dair sana söz veririm.” Akşam tarladan gelince de selam tekrarlanır, yani Mao ilahlaştırılırdı. 

 Çin başka hangi yöntemlerle Müslümanlara zulmediyor?

Son 10 senedir genellikle gece genç kızları alıp götürüyorlar ve akıbetleri belli değil. Son gelen bilgilere göre kaçırılan bu gençlerin iç organlarını sattıklarını, etini ise yediklerini haber aldık. İlkokul çağındaki çocuklara bile Ramazan geldiğinde oruç tutmasın, tutuyorsa bozsun diyerek öğretmenin önünde zoraki süt, meyve suyu içiriyorlar. Üniversite öğrencilerine zaten oruç yasak. Camiye sayıları onu geçmeyecek şekilde 35 yaş üzeri Müslümanlar girebiliyor. Uygur lokantalarını Ramazan’da zoraki açtırıyorlar.

Sürgünler devam ediyor mu?

Evet şu anda kasabadan 1 nüfus gittiği zaman yerine Çinli 10 nüfus getiriyor, verimli topraklara yerleştiriyorlar. Çin, sürgün ettiği zaman dış dünyaya hesap vermek zorunda kalacağından baskı yaparak Müslümanları sınıra yönlendiriyor ve kaçma fırsatı veriyor. Son zamanlarda Malezya’ya, Tayland’a, Pakistan’a on binlerce Uygur Türkü kaçtı. Bunlardan bine yakını ise Türkiye’ye geldi. Pakistan’a sürgün edildiğimizde Ziyaül Hak babama dünyanın hangi ülkesine gitmek istediğini sorduğunda babam, cebinden çıkardığı Türk parasının üzerindeki ay yıldızı göstererek, “Türkiye’ye gitmek istiyorum. Benim çocuklarım bundan sonra bu bayrağın altında yaşayacak” cevabını vermişti.

Çin, Türkiye üzerinde çok yönlü bir baskı oluşturmaya çalışıyor diyebilir miyiz?

Çin’in Ankara Büyükelçisi yıllık 30 milyon dolar harcıyor. Bu parayı bizim gibi çalışan teşkilatların faaliyetlerini kısıtlamak için kullanıyor. Ayrıca bazı milletvekillerini, üst düzey emniyet yetkililerini, bürokratları, bize el uzatan kişileri Çin’e turistik seyahatlere götürerek propaganda yapmak için harcıyor. Hatta bir milletvekilimiz seyahat sonrası bana, ‘Biz gittik gördük, sizin anlattığınız gibi değil’ demişti. 

Çin ekonomik gücünü de kullanarak Türkiye’ye ‘Siz Uygur Türklerine sahip çıkarsanız biz de PKK’ya sahip çıkarız’ şeklinde tehditler yapabiliyor. Çin Büyükelçiliği yıllardan beri bütün meyve, sebze, et ihtiyaçlarını PKK grubunu destekleyenlerden yaptığı alışverişle karşılıyor. Ayrıca Çin, sırf Türkiye’de eğitim gören Uygur öğrencileri kendi safına çekmek için Uygur Öğrenci Topluluğu adı altında bir grup kurarak ilk defa Türkiye’de Nevruz kutladı ve katılan öğrencilere bin ila 7 bin dolar arasında yardım yaptılar.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.