Celal Adan:Bugünkü nokta sürpriz değil
Türkiye’de yaşanan terör olayları ve IŞİD’e düzenlenen hava harekatı… Etrafı ateş çemberine dönen Türkiye, pozisyonunu nasıl belirlemeli? Bölgede yaşanan savaşa Türkiye dahil mi edilmek isteniyor? Üst üste gelen terör saldırıları ne anlama geliyor? MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, Hukuk Ajansı’na çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan: Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin dönem dönem yaptığı açıklamalara bakılınca bugün gelinen noktanın sürpriz olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü bizim yakın coğrafyamızda veya daha farklı bir ifadeyle, geçmişte 400 yıla yakın yönettiğimiz bu coğrafyadaki kargaşaları iyi bildiğimizi söyledik. Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne Türkiye’nin çok ciddi bir şekilde soyunması gerektiğini ve oradaki gelişmelerde taraf olunmaması gerektiğini söyledik. Fakat 13 yıllık iktidar daha değişik bir politika uygulayarak, hem Suriye’de, hem Irak’ta değişik bir takım davranışlarla, yanlış anlaşılmalarla, Türkiye’yi sıkıntılara sokacak bir süreçle baş başa bıraktığını görüyoruz.

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuku var"

Türkiye’de terör hadisesi, terörden çıkarılarak Kürt sorununa dönüştürüldü. Eli silahlı terör örgütüyle Oslo’da, Habur’da eşkıya başını muhatap alarak, tutuklu bulunduğu cezaevinde kendisiyle görüşerek bu memleketin polisine, askerine, jandarmasına, devletin birlik ve beraberliğine, tarihine kurşun sıkan bir örgüt Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde meşru bir şekilde ve Türkiye’de yaşayan Kürtlerin siyasi olarak liderliğine taşınmasına vesile oldu.

"Telafisi çok zor olacak bir takım olayların altına imza atıldı"

Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok zor şartlar altında kurulurken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuku var. Şırnaklı, Bitlisli hangi haklara sahipse, Samsunlu, Giresunlu, Ordulu da aynı haklara sahip. Kardeşlik hukukunu bozan, milletin merhametine, tarihine kurşun sıkan ayrılıkçı, ırkçı bir terör örgütü Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından meşrulaştırılmak istendi. Hem Habur’da, hem Oslo’da bu sürecin altında kalan siyasi iktidar, çözüm sürecinin altında da kalarak Türkiye’yi tahrip eden, telafisi çok zor olacak bir takım olayların altına imza attı.

"Türk milleti tüm bunları çözecek güçtedir" 

Ancak cumhuriyetimizin birlik ve beraberlik kararı Türk devletinin, Türk milletinin tarihten gelen, temel kodlarını kavramış, coğrafyasının hassasiyetlerini bilen, milletimizden güç alan Milliyetçi Hareket Partisi iktidarı ve Türk milleti tüm bunları çözecek güçtedir. Eli silahlı terör örgütü 13 yıldır Türkiye’yi tehdit etmektedir. Defalarca televizyona çıkıp söyledik, bugün şu dakikada bile Türk devletinin giremediği mahalleler söz konusudur. Dağda eli silahlı terör örgütü vardır. Vergi toplayan, adam kaçıran bu örgütün temsilcileriyle hükümetin yan yana Dolmabahçe Sarayı’nda görüntü vermesi, eşkıya başının 2013’te bir tek Türk bayrağının olmadığı Diyarbakır’da mesajının okutulması, kaçırılan rehinelerde destek alınması, 6-7 Ekim tarihinde Diyarbakır’ı yakarken terör örgütünden destek istenmesi gibi bu tür aşağılık iradeler Türk milletinin iradesi değildir. Bu ancak AKP’nin beceriksiz, bilinçsiz, tarih ve milli şuurdan yoksun kadrolarının yapabileceği konulardır.

"Gerekli hassasiyeti göstererek tezkereye destek verdik"

Türk milleti 7 Haziran seçimlerinde bu yanlışlığa ‘dur’ demiştir. Yüzde 50 oranında Milliyetçi Hareket Partisi’nin oylarını artırarak, MHP’nin hem iç politikadaki, hem dış politikadaki tutarlılığına dikkat etmesi konusundaki uyarısını yapmıştır. Türkiye bunları aşacaktır. İstanbul’da, Ankara’da, Türkiye’nin birçok ilinde 2,5 milyon denetimsiz Suriyeli yaşamaktadır. Bu son derece önemli bir olay, kimin terörist, kimin hırsız, kimin çeteci olduğu belli değildir. Suriye olayları devam ederken, Suriye’de muhtemel gelecek bir olaya karşı anında müdahale edilmesi konusunda bize tezkere getirdiler, Milliyetçi Hareket Partisi olarak gerekli hassasiyeti göstererek tezkereye destek verdik.

Yaşanan gelişmelerde muhtemel bir göç dalgası olabilir, Afrin’den Kandil’e kadar hilal şeklinde bir güvenlik konsepti oluşturalım, dedik hükümet öngörüşsüzlüğüyle bu teklife itibar etmedi. 100 bin kişi alacağız dediler, 100 bin 2,5 milyon insana çıktı. Dolayısıyla Türkiye bu denetimsiz 2,5 milyon insanı taşımakta zorlamaktadır. Dünyada kimse bunu taşıyamaz. Dışarıda ve içerde Türk milletinden güç alarak bir iradenin ön plana çıkma dönemi gelmiştir. Adalet ve Kalkınma Partililer akıllarını başlarına toplamalılar, Allah’tan ve milletten başka hiçbir güce dayanmadan stratejilerini belirlerse Türk milleti bundan kazançlı çıkacaktır.

"Türk devletiyle kimsenin uğraşmaması lazım"

Türkiye bu sorunları aşacak güçtedir. 11 milyon nüfuslu yarısı aç, yarısı çıplakken kurulan devletin hukuku kardeşlik hukukudur. Türkiye’de, Türk Devletinin kuruluş iradesiyle çatışan alçaklar var, namussuzlar var, ahlaksızlar var bunu açık ve net söylüyorum. Dolayısıyla Türk devletiyle kimsenin uğraşmaması lazım, devletin milli iradesiyle, devleti kuran iradeyle kimsenin çatışmaması lazım. Anayasanın ilk 4 maddesini Türkiye’de hiç kimse, hiçbir varlık tartışmaya cesaret etmemelidir. Çünkü geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi’nin akiller filan derken bir sürü insan Türk Devleti’nin kuruluş iradesini tartışmaya başladığı, TC’lerin kaldırıldığı, “Türk” kelimesinin anayasadan çıkarıldığı iklim 7 Haziran’da bitmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş iradesi her Türkiye’de yaşayan vatandaşın onurudur, şerefidir, haysiyetidir. Dolayısıyla Türkiye 7 Haziran seçimlerinden sonra milletimizin verdiği uyarıyla kendini toplayacaktır.

Sinem Sena AYDIN/HUKUK AJANSI
Anahtar Kelimeler:
MhpSuriyeCelalAdanSuruç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.