Çağlayan, Bağış ve Güler Meclis\'te iddialara cevap verdi

17 Aralık operasyonu sonrasında bakanlıktan istifa eden Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Meclis'te hakkında verilen fezleke hakkında savunmasını yaptı. Çağlayan, 700 bin liralık saat hediyesi iddiasıyla ilgili olarak "Bedeli tarafımca ödenmiş ve mal beyanıma girmiştir" dedi. Eski AB Bakanı Egemen Bağış da "17 ve 25 Aralık darbe girişimlerine ilişkin paralel medya bir iftira ortaya attı. Usulsüz ihale ve personal alımına yönelik iddialar ortaya attılar. AB Türkiye'ye müfettişler gönderdi. Hiçbir usulsüzlük olmadığı ortaya çıktı. Hayatım boyunca ailemin, partimin başını öne eğecek bir şey yapmadım. Rüşvet aldığım iddiası külliyen yalandır" dedi. Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler de "Ben hukuken elde edilmiş olmasına değil, içeriğine bakarım demek hukuku katletmektir. Bu soruşturmada bir bakan şüpheli olarak addedilmiş, hakkında 8,5 ay soruşturma yapılmıştır. Bir bakan şüpheli olarak addedilemez" ifadelerini kullandı. Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise konuşmama kararı aldı.

Zafer Çağlayan konuşmasında başlamadan önce oturumu yöneten Meclis başkanvekili Meral Akşener’den 10 dakikanın yeterli olmadığını ve savunma yapacağını söyleyerek ek süre istedi. Akşener ise danışma kurulundan böyle bir karar gelmediği için talebe olumlu cevap veremeyeceğini ifade etti. Bu duruma AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli itiraz etti. CHP ve MHP grupları da tartışmaya katılınca Akşener oturuma 10 dakika ara verdi. Aradan sonra Çağlayan tekrar kürsüye geldi.

İşte Çağlayan’ın konuşmasından satır başları:

"17 Aralık’tan itibaren sistematik bir itibarsızlaştırma çalışmasıyla karşı karşıya kaldık. Bunları kamuoyu ibretle izledi. Hala savcılık tarafından yürütülen soruşturmada gizlilik kararı olmasına rağmen hakkımdaki iddialara delilleriyle cevap vereceğim. Bunları konuşarak aslında suç işliyoruz. Büyük bir iftira büyük bir yalanla karşı karşıyayız."


700 bin liralık hediye saat iddiası


"Bahse konu saatin bedelinin tarafımca ödendiğini belirtmiştim. Diyorum ki bu saat tarafımca alınmıştır bedeli tarafımca ödenmiş ve mal beyanıma girmiştir."


Reza Zarrab'ın uçağıyla Umre iddiası


"Defalarca umre ziyareti yaptım. Söz konusu ziyareti ben bir acenta üzerinden yaptım ve tüm masrafları tarafımca ödendi. Bu bir itibarsızlaştırma operasyonudur. Umre konusunun gündeme gelmesi Türk milletinin dini duygularının istismar edilmesi çabasıdır."


1,5 ton altın iddiası


"Gana’dan geldiği iddia edilen uçaktaki 1,5 ton altınla ilgili şahsımla ilgili adli operasyonu engellediğim iddia edildi. Gana’dan gelen uçak gerekli belgeleri sunamadığı içi işlem yapılmıştır. Daha sonra belgeler tamamlanmış ve uçak Dubai’ye gitmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına hükmetmiştir. Altın ithali gümrük vergisi ve KDV’ye tabi değildir. Ortada 1 lira vergi kaybı yoktur. 

Reza Sarraf’ın İran’a yapılan ihracatlarda komisyon oranının düşürüldüğünü sağladığım iddia edildi. Halkbank bir yandan kamu bankası bir yandan da 1980’den itibaren İran’da temsilciliği olduğu için devredeydi. Piyasa koşullarına göre komisyon oranlarının normal olduğu çok net bir şekilde ortaya konmuştur. Tamamen ulusal ve uluslararası şartlara uygundur."

Konuşma süresi bittiği için Çağlayan’ın mikrofonun sesi kesildi. 1 dakikalık ek sürenin ardından çağlayan kürsüden indi ve ilk olarak milletvekili sıralarında oturan Erdoğan Bayraktar’la el sıkıştı.

Bağış: Gerçekler ortaya çıkacak

Zafer Çağlayan'dan sonra kürsüye eski AB Bakanı Egemen Bağış geldi. Egemen Bağış, Meclis'te kürsüde açıklamalarda bulundu.

Bağış'ın konuşmasının satır başları şöyle:

"Bu çirkin iftiraların hedefinde olmak çok yaralayıcı. 17 Aralık'tan bu yana hedefine ulaşmak için her yolu deneyen çirkin bir örgütün hedefi olduk. Hukukun en temek ilkeleri ayaklar altına alındı.

Tehditle şantajla bizi soruşturmayanlar siyasi iftiralarla başvurdu. İftiralar yargısız infazlar devam ederken, biz milletin kürsüsünde kendimizi anlatmak için milletin kürsüsüne çıkmayı bekledik. Hain kumpası bugünden itibaren milletimizle paylaşacağız.

Gerçekler ortaya çıkacak. Ne tür iftiralarla insanların hakkında tecavüz edildiği ortaya çıkacak. Dokunulmazlıkların arkasına saklanmayacağız. Dün bize ilticacı yaftasını yapıştırmaya kalkanlar, montaj ses kaydıyla imanımızı sorgulamaya kalktılar. O kayıt aleni bir montajdır. O ihanet merkezlerinde üretilen montaj ve dublajlarla insanlar tehdit ediliyor.

17 ve 25 Aralık darbe girişimlerine ilişkin paralel medya bir iftira ortaya attı. Usulsüz ihale ve personal alımına yönelik iddialar ortaya attılar. AB Türkiye'ye müfettişler gönderdi. Hiçbir usulsüzlük olmadığı ortaya çıktı. Hayatım boyunca ailemin, partimin başını öne eğecek bir şey yapmadım. Rüşvet aldığım iddiası külliyen yalandır. 

Rıza Sarraf'ı 5 yıldır tanıyorum. 3 kez toplamda 1.5 milyon dolar rüşvet aldığım söyleniyor, külliyen yalandır. 12 yıllık siyasi hayatım boyunca birçok kişinin vize almasına yardımcı oldum. Yüzbinlerce vatandaşımızın, vize başvurularında insani çerçevede yardımcı oldum."

Güler: İtibarsızlaştırmaya yönelik bir operasyondur

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler de Meclis'te kürsüden hakkındaki iddialara yanıt verdi. Güler'in konuşmasından satır başları şöyle:

"Bu soruşturma maddi delillerden çok itibarsızlaştırmaya yönelik bir operasyondur. Operasyondan önce bütün gizlilik kuralları çiğnenerek bazı basın kuruluşlarına servis yapılmıştır. Soruşturmanın belli bir süre beklenerek yapılması da manidardır. Bakanların şüpheli olarak addedildikleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının haberi yoktur. Emniyet Genel Müdürlüğü operasyon yönetmeliğine de burada uyulmamıştır.

Oğlumun ve diğer şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan mali şube müdürü görevden ayrılanlar soruşturmadan 1 gün sonra tam 308 sayfalık bir dosya hazırlanıyor ve imzalatılmak isteniyor. Bu operasyonu yapanlar kendilerini hakim ve hatta TBMM’nin yerine koyarak kesin bir biçimde suç nitelemesi yapmışlardır.

TBMM soruşturma komisyonun yapabileceği işlemler adli kolluk kuvvetleri tarafından yapılmıştır. 17 Aralık’ta oğlumla yaptığım iddia edilen telefon görüşmesi maalesef konuşma yaptığım telefon ile arama sırasında orada bulunan avukatın konuşmaları yok.

Ben hukuken elde edilmiş olmasına değil, içeriğine bakarım demek hukuk katletmektir. Bu soruşturmada bir bakan şüpheli olarak addedilmiş, hakkında 8,5 ay soruşturma yapılmıştır. Bir bakan şüpheli olarak addedilemez."

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise konuşmama kararı aldı. 

Konuşmaların tamamlanmasıyla 4 eski bakan hakkında Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin gizli oylamaya geçildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.