Bülent Arınç :  Devlet Bahçeli'ye inanmak istiyorum

Eski TBMM Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, erken seçim kararının alınmasının ardından 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün isminin çatı aday olarak konuşulmasına ilişkin, “birkaç hususu yanlış buldum'' açıklamasında bulundu. “14 Mayıs 2000 Fazilet Partisi kongresinden beri bir kader beraberliğimiz var. Onun Tayyip Bey'in karşısına geçecek olmasını kabul edemeyiz'' ifadelerini kullanan Arınç, Gül için ''Her şeyi benimle paylaşan insanların bu konuyu benimle paylaşmamalarına şaşırdım'' açıklamasında bulundu. 'Erdoğan'ın çok hatası olsa dahi kendi geleneğimizde dava arkadaşımızın karşısına çıkıp muhalefetin adayı olmak yok'' diye Arınç, “Erdoğan'ın yoluna devam etmesi lazım, burada ben nefsime uyup da 'şununla bir kavgaya gireyim' diyemem” sözlerini kaydetti.

Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları konusunda değerlendirmede bulunan Arınç, ''Genelkurmay Başkanı dahil, 102 kişi için tutuklama kararı geldiğinde yüzümüz kıpkırmızı oldu, utandık, Başbakan'ın 'ne yapıyor bunlar' dediğini hatırlıyorum. Ancak hepsinin masum olduğunu söyleyemem'' diye konuştu.

 FETÖ ile mücadele konusunda ''Darbe girişimine katılanlar ayrı. Okullarına çocuk göndermiş, bankacılık işlemi yaparken mevduat göndermiş, bunların masum olduğunun anlaşılması lazım. 15 Temmuz'dan sonra bunların bir örgüt olduğu ortaya çıktı'' ifadelerini kullanan Arınç, “Benim sadece 15 Temmuz'u bilememek gibi bir suçum varsa, herkesin suçu bu, kimse bir darbe girişimi beklemiyordu'' dedi.

Habertürk TV'de Kübra Par ve Eren Eğilmez'in yönettiği programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışması

''Gül'ün ismi üzerinde muhtemel bir cumhurbaşkanı adayı olarak konuşulması eski. Ancak çatı adayı olarak gösterilmesi, erken seçimin ardından gündeme geldi. Bunda birkaç hususu yanlış buldum'' 

''Biz birimizin hayır diyeceğine evet demeyecek isimlerdik. Parti'yi yeni kurduğumuz halde 15 ayda 363 vekil çıkardık. Pek çok parti baraj altı kaldı. Millet bizim aile fotoğrafımızı beğendi. Erbakan hocanın yanında başladığım siyasi tecrübeme 7 Haziran'da son verdim. 2007'de de 2011'de de hepsinde de başarı elde ettik. 7 Haziran'da millet bize bir ders verdi. Dersi ne kadar aldık bilmiyorum. 1 Kasım'da tekrar zafer elde ettik''

“Gül’ün Tayyip Bey'in karşısına geçecek olmasını kabul edemeyiz'' 

“14 Mayıs 2000 Fazilet Partisi kongresinden beri bir kader beraberliğimiz var. Onun Tayyip Bey'in karşısına geçecek olmasını kabul edemeyiz'' 

 ''Her şeyi benimle paylaşan insanların bu konuyu benimle paylaşmamalarına şaşırdım''

''Ankara'daki arkadaşlarıma sordum. 'Bu gelişmelerden haberiniz var mı?' dedim. On kişiden biri biliyor çıktı. Abdullah Gül, Bir gelişmeyi bekliyor ve bu gelişmenin sonucunu aldıktan sonra karar verecek veya bu tekliflere hayır diyecek diye düşündük''

''Erdoğan'ın çok hatası olsa dahi kendi geleneğimizde dava arkadaşımızın karşısına çıkıp muhalefetin adayı olmak yok''

''CHP İnce'yi aday yaparak, doğrusunu yaptı”

"CHP doğrusunu yaptı: Kötülemek için söylemiyorum. Gül söz konusu olduğunda CHP’den desteklemeyecek büyük bir kesim var. Nitekim Özgür Özel ve diğerleri ‘Gül bizim adayımız olamaz’ dedi ve en doğrusunu yaptı CHP. Kendi içinden birinisi aday gösterdi. Bütün oylarını konsolide etmiş oldu. İYİ Parti’deki oylarını da aldı. Sayın Erdoğan’ın karşısına ciddi bir aday olarak, ciddi derken onu zorlayabilecek diyorum, konuşmalarıyla kastetmiyorum, çıktı ve seçim çalışmaları devam etti. Çok iyi bir seçimve gidişatını beğeniyorum."

"Erdoğan'ın yoluna devam etmesi lazım"

''Çeteleyi tutmuşsunuz, bu kadar yeterli. Ben 7 Haziran 2015’te aktif siyaseti bıraktım. Ben kendi kararımla siyasete veda ederken bazı hataları gördüm. Siyaset belirli bir ufukla yapılır. Bizim geleneksel siyaset anlayışımızda beğenin beğenmeyin liderimiz Recep Tayyip Erdoğan. Parti eşittir Recep Tayyip Erdoğan noktasına gelmiş. Sıkıntıya düşmüşseniz sizin veda etmeniz lazım. 

Yanlış gördüğümü zamanında ve zemininde söylerim, dışarıda bana sorulursa da doğru düşüncemi söylerim. Ama Erdoğan'ın yoluna devam etmesi lazım, burada ben nefsime uyup da 'şununla bir kavgaya gireyim' diyemem. Kendi tarzımı böyle tercih ettim. Dışarıda yaptığım eleştirilerde tepki aldığımı gördüm. Parti tabanında da Erdoğan nezdinde de bu oldu. Ben alkış almak için hataları söylemiyorum''

'Sayın Erdoğan'ı seviyorum ve O'na güveniyorum. Bizi kuruculuktan çıkaranlar vardı ama Sayın Erdoğan çağırdı, konuştuk.”

17-15 Aralık operasyonları

"FETÖ dediğimiz örgütün o zamanki görünüşü bir cemaat olduğu şeklindeydi. Eğitim, diyanet hizmetleri yaptığını görüyorduk. Bunlar gönüllü beraberliklerdi. Mesela ben siyasi hayatımda bunlardan oy almamışım, oy istemişim, para vermemişim, para almamışım. Benim tek günahım Türkçe Olimpiyatları'na destek olmam. Türkçe Olimpiyatları'nı düşünün ki Moğolistan'dan, Zanzibar'dan, Madagaskar'dan gelen çocuklar sizin oyununuzu oynuyor, türkünüzü söylüyor ve İstiklal Marşı'nızı söylüyor. Bunun dışında benim sağda solda yaptığım açıklamalarım vardır.

Biz şüphesiz 17-25'ten sonrasında yaşadığımız olaylarda bunların illegal bir yapılanma olduğuna inandık ki MGK'da bu tarifi yaparken bizzat kaleme aldığımız insanlar oldu. 15 Temmuz'da da bunun silahlı bir harekete dönüştüğünü gördük. Daha o gece bunları konuştuk. 250'ye yakın vatandaşımız şehit olmuş, 2 binden fazla yaralımız var. Meclis'imiz, Genelkurmay bombalanmış, Genelkurmay başkanı, kuvvet komutanları derdest edilmiş. Fiilen bir darbe var. Teşebbüsünü bile bırakın. Bunun müsebbinin de kim olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız, Genelkurmay Başkanı açıkça ortaya koymuş. Ondan itibaren bizim "FETÖ" dememiz ne kadar haklı ise bununla mücadele etmemiz de o kadar haklıdır.

15 Temmuz sonrasında da öncesinde de söylediklerim vardır. Ama bunlara bir sempatimiz varsa ki vardı. Bugün de sempatiden dolayı yargılananların yargı kararıyla suç işlemedikleri kararı da ortaya çıkıyor, ki bu doğrudur. Önemli olan fiili darbe girişimine doğrudan ve dolaylı destek olanların hukuki durumudur. Ama okullarına çocuk göndermiş, bankalarında işlemler yapmış insanların masum olduklarını düşünmemiz lazım öncelikle. 15 Temmuz'dan sonra da biz bunlara karşı çıktık. Bunların eylemlerine karşı çıktık. Kesinlikle hizmet hareketiydi, cemaatti değil 'bunlar bir örgüttür' şeklinde karara vardık."

Ergenekon ve Balyoz süreci

Bülent Arınç'a, Ergenekon Balyoz döneminde cezaevine girmiş olan, yazıları bir yerlerde yayınlanmış olanlar, 'biz bu yapının bedelini ödedik, en şiddetli dozda uyardık ama suçlandık' dediği hatırlatıldı. Arınç'a 'askeri darbe girişimleri ve darbe planlarının taslakları var mıydı' sorusu da soruldu.

Arınç, 2009'dan sonra Ergenekon Balyoz planları üzerinden yürüyen süreçler için ''Türkiye bağırsaklarını temizliyor''sözü ile  ''İyi ki bu komutanlarla biz savaşa girmemişiz'' sözlerini hatırlattı. TSK ile alıp veremediği olmadığını aktaran Arınç müdahale ve muhtıralar dönemleri olduğunu hatırlattı. Türkiye'de TSK içindeki cuntacılık faaliyetlerinin yeni olmadığını ekledi.

Arınç ''Bu faaliyetler gündeme getirildiğinde 'hayır bu olamaz' diyemezdik.'' dedi. Ama bunun yanından Ergenekon soruşturmalarında, alçak ve hain savcılar, bunu da şunu da diyerek, orgeneralinden astsubayına kadar içeriye atmaya başladılar'' ifadelerini kullandı.

Arınç ''Genelkurmay Başkanı dahil, 102 kişi için tutuklama kararı geldiğinde yüzümüz kıpkırmızı oldu, utandık, Başbakan'ın 'ne yapıyor bunlar' dediğini hatırlıyorum. Ancak hepsinin masum olduğunu söyleyemem'' dedi.

(Cumhurbaşkanı adaylarının TRT'ye söylemleri) '6.5 senede iki gensoru yedim TRT konusunda. Oktay Vural imzalamıştı. Ben ilk geldiğimde elektrikten yüzde 3.5 kesiliyordu 2'ye indirdik. Kamu yayıncısı demek rating kaygısı olmayan eğitici haber verici bir yayın. Ben iyi bir genel müdür ile çalıştım. Hantal yapı hafifledi. TRT partizanlık yapıyor diyebilirsiniz ama kamu yayıncısına ihtiyacınız var. Aksi takdirde TRT5 olmaz, TRT World olmaz. Toplumun her kesimine hitap eden kanalları olması lazım. Benim zamanımda biz kanuna koydurttuk RTÜK denetliyordu. Doğrudan bağlı kuruluşlar vardır, ilgili kuruluşlar vardır, RTÜK ilgili kuruluştur. TRT'de partizan bir kadrolaşmanın benim zamanımda olmadığına inanmıyorum.

Gezi olaylarının başında CNN INT, Russia Today, BBC Türkiye'ye gelmişler, savaş muhabirlerini getirmişlerdi. Türkiye'den yer gök ayağa kalkıyor diye bir ayaklanma oldu görüntüsü veriliyor. İran'ın bile İngilizce kanalı vardı. Gezi olayları olduğunda uluslararası kuruluşlar yayın yapıyor, dünya penguen koyan kanalları değil, onları seyrediyor.  Bunu görünce gittim TRT'yi topladım, 'Ne oldu TRT İngilizce' dedim. Kem küm ettiler. İlgili arkadaşı görevden aldık. TRT World öyle açılabilidi'' ifadelerini kullandı.

(Arınç’ın damadının FETÖ’den yargılanması) Mahkeme devam ediyor. Şunu söyleyeyim, sayın Gökçek herkesin bilmesini istediği için herkesin bildiğini düşünüyorum. Pırıl pırıl bir insandır. Biz kendisinden çok memnunuz. FETÖ darbe girişimi olduktan sonra açığa alındı sonra ihraç edildi, 1 yıl sonra tutuklandı. 5 gün sonra itiraz sonucu adli kontrolle serbest kaldı. Bunlara yargı süreci olarak bakıyoruz. Ben engelleme gücüne sahipsem bu süreçlerin hiçbirinin olmaması lazımdı. FETÖ ile iltisaklı diye suçlanan bir sürü insanın hakim, savcı, akademisyen olduğunu düşünürsek, tutuklamanın istisnai bir süreç olması gerekir.

HDP'liler için de bunu söylemişimdir. Maktul oradadır, elinde silah ile yakalanır, bunda geçerli olmaz. FETÖ ile iltisaklıların hakim savcı olduğunu dikkate alırsak, ben tahliye esastır diyorum. Dosyadaki delillerin zayıflığı nedeni ile serbest kalmıştır. (Damadı) Daha fazla delillere dair de söylerim de dava devam ediyor.

Gökçek açıklaması

Gökçek'in söyledikleri yüzünden ailem mağdur oldu. Dileyecekse ailemden özür dilesin. Erdoğan Demirören bugün rahmetli oldu. Ucunda ölüm var. Parsel parsel satma dediğim hayır faaliyeti diye arsalar verildi. Sonra hangi parsel olduğu gazetelerde çıktı. Hayır faaliyeti denildi ama hayır faaliyetindeki aslan payının cemaatte olduğunu gördük. 

Cumhur İttifakı kuruldu muhalefete 'Hadi siz de kurun ittifakınızı' denildi; HDP'de ittifakın içinde bulunsun oradan yüklenelim dediler, HDP çok doğru bir manevra yaptı. AK Parti, Saadet Partisi'ni yanına alabilmeliydi, Saadet Partisi'ne değer vermek lazım, bunu da birileri duysun.

Biz zarar göreceksek en çok bu edepsiz takımından göreceğiz. Erdoğan'ı korumak adına Erdoğan'a zarar veriyorlar. Troller troliçeler artık kimlerse. Temel Karamollaoğlu yumruğunu kaldırmış, puroyla falan güzel şeyler ama eline rakı verip de bunu yayın demek olmaz. 

(Yüzde 50+1 AKP'yi zora mı soktu?)  ''Bunu parti içerisindekilere sormak lazım, haklısınız. Ama bu sistem AK Parti ve MHP ortak teklifi ile geldi. Referandumla da kesinleşti. Seçimden sonra bakmak lazım. Örneğin İnce 'ben bunu gelince değiştireceğim' derse demek ki sorumluluktan kaçan bir insan, bu yetkileri kendi kullanmak istemiyor demektir'' 

Genelkurmay Başkanı Akar ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'ın Abdullah Gül'ü ziyareti

''Abdullah Gül ziyaretini nezaket ziyareti kabul ediyor musunuz'' sorusuna Arınç, ''Kalın Türkiye'nin yetiştirdiği başarılı insanlardan biridir, Erdoğan'a da Gül'e de bana da yakındır. Sayın Akar'da Sayın Gül ile Kayseri'den tanışırlar. Adaylık ile ilgili 'acaba ne düşünüyorsunuz' diye sormaya gitmiş olabilirler. Sayın Gül de nezaket ziyareti olduğunu ifade etti.'' cevabını verdi.

(Abdüllatif Şener'in CHP'den aday olması) Şener, 1991'de parlamentoya girmiştir, samimi bir Milli Görüş'çüdür. Adaylığımızı açıkladığımız gün de cesaretle yanımızdaydı. AK Parti'nin kuruluşunda da çok istifade ettik. Sonra muhalif duruma düştü. Bu kendsinin verdiği bir karardır. Muhalif bir hareket kurmuş insanlara ben üzülüyorum. İnsanlar ayrılabilir ama Sayın Erdoğan'ın karşısına çıkmamaları gerekirdi. Sayın Bekaroğlu bize gelmeden Saadet'ten ayrılarak CHP'ye gitti. Ben bunu doğru bulmam ama arkasından ağır eleştiri yapmayı da doğru bulmam. Ayrılmış ama karşıya geçmemiş insanların kazanılmasından yanayım. Aramızdan arkadaşlarımızın ayrılmasından ben mutlu olmam, bir çay bardağını bile kaybetme lüksümüz yok. Rakip olmuş kimselerin gelmesi kendi iradeleri ve partinin kabulüne bağlıdır'' cevabını verdi. 

(Demirtaş'ın tutuklu bulunması) Hiçbir siyasetçinin cezaevinde olmasını istemem ama Demirtaş hakkındakı iddialar çok ciddi. Ben Kobani sürecini Başbakan Yardımcısı olarak yaşadım. Propoganda eksikliği yok. Cezaevinde olması popülarite kazandırdı. Kürt kardeşlerimi tanırım bir mağduriyet onları birleştirir, bir ölüm onları birleştirir. Yaşanan mağduriyetin oy olarak döneceği kanaatindeyim. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dadaş 3 ay önce

sende utacak surat var mı