Binali Yıldırım: Oylar çalındı siyaseten bir söylem derken kasıt, vatandaşın iyi anlaması için

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun “AK Parti olduğu düşünülenlere pusula verilmedi” iddiasına verdiği yanıtı değerlendirdi. Büyükşehirde kullanılan oy sayısının fazla olduğunu belirten Yıldırım, “Oylar çalınmasa daha fazla olacaktı. O zırva, onun bir anlamı yok” diye konuştu.

İttifaklarda yer almayan bazı partilerin 23 Haziran’da yapılacak seçimde İstanbul Büyükşehir Belediyesi adaylarına çekmeleri ve Saadet Partisi’nin (SAADET) seçilme kararıyla ilgili soruya Yıldırım, “Onların kararıdır, hayırlı olsun. Ama Saadet Partisi’ne oy veren kardeşlerimizin, büyük oranda bana oy vereceklerini düşünüyorum” şeklinde konuştu.


 
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Habertürk Televizyonu’nda Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul’daki seçimi iptal kararını gerekçesinde, AK Parti’nin oyların çalındığı iddiasının yer almamasını nasıl değerlendirdiği sorulan Yıldırım, “Gerekçeli karada oyların çalındı diye bir tarafında söylemini yazacak halleri yok. Biz bunu neden söylüyoruz? Bu oylar çalınmadıysa 29 bin 400 olarak açıklanan oy farkı nasıl 13 bin 700 seviyesine nasıl düştü?” dedi.

‘OYLAR ÇALINDI HUKUKİ BİR TERİM DEĞİL’

“İki aday arasındaki oy farkı binde 1.5” diyen Yıldırım, “Sayım yaptığımızda düzeltmeler oluyor. Geçersizler geçerli hale geliyor. Her iki adayın da ya oy kaybetmesi lazım ya da kazanması lazım. Burada böyle olmuyor. Aradaki fark bizim lehimize yarı yarıya azalıyor. Normal mi? Biz durup dururken itiraz etmedik. Bu anormallikleri görünce itiraz ettik. Oylar çalındı siyaseten bir söylem derken kasıt, vatandaşın iyi anlaması için söylediğimiz bir şeydir, hukuki bir terim değil. O anlamda söyledim” ifadelerini kullandı.

‘BAZI SANDIKLARDA OY PUSULASI BİTTİ DENİLDİ’

“Bakıyor seçmene; diyelim ki AK Parti adayına verecek gibi anladığı seçmene büyükşehir pusulasını vermiyor” açıklamasına CHP’li rakibi Ekrem İmamoğlu’nun büyükşehirde kullanılan oy sayısının ilçelerde oy sayısından fazla olduğunu söyleyerek yanıt vermesini ise nasıl yorumladığı sorulan Yıldırım, şunları söyledi:

“Fazla olması çalınmadığı anlamına gelmez. Çalınmasa daha fazla olacaktı. O zırva, onun bir anlamı yok. O niye söyledim? O gün insanlar sürekli beni aradı, bizi 2 tane oy pusulası veriliyor, üçüncü pusulayı istediğimiz zaman bazıları verdi, bazıları bitti diyor. Her oy pusulasından da seçmen sayısından fazla var. Beni kim arar, AK Parti seçmeni arar. Bizim hangi mahallede hani seçmenin ağırlıkta olduğu bellidir, seçmen kümelenmesi var. Bana gelen telefonlarda AK Parti seçmenin ağırlıkta olduğu yerler.”

‘YSK BENİ MAĞDUR ETTİ’

CHP’nin iptal kararıyla ilgili açıklamalarını eleştiren Yıldırım, “CHP Antalya’da, Mersin’de, Ankara’da kazanınca demokrasi var, hukuk var; İstanbul’da çalma var, şaibe var, her türlü özensizlik var; bunu YSK ciddi bulup seçim tekrarına karar verince hukuk yok. YSK oluyor çete. Böyle bir anlayış olabilir mi?” dedi.

Adli ve idari soruşturmaların yapılacağını belirten Yıldırım, “Ben üç türlü mağdurum. Bir YSK yapması gereken işleri doğru yapmadığı için, beni mağdur etmiştir. İki oylarımız bu yanlış işlemden dolayı yerini bulmadığı için mağduriyetim var. Üçüncü de oy veren 8 buçuk milyon İstanbullu mağdur” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu’nun da mağdur olduğu yönündeki açıklaması hatırlatılan Binali Yıldırım, “Biz derdimizi anlatıyoruz, arkadaşımız da anlatacak, kamuoyu da kararını verecek” ifadelerini kullandı.

‘KILIÇDAROĞLU, ALGI OPERASYONU YAPMAYA ÇALIŞIYOR’

YSK Başkanı Sadi Güven’in iptal kararına muhalefet şerhindeki itirazın zamanında yapılmadığı ifadesi sorulan Yıldırım, şu yanıtı verdi:

“Bana göre Sadi Bey bir şeyi gözardı ediyor. Yasaya göre sandık kurullarının kesinleşmeden önce bize verilmiyor. Yani siz sandık kurullarında kimin görevlendirildiğine dair bilginizin olmasına imkan yok. Görev alacakların bilgileri partilere verilmiyor. Bilgisine sahip olmadığınız listenin doğru olup olmadığını neye göre iddia edeceksiniz? İstiareye mi yatacağım, rüyamda mı göreceğim? Onun için bu söyleneni tutarlı görmüyorum. Gerekçeli kararda sadece iptal sebebi bu değil. Ayrıca bunların yaptığı işlemlerin sonuca etki değiştirecek olup olmadığına da bakılıyor. O bakımdan bu düşünceye katılmıyorum.”

Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iptal kararından vicdani rahatsızlık duyan ciddi bir muhafazakar seçmen kitlesi olduğu iddiasını, “O algı operasyonu yapmaya çalışıyor. Öyle bir şey yok. Bizim tabanımız çok iddialı. Haksızlığa uğradığımız, verilen oyların yerini bulmadığı yönünde çok güçlü bir kanaati var. Bunu sahada görüyorum” şeklinde yorumladı.

‘İFTAR FOTOĞRAFINA KURGU DEMEK O İNSANLARI AŞAĞILAMAKTIR’

İftar için ziyaret ettiği bir evde masa olmasına rağmen yer yemek yediği eleştirilerine yanıt veren Yıldırım, “Yer sofrasının siz yarısını görüyorsunuz. Benden sonra oturanlar var. O arkadaki masaya da 4 tane sandalye sığmıyor. Bunlar, buradaki insanlara da saygısızlıktır. Biz gittik iftara 2 dakikada var. İçeri girdik, bu yer sofrasını bulduk ve hemen oturduk. Benim, ‘Kaldırın kardeşin şunu, ben yerde yemek yemem’ mi demem gerekiyordu. Ben yer sofrasında yemek yiyerek bugünlere geldim. Köyüme gidince de yer sofrasında yemek yerim. Bu ayıp bir şey mi ya? Kurgu demek algı operasyonudur, bu insanları aşağılamaktır. Bunu yapanları kınıyorum” dedi.

Didem Arslan Yılmaz’ın Yıldırım ve İmamoğlu’na canlı yayına çıkma çağrısı yaptıkları, İmamoğlu’nun olumlu yanıt verdiğinin hatırlatması üzerine Yıldırım, “Olabilir, bakarız. Benim tek başıma verebileceğim bir karar değil ama prensip olarak olabilir, niye olmasın?” karşılığını verdi.

‘ERBAKAN’IN HAYALLERİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜK’

İttifaklarda yer almayan bazı partilerin 23 Haziran’da yapılacak seçimde İstanbul Büyükşehir Belediyesi adaylarına çekmeleri ve Saadet Partisi’nin seçilme kararıyla ilgili soruya Yıldırım, “Onların kararıdır, hayırlı olsun. Ama Saadet Partisi’ne oy veren kardeşlerimizin, büyük oranda bana oy vereceklerini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Saadet Partisi’nin kurucu lideri Necmettin Erbakan’ın üniversitede hocası olduğunu söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti:

“Ondan çok şey öğrendim. Erbakan hoca hayatı boyunca milli ve yerli vurgusu yaparak siyasi ömrünü tamamlamıştır. Türkiye’nin özgün savunma sanayinin olması gerektiğini söylemiştir. Hayatı boyunca da hep partisinin kapatılmasına karşı mücadele etmiş bir insandır. Vesayete karşı onurlu bir duruş ortaya koymuştur. Büyük bir liderdir, Allah mekanını cennet eylesin. Dolayısı ile onun takip ettiği yolu, onun sağlığında kısmen de olarak gördüğü birçok şeyi onun öğrencileri olarak Recep Tayyip Erdoğan ve biz gerçekleştirdik, onun hayalini gerçeğe dönüştürdük. Savunma sanayi yüzde 64 yerli orana çıktı. Bugün artık darbe girişimlerinin karşısında ceketini alıp giden siyasetçiler yok. Saadet Partisi’nden kardeşlerimiz elbette oy verirken bu durumu değerlendirecekler. Geçmişte kendisine bu kadar eziyet eden siyasi yapıya destek vermeyecekleri tahmin ediyorum, bekliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.