Başbakan Yıldırım'dan Bakanlar Kurulu sonrası açıklama

 İşte Yıldırım'ın açıklamasından satır başları:

Daha hayatının baharına bile gelmemiş çocukları, çocukları kullanarak katleden alçak terör örgütlerini en ağır kelimelerle lanetliyoruz. Vatandaşlarımızın acılarını paylaşıyoruz. Milletimizin acısını paylaşıyoruz. 

Bu sabah resmi konutta, CHP ve MHP genel başkanları sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile bir araya geldik. 15 temmuz başarısız darbe girişimi sürecinde başlattığımız dayanışma ve işbirliğinin ülke menfaatleri, Türkiye’nin geleceği konusunda o günden bugüne kadar büyük bir kararlılıkla devam ettiriyoruz. 7 Ağustos’ta Yenikapı’da yaşanan ve Türkiye’ye yeni kapılar açan o birlik beraberlik ruhunu devam ettirmek, ülkemizin terörle mücadelesinde, ülkemizin iç ve dış sorunlarını kolayca aşmasında temel konularımızda beraber hareket etmek tabiatıyla her bakımdan milletimize ve ülkemize büyük bir katkı sağlıyor. 

Bu sabah ki toplantıda da sayın genel başkanlara, ülkemizin başını ağrıtan birkaç temel konuda bilgi verme fırsatı bulduk. Özellikle uzun süreden beri devam etmekte olan terörle PKK terörüyle yaptığımız mücadelede geldiğimiz noktayı ve bundan sonra ki hareket tarzımızı anlatma fırsatı bulduk. Ve bazı detayları da kendileriyle paylaştık.

Bunun yanı sıra Türkiye Suriye ve Irak’ta uzun süreden beri devam  istikrarsızlık nedeniyle büyük bir zorlukla karşı karşıya. Toplam Suriye ve Irak’la 1250 km ötesinde ortak sınırımız var. Bunlarla ilgili düşüncelerimizi ve hareket tarzımızı paylaşma fırsatı bulduk. Özellikle Suriye konusunda neler yaşanabileceği konusunda fikir alışverişinde bulunma fırsatımız oldu. Türkiye’nin duruşu çok nettir. Suriye bugün 6 seneyi bulan bir iç savaşla maalesef enerjisini günden güne kaybediyor. Milyonlarca masum vatandaş ülkelerini terk etme zorunda kaldı, 500 bini aşkın insan da anlamsız savaşta hayatını kaybetti. Suriye’de huzur ve istikrarın tekrar sağlanması, bizce bölge için yapılabilecek en önemli iş olarak yerini almış durumda. 

Burada taraflar var, taraflar kim? Rejim. Diğer taraf kim? Suriye muhalifleri. Bir de terör grupları var, DEAŞ PYD YPG gibi. Diğer taraftan koalisyon güçleri var, bir de rejimin davet ettiği Rusya var. İran ve Suudi Arabistan’ı da dahil edebiliriz. Bütün bu tarafların aklı selimde bir araya gelip, Suriye’de akan kanın durması ve tekrar bütün Suriyelileri temsil edecek bir yönetim şeklinin oluşması esastır. Bizim önemle üzerinde durduğu konu çok nettir. Suriye’nin bölünmemesi, toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesi. Herhangi bir etnik gruba avantaj sağlayacak yeni bir yapıya müsaade edilmemesi. Türkiye’nin güneyinde bir Kürt oluşumu meydana getirmek, başka bölgelerde de başka oluşumlar meydana gelmesine zemin hazırlamak…

Bu asla bizim kabul edeceğimiz bir şey değildir. Esasen Suriyelilerin de kabul edeceği bir şey değildir. Bu esastan hareketle, Türkiye, yakıdnan ilgili İran başta olmak üzere, Rusya, Amerika, hatta bazı körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan’ın da rol alacağı bir modelle artık daha fazla zaman kaybetmeden Suriye’de yeni bir sayfanın açılması hayati öneme sahip. Bunun üzerinde elimizdeki en güncel bilgileri ve çalışmaları ifade ettik.


Irak’ta da toprak bütünlüğü ve üniter yapının muhafaza edilmesi konusundaki hassasiyetimizi ifade ederken, bir yandan da Irak’ın özellikle Kuzey Doğu’sundan ülkemize dönük saldırılara karşı tedbir alma hakkımızın saklı olduğunu ifade ettik. Musul’un kurtarılmasına dönük faaliyetleri izliyoruz ve bunları tasvip ediyoruz. Bu anlamda Irak’ta da taraflarla yakın işbirliği içerisinde daha istikrarlı ve merkezi yönetimin bütün ülkede söz sahibi olacağı bir durumun sağlanması için türkiye olarak gereken katkıyı vermeye devam edeceğiz.

Rusya ve İsrail ile ilişkilerimiz normalleşti. İlişkilerin daha da geliştirilmesi memnuniyet verici. Burada süratle kaybedilen zaman kazanılmaya çalışılıyor. Ancak son zamanlarda İsrail’in Gazze bölgesine karşı giriştiği hava saldırısının da asla sivillere yönelik bu saldırıların onaylanmadığını açık bir dille ifade etmek isteriz. Bizim İsrail ile ilişkilerimizin normalleştirilmesi, Filistinlilerin haklı davalarına karşı duruşumuzu, onlarla birlikte hareket etmemizi asla engellemez, durdurmaz. 

Bugün Bakanlar Kurulu’nda ele aldığımız çok önemli bir konu var. O konuda özellikle çukur siyasetinin başladığı şehir ve ilçeleri işgal girişiminden sonra başarıyla burada güvenlik güçlerimizin yaptığı operasyonlarla beraber, bölgenin imar edilmesi, yeniden burada hayatın süratle normalleşmesi, bölgeye yatırımların hızlı şekilde gelmesi anlamında, uzun bir zamandan beri devam eden, doğu ve güneydoğuya yönelik yatırım teşvik ve destek projelerini nihayet tamamladık. Bunlarla ilgili detaylı açıklamayı esasen bugün yapmayacağız. Bölge illerinde peyderpey giderek, gençlerimize kadınlarımıza vatandaşlarımıza, beraber olup o açıklamaları beraber yapacağız.

Daha önce kamuyla paylaştığımız gibi, iki husus var. Bunlardan bir tanesi, özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’de hayatın süratle normale döndürülmesi ve ekonomiyle ilgili konuların hiç gecikmeye mahal vermeden çözümlenmesi…

Bu anlamda parlamento bombalanmasına rağmen bir gün bile kapalı kalmadı. Hem darbe öncesi ve sonrası, her biri reform niteliğindeki düzenlemeler yaptık. Bunun içinde, yatırımcılarımızın işini kolaylaştıran çok ciddi teşvikler var. Ayrıca iş adamlarımızın, sanayicilerimizin, küçük esnafımızın, vatandaşlarımızın devletle davalarını anlaşma yoluyla çözecekleri kapsamlı kararlar aldık. Vergi borcunuz varsa ödeyememişseniz, yeniden yapılandırma, faizlerini affetmeden tutun, stok fazlasının çözülmesine, kasa fazlasının halledilmesine, bazı varlıkların kayıtdışı veya yastık altı varlıkların bankalara yatırılarak herhangi bir takibata mahal vermeden ekonomiye kazandırılmasına, ayrıca yurtdışından da nakit transferi yapmak isteyenlere vergi incelemesine hacet kalmaksızın bunu sağlamalarına imkan veren düzenlemeler yaptık. Şehit ve gazilerimizle ilgili düzenlemeler yaptık. En az 100 farklı konuda bir çok düzenleme yaptık.

Türkiye’nin önünde güzel günler var. Uzlaşma ortamının devam ettirmek için iktidar sorumluluğunu bilerek hareket edeceğiz. Ülkenin ana meselelerinde iktidar muhalefet ayrımı olmayacak. Millet ayrışma istemiyor.

Temel konularda iktidar muhalefet ayrımı yapmayacağız. Zannediyorum önümüzdeki 5-10 gün içerisinde bu çalışma bir noktaya gelecek ve genel başkanlara sunulacak. Biz de anlaştığımız maddeleri Meclis’e getirerek oylama suretiyle kısmi de olsa bir değişikliği milletin ihtiyacı olan ve vesayet döneminden kalan maddeleri değiştirmiş olacağız. Böylece tam manasıyla kapsamlı anayasa olmasa bile, yeni anayasaya giden yolda yeni bir adımı anlaşarak uzlaşarak yapabilmeyi başaracağız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.