Başbakan Erdoğan\'ın tehlikeli oyunu

Başbakan Erdoğan'ın 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet bataklığından çıkmak için yangına körükle gittiğini, toplumu kutuplaştırdığını, kamplaştırdığını, ayrıştırdığı ve böldüğünü söyleyen Ahmet Hakan, "Çünkü istiyor ki: Kamplaşma olsun, tarafgirlik artsın, sonuna kadar cepheleşme olsun. Herkes gettolarına çekilsin istiyor. Kendi gettosundakilerin oylarını sorgusuz sualsiz alabilsin. “Benim gettomda kalanların oyları bana yeter” diye düşünüyor. “Gettomun desteğini alayım, gerisi hiç mühim değil” diye düşünüyor." tespitinde bulundu.

İşte Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm;

Başbakan’ın tehlikeli oyununa gelmeyelim

- Ölümler ölümlere ulandığında.
- Nefretler nefretlere karşılık geldiğinde.
- Gencecik insanların bedenleri toprağa düştüğünde.
- Yumruklar sıkıldığında.
- Sokaklar karıştığında.
- Provokatörler işbaşı yaptığında.
- Kamplaşma arttığında.
- Çatışma tehlikesi baş gösterdiğinde.
- Huzur kaçtığında.
- Düzen bozulduğunda.
Herkesten ama herkesten daha çok...
Başbakanlar çok derin bir kaygıya kapılırlar.

Bu yüzden...
Var güçleriyle “Sağduyu” çağrısı yaparlar.
Hiç bıkmadan, hiç usanmadan “Kardeşlik” vurgusu yaparlar.

Bizim Başbakan ne yapıyor?
Yalancıktan da olsa...
- “Sağduyu aman sağduyu” diyor mu?
- “Kardeşlik de kardeşlik” diye tutturuyor mu?

Hayır! Demiyor, tutturmuyor.
Tam tersine yangına körükle giden bir tutum alıyor, bir üslup kullanıyor.

Mesela...
Her konuşmasında en az seksen kere “Onlar” diyor.
Her konuşmasında en az seksen kere “Biz” diyor.

Mesela...
Kendisi gibi düşünmeyenlerin tümünü düşmanlaştırıyor, şeytanlaştırıyor.
Kendisi gibi konuşmayanların tümünü aynı torbaya koyup “Örgüt bunlar” diyor.

Mesela...
Ayrıştırıyor, kamplaştırıyor, griye milim alan açmıyor, “Ya bendensin ya da
onlardan” diyor, ortada kimse kalmasın istiyor, herkes fanatik olsun istiyor
.

Mesela...
Karşısına aldığı gazeteci, “Berkin’in ölümü ve cenazesi piyasaları etkiler mi?”
diye soru sorabiliyor. O da cevap olarak “Sen ne diyorsun kardeşim, bir çocuk
ölmüş, sen piyasadan, borsadan söz ediyorsun” demek yerine “Etkilemez, zaten etkilemedi” diyor, diyebiliyor.

Neden böyle yapıyor?
Çünkü istiyor ki: Kamplaşma olsun, tarafgirlik artsın, sonuna kadar cepheleşme olsun.
Herkes gettolarına çekilsin istiyor.

Çekilsin ki...

Kendi gettosundakilerin oylarını sorgusuz sualsiz alabilsin.
“Benim gettomda kalanların oyları bana yeter” diye düşünüyor.
“Gettomun desteğini alayım, gerisi hiç mühim değil” diye düşünüyor.
Oyun kurucumuz, oyunu böyle kuruyor.

Bu oyunu bozmalıyız.
Kardeşlik için, huzur için, barış için, toplum olma vasfımızı korumamız için bu
oyunu bozmalıyız.

Bu oyun nasıl bozulur?
- Gettolara çekilmeyi reddederek...
- Nefret dilinden uzak durarak...
- Şiddetten uzak durarak...
- Bizim gibi düşünmeyenlere “Biz, sizin kardeşiniziz” diyerek...
- “Bizim ölümüz/Sizin ölünüz” ayrımı yapmayarak.
- Planladıkları provokasyonlara gelmeyerek.
- Kullandıkları lümpen dilin karşısına lümpen dille çıkmayarak.
- Kardeşlik bayrağını yükselterek.

Kısacası...
Bugün hepimize düşen Başbakan’ın sergilemediği sağduyulu tavrı sergilemektir.
Çünkü... Devleti yönetenler küçük hesaplarla sağduyuyu terk ettiklerinde...
Sağduyu çağrısı yapmak ve sağduyulu davranmak işi vatandaşa düşer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.