Bankalar AKP döneminde yurttaşı 470 kat soydu!

HP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, bankaların, krediler ve diğer bankacılık işlemleri nedeniyle müşterilerinden 100’e yakın isim altında aldıkları ücret ve komisyon gelirlerinin AKP döneminde yüzde 470 oranında arttığını söyledi.

CHP’li Oran yaptığı yazılı açıklamada bankaların özellikle 2001 krizinden sonraki dönemde, faizlerin aşağı doğru gitmesiyle birlikte ücret ve komisyon kalemlerine gelirlerini arttırmak için yöneldiğini, AKP hükümetinin ise buna seyirci kaldığını hatta sektörle ilgili olarak yaptığı düzenlemelerle bu durumu desteklediğini ifade etti.

Oran, bankaların 2002 yılında 910 milyon lirası krediler üzerinden alınan ücret ve komisyon, 2 milyar 468 milyon lirası da bankacılık hizmet geliri olmak üzere toplam 3 milyar 377 milyon lira olan ücret, komisyon ve hizmet bedeli gelirlerinin 2012 yılında 4 milyar 435 milyon liralık kısmı ücret ve komisyon, 14 milyar 807 milyon liralık kısmı bankacılık hizmet geliri olmak üzere toplam 19 milyar 242 milyon liraya kadar yükseldiğine işaret etti.

HİZMET GELİRLERİ YÜZDE 500

AKP döneminde bankaların kredi müşterilerinden aldığı komisyon ve ücretlerin yüzde 387,5 oranında, bankacılık hizmet gelirlerinin ise yüzde 500 oranında artış kaydettiğini belirten Oran, şöyle dedi:

“Bu yılın ilk beş aylık döneminde de bankalar söz konusu kalemlerden toplam 8 milyar 963 milyon lira kazandılar. Kredilerden alınan ücret ve komisyonlar geçen yılın ilk beş aylık dönemine göre yüzde 27,5, bankacılık hizmet gelirleri ise yüzde 17,4 oranında artış gösterdi.

Bankaların toplam gelirlerinin 2002 yılında yüzde 6,3’ü ücret, komisyon ve hizmet gelirlerinden meydana geliyordu. Bu oran AKP döneminde yıllar itibariyle artarak 2011 yılında yüzde 14,5 düzeyine kadar yükseldi. Son olarak 2012 yılında ise yüzde 13,5 olarak hesaplandı. Ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirlerinin toplam banka gelirleri içerisindeki payı AKP döneminde 7 puandan fazla artış gösterdi.

Ocak-Mayıs 2013 döneminde ise bankaların toplam gelirlerinin yüzde 14,7’sini ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirleri meydana getirdi."

KREDİ ÜCRETİ VE KOMİSYONLARI

Bankaların kredilerden peşin olarak aldığı komisyonların da sektöre önemli miktarda gelir sağladığına dikkat çeken Oran, “Bankalar, dosya ücretinin yanı sıra, çekilen miktara bağlı olarak ihtiyaç kredilerinde kredinin yüzde 4’üne kadar, taşıt kredilerinde ise asgari tutarı 200 TL olmak üzere kredinin yüzde 4’üne kadar komisyon alıyor. Konut kredisinde ise en az 600 lira olmak üzere çekilen miktarın yüzde 4,5’ine ulaşan tutarda komisyon tahsil ediliyor” dedi.

“BAŞBAKAN’IN GELDİĞİ NOKTA İSE MALİYE BAKANI’NIN AÇIKLAMALARIYLA BİLE ÇELİŞİYOR”

Bankaların kredi kartı müşterilerinden de her yıl önemli miktarlarda gelir elde ettiğini belirten Oran, şöyle dedi:

“Bu gelirler ilk kart veriliş ücreti, yıllık aidat, kart yenileme, ek kart ücreti, nakit çekim ücreti ve komisyonu gibi başlıklardan oluşuyor. Genellikle kredi kartlarında ilk yıl ücret talep etmeyen bankalar, sonraki yıllarda müşterilerinden kartın türüne ve limitine göre 500 liraya kadar yıllık üyelik ücreti alabiliyor. Ek kredi kartı sahiplerinden ise 2 lira ile 40 lira arasında yıllık üyelik ücreti tahsil ediliyor. Kredi kartından nakit çekmek isteyenler ise yüzde 2,12 oranındaki faizin yanı sıra çektiği miktarın yüzde 3’üne kadar komisyon ödemek zorunda kalıyor.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de twitter hesabından 11 Ocak 2013 tarihinde ‘kredi kartı kullanımı yaygınlaştıkça kayıtdışı ekonomi azalır’ açıklamasında bulunmuş, vatandaşlara kredi kartı kullanmayı tavsiye etmişti. Başbakan’ın geldiği nokta ise Maliye Bakanı’nın açıklamalarıyla bile çelişiyor.”

“ CAMBAZA BAK OYUNU OYNUYOR”

Başbakan’ın uyguladığı politikalar sebebiyle halkı kredi kartlarına mahkum ettiğini, insanların kredi kartlarını evlerini geçindirmek ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığını savunan Oran şunları söyledi:

“Başbakan’ın bir dediği bir dediğini tutmuyor. Hükümetin bakanları, icraatları ile Başbakan ayrı telden çalıyor. Hükümet ekonomi politikalarıyla halkı kredi kartına mecbur bırakıyor, ondan sonra da almayın diye akıl veriyor. Başbakan’ın görevi halka akıl vermek değil, halkın refahını ve imkanlarını arttırarak daha iyi yaşamasını sağlamak.

Başbakan her sıkıştığında, sürekli başka hayali suçlular arayarak onlara saldırıyor. Eğer Başbakan samimi olarak bankaların uygulamalarından şikayetçi ise elinde kamu bankaları var, uygulamaya oradan başlasın. İşte Halep, işte arşın. Türk bankacılık sisteminin toplam aktiflerinin yüzde 30’unu Ziraat, Halk ve Vakıfbank kontrol ediyor. Bu bankaların çok yaygın bir şube ağları var. Türkiye’deki banka şubelerinin yüzde 30’u bu üç bankamızın kontrolünde.

Hemen bu bankaların vatandaşlardan aldığı ücret ve komisyon ve hizmet gelirlerini ya tümüyle kaldırın ya da gerçek maliyeti neyse oraya indirin. Bu bankaların kredi kartı verme standartlarını yükseltin. Böyle bir uygulama karşısında diğer bankalar da bütün ücret ve komisyonlarını aşağı çekmek zorunda kalacaktır. Ancak AKP bunu yapamaz. Çünkü Başbakan’ın gerçekte böyle bir derdi yok, sadece cambaza bak oyunu oynuyor, suçu başkasına atıyor, bu konuyu siyasi istismar malzemesi haline getirerek kendini kurtarmaya çalışıyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.