Bahçeli'nin konuşmaları HAYIR'ı patlattı

 Her seçimin sonucunu belirleyen kritik partiler oldu. Nisan ayında yapılacak anayasa referandumunda bu kez kilit parti MHP olarak gösteriliyor.

AK Parti’nin “Cumhurbaşkanlığı sistemi” adıyla getirdiği teklif, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin desteğiyle Meclis’ten geçti, ama tabanın hangi yönde karar vereceği tartışma konusu. MHP’nin Meclis grubu içinde “hayır” diyeceğini ilan eden milletvekilleri, parti yönetiminden gelen istifalar, ülkü ocaklarından gelen sert açıklamalar da parti içindeki fay hatlarının önemli işaretleri.

MHP tabanındaki bu farklı duruşlar şimdi referandum kampanyasında kapışacak. “Evet” kampanyası düzenleyeceğini açıklayan Bahçeli’nin karşısında muhalifler de yeniden bir araya geldi. Aralarında MHP lideri Devlet Bahçeli’ye karşı adaylık yarışına giren Meral Akşener, Koray Aydın, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan’ın bulunduğu muhalifler “Türk Milliyetçileri Hayır Diyor” Platformunu kurdu. 18 Şubat’ta Ankara’da “büyük buluşma”ya hazırlanan platformun itici güçlerinden biri olan Sinan Oğan’la konuştuk.

4 lider adayını yeniden bir araya getiren platformun kesinlikle genel başkanlık adaylığı ile ilgisi olmadığının altını çizen Oğan, “Memleket elden gidiyor, MHP kapatılıyor, biz bunun derdine düştük. Önce memleketi kurtaralım, ondan sonra genel başkanlık yarışına kaldığımız yerden devam ederiz” diyor.

MHP tavanı ile tabanı arasında uçurum olduğunu söyleyen Oğan’a göre, ülkücülerin yüzde 90’ı “Hayır” diyor. Ama bu oran, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Erdoğan’la Perinçek arasında kalsak tercihimiz Erdoğan” sözleri sonrası yüzde 95’e çıktı.

AK Parti’deki kararsızların da yüzde 25’i bulduğunu söyleyen Oğan sonuçtan emin:
“Referandumun sonucunu hayırlı görüyorum. Ne OHAL’i ne bu hali hiçbir şey bizi durduramayacak. Bizi zorla götürüp “evet” dedirtemeyecekler.

Sinan Oğan’ın anayasa teklifine itiraz nedenleri, nasıl bir “hayır” kampanyası yürütecekleri ve bundan sonraki süreçle ilgili Gazete Duvar’a değerlendirmeleri şöyle oldu:

BİZ SİSTEMİN UCUBELİĞİNE KARŞI ÇIKIYORUZ: Tek adam rejiminin bu ülkeye fayda getirmeyeceğini söylüyoruz. Evet veya hayırı Erdoğan üzerinden de tartışmıyoruz. Erdoğan da bir fani. Kötü bir Başbakanlık yaptı hadi iyi başkanlık yapacağını düşünelim. Sonra yerine tek oy bile almamış bir yardımcısı geçecek. O gelen hastalansa, ruh hastası olsa bu deliyle nasıl uğraşacağız. Halkın yüzde 100 iradesiyle seçilmiş Meclis’i feshetmesini engelleyecek, durduracak bir mekanizma var mı? Biz sistemin garabetliğine, ucubeliğine karşı çıkıyoruz. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem.

EN BÜYÜK ENDİŞEM ASKERİN BU YETKİLERE HEVESLENMESİ: Bizim en büyük endişelerimizden biri de bu sistem Türkiye’yi federasyona götürecek bir sistem. Benim şahsen en büyük endişelerimden biri ise bu kadar yetkinin generalleri bu işe heveslendireceği yönünde. Başkanlık sistemi olan ülkelerde sürekli darbeler var. Yarın bir general emir komuta içinde darbe yapıp bu yetkilerle başkan olsa Türkiye biter.

BİR ANDA ARAP BİRLİĞİ’NE GİREBİLİRİZ: Biz bu ülkenin tek adamın iki dudağı arasına sıkıştırılmasını istemiyoruz. Yarın kafası estiğinde Türkiye’yi Arap Birliği’ne sokacak ya da Şangay’a katacak kararnameler yayınlamasının önünde engel yok. Böyle bir sistem olur mu?

BAHÇELİ’NİN TUTUMU 100 YILIN MUAMMASI: Siyaset bilimi doktorası yaptım. Uzun yıllar Bahçeli’nin yanında bulundum. Yıllardır bu davanın içindeyim. Bahçeli’nin tavrını anlamak için çocukluk arkadaşlarıyla dahi görüştüm. Onlar da “eski arkadaşımız ama biz de tanıyamıyoruz” diyor. Dolayısıyla öyle bir muamma var ki. Biz genel başkanın bir günde nasıl bu noktaya geldiğini çözemiyoruz. Bizim için 100 yılın muamması.

BUNU FETÖ DARBESİYLE AÇIKLAYAMAZSINIZ: Normal değil, hayatın doğal akışına aykırı. 15 sene hakaret ettiğiniz, 15 sene karşı çıktığınız bir adamı bir gecede ayakta alkışlamak normal değil. Bunu FETÖ darbesi ile açıklayamazsınız. MHP Genel Başkan Yardımcısı Atilla Kaya (istifa etti), “bu ülkeyi kurtaracak olan Erdoğan ise bu ülkeyi bu duruma kim soktu?” diye sordu. Çok doğru. Çare Erdoğan diyorsanız, 15 sene bu ülkeyi bu hale getiren FETÖ’yü devletin içine yerleştiren PKK ile kucak kucağa çözüm sürecini yürüten, Suriye’deki o ateşin müsebbibi olan kim? “Ülkenin bekası” diyor ama ülkeyi batıran bunlar.

PKK, FETÖ CAMİYE GİTSE SİZ KİLİSEYE Mİ GİDECEKSİNİZ: Dağarcığında “Evet”i savunacak hiçbir şey olmayanlar böyle bir kolaycılığa kaçıyor. Türk milletini aptal zannediyorlar. PKK, HDP, FETÖ camiye gitse siz kiliseye mi gideceksiniz? Böyle bir mantık olabilir mi? Ülkenin geleceğini konuşuyoruz. Bunu tahterevalli ve cambaza bak siyaseti ile nasıl tartışırsınız? Yarın Kandil’den “destekliyoruz” açıklaması gelse ne yapacaklar? Ya onlar size operasyon çekiyorsa. Sırf sizi “Evet”e zorlamak için “hayır”cı gibi gözüküyorlarsa. FETÖ, Emre Uslu, Altan Tan, Öcalan’ın başkanlık istedikleri açıklamaları var. Eğer gerekçe buysa ben Sayın Bahçeli’yi “hayır”a bekliyorum.

MİLLETİ TERÖRLE İMTİHAN EDİYORLAR: “Cumhurbaşkanlığı gelecek, terör bitecek” söylemi 7 Haziran’daki “Bizi tek başına iktidar yapın, terör bitsin” mantığının aynısı. Sonra ne oldu, terör arttı. PKK terörüne bir de HDP terörü, IŞİD terörü, yetmedi, FETÖ terörü eklendi. Bunların sebebi ben miyim? “Başkanlık gelince terör bitecek” demek bu milleti terörle imtihan etmek anlamına gelir. O zaman biz de “bu terörün arkasında siz mi varsınız” diye sorarız.

NE ŞAM’IN ŞEKERİ, NE ARAP’IN YÜZÜ: MHP tabanının yüzde 90’ı “hayır” diyordu ama bu Bahçeli’nin son konuşmasının ardından yüzde 95 oldu. Tabanımız hayretler içinde. Gelenin gidenin, ağlayanın, isyan edenin haddi hesabı yok. Tam bir infial yarattı. Siz Ocak’taki gence ‘Perinçek mi Erdoğan mı” tercihi nasıl sunarsınız. Bizi nasıl Perinçek ile Erdoğan arasında bırakırsın. Yok mu ülkücüler arasından çıkacak, Başbuğ izinden gidecek bir isim. Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü.

GENEL BAŞKANLIK YARIŞINI BIRAKTIK: Biz bu süreci genel başkanlık yarışı sürecinden ayrı tutuyoruz. Biz genel başkanlık yarışını bıraktık, memleket elden gidiyor, bunun derdine düştük. MHP kapatılıyor bunun derdine düştük. İki partili sisteme gelince MHP kalmayacak. Bu nedenle önce memleketi kurtaralım, ondan sonra başkanlık yarışına kaldığımız yerden devam ederiz.

sinanogan
.
81 İLE GİDECEĞİZ: 18 Şubat’ta sadece genel başkan adayları değil eski yeni Ocak başkanları, ak sakallılarımız, eski-yeni milletvekillerimiz, eski bakanlarımız, il-ilçe başkanlarımız, delegelerimiz, tepeden tırnağa bütün ülkücüler bir araya gelecek. Sonrasında bütün Türkiye’yi dolaşacağız. Hedef 81 il. Arkadaşlarımızla illeri paylaşacağız. Bu referandumda MHP’de bir bütün olarak “hayır” oyu çıkacak.

AKP’DE KARARSIZLARIN ORANI YÜZDE 25: Kampanyanın hedefi sadece MHP tabanı değil. AKP tabanında da kararsız, sağduyu sahibi, ülkenin geleceğinden endişe eden, tek adam rejimini istemeyen çok sayıda insan var. Bunun yüzde 25’i bulduğunu düşünüyoruz.

KENDİ TELEVİZYONUMUZU KURDUK: Televizyonlara çıkartmıyorlar. Ofisimizin bir tarafını stüdyo yaptık. Kıt imkanlarla yayıncılık da yapıyoruz. Şakayla söylüyorum ama bunlar bizi medya patronu yapacaklar. Yapım ekibimiz var. Çizgi filmler yapanlar var. Sıfır para, gönüllülük esasıyla, imece usulüyle çalışıyoruz. Bu millet kurtuluş savaşını parayla yapmadı.

SONUÇ “HAYIR”LI OLACAK: Referandumun sonucunu hayırlı görüyorum.  Başka bir alternatif görmüyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne OHAL’i ne bu hali hiçbir şey bizi durduramayacak. Bize zorla götürüp “evet” dedirtemeyecekler. Bu referandum süreci AKP’nin de sonu olacak. “Evet” olursa ne olacağı konuşmaya gerek yok, çünkü olmayacak bir şeyi konuşmanın anlamı yok.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.