Bahçeli'nin açıklaması sarayın bilgisi dahilinde değildi

Hakkari İl ve İlçeleri Eğitim Kültür, Sanat ve Sosyal Yardımlaşma Derneğinin Kağıthane’deki konukavi açılışına, CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi ile birlikte katılan Gürsel Tekin, YURT Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

Baskın seçim karşısında vatandaşın davranışını nasıl gördüğü sorulan Tekin, Türkiye’de kimsenin mutlu olmadığını kaydetti. Tekin, “Eskiden aşağıdaki kesim mutsuzdu, şimdi tersi oldu. En çok mutsuz olanlar, yukarıdakiler. İş dünyası, burjuvazi dediğimiz herkes mutsuz. Böyle bir iklimde sandık koyacaksınız, bir mucize beklemek mümkün değil. Ama buna rağmen niye erken seçim sorusu gündeme gelebilir” dedi.

İKTİDARIN HABERİ YOKTU

Erken seçim konusunda iktidar mensuplarının hiç birinin haberi olmadığını savunan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AKP’li Hayati Yazıcı, seçim kararı seçim kararı alınmadan 3 gün önce, neredeyse erken seçim isteyenleri ihanetle eş değer tuttu. Erdoğan, ‘erken seçim istemek ihanettir’ dedi. Şimdi tüm bu tabloya baktığınızda bir siyasetçinin kendisini kısa süre içinde kendini imha etmesi düşünülecek bir tablo değildir. Belli ki Bahçeli istedi, iktidar da tabi olmak zorunda kaldı.”

Saray ve Bahçeli arasında bir mutabakat olduğuna ilişkin söylemlerin hatırlatılması üzerine Tekin, şunları söyledi:

“Bence böyle değil. Bu açıklamanın, Saray’ın bilgisi dahilinde olmadığını düşünüyorum. Daha önceki açıklamamda, erken seçimin olup olmayacağına Sayın Bahçeli karar verir demiştim. Sonuçta bu kararı Sayın Bahçeli verdi. AKP’nin ya da Sayın Erdoğan’ın vermiş olduğu karar değildir. Belki son dakikada takvim müzakere edilmiş olabilir. Sayın Bahçeli’nin açıklamasından sonra bu takvim tartışılmış olabilir.

Bir siyasi parti, kongresini yapacak. Erken seçim düşüncesi olan bir parti, kongre takvimine göre kendini ayarlar. Kongreyi ertelemek zorunda kaldı. Kimse beni bu konuda inandıramaz. Kişisel düşüncem Bahçeli’nin kararı olduğu yönünde.

Başbakan, genel başkan yardımcıları, bakanlar, Cumhurbaşkanı, erken seçimin ihanet olduğunu söyleyecek, kongre takvimini belirleyip sonra öteleyecek. Üniversite sınavını erteleyecek. Ne adına ne aciliyeti? Biri izah etsin. Sınavdan sonra olsa ne olurdu. 29 Haziran olsa ne olurdu? Bütün bunlara baktığımızda bu tablonun iktidarın da arzu etmediği tablo olduğu net şekilde görünüyor.

Bu aciliyeti gerektiren sebep göstermeniz lazım. Sayın Erdoğan, dış ve iç politikadaki sorunları örnek gösteriyor. Yarın nasıl yürüteceksiniz? ‘Biz götüremiyoruz, pes ettik bir an önce seçime gidelim’ de gerekçe olabilir. 40-50 güne sıkıştırılmış seçimi başka türlü izah edemezsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.