ATATÜRK HAVA LİMANINDA TERÖR ,GERÇEKLER, SEBEPLER / Suat Sarı
 Havaş Havaalanı Yer Hizmetleri A.Ş, 1994 yılında özelleştiğinde, Türkiye’de kamu kurumlarının özel sektöre geçmesinin verimi merakla takip ediliyordu.. Şirket de Genel Müdür yardımcısı olarak göreve başladığımda havacılık sektöründe grevlerin yoğun olduğu bir dönemdi.

O günlerde Atatürk havalimanı girişi çıkışı belli olmayan ,klasik emniyet tedbirlerinin alındığı, bazı imtiyazlı kişilerin apronda uçak altında yolcu uğurladığı, her türlü kargonun iptidai şartlarda depolandığı ,adeta yol geçen hanı görünümüne sahipti.

Sene 2016, teknoloji gelişti, termal kameralar,uluslararası istibaratlar, alan girişinde aktif kontrol ve aramalar yapılarak terör hareketlerinde caydırıcılık sağlanmaya çalışıldı.

Ancak 28 haziran 2016 akşamı, IŞİD teröristlerince Türkiye’nin kalbinde 41 masum insan öldürüldü. Sayıları şimdilik üç olarak belirtilen(bu çapta bir eylem girişimi; aktif eylemci, yedek eylemci, gözcü, lojistikçi olmadan yapılmaz) ancak 7/10 arası eylemci ile gerçekleştirildiğine inandığım bu eylemin nasıl yapılabildiğini incelemek gerek. Öncelikle havalimanının araç girişlerinin yapıldığı ana nizamiye girişi haricindeki tüm alanlarından terminale bireysel olarak ulaşmak son derece rahattır. Adeta elinizi kolunuzu sallayarak, ve yaya olarak terminale ulaşmanız mümkündür. Canlı bombaların da bir bölümünün bu şekilde terminal ve etrafına ulaşmış olmaları mümkündür. Dolayısı ile Türkiye,nin tüm havalimanı terminalleri halen bu nevii bireysel eylemler için rahatça girilecek durumdadır. Tek kontrol imkanı ,onlarca personel ve yolcu arasından kameralarla teröristi seçebilmektir.

Terörizm hareketleri ne kadar fiziki ve teknolojik önlem alırsanız alın ,istihbaratınız ve elemanlarınız yeterli donanım ve profesyonellik, tecrübe birikiminde değilse başarısız olmak mukedderat olur. Üzülerek belirtmek isterim ki Türk emniyet ve istihbarat birimleri son 5 yılda tarümar olmuşdur.

İstihbarat birimleri içine siyaset girince, personelin işine odaklanmasından ziyade, bu kez ayrılıklar, gammazlamalar, adam kayırmalar başlıyor. Bu sebeble tecrübeli istihbaratçılar meslekten ayrılıyor,uzaklaştırılıyor, küsüyor yada tutuklanarak hapislerde ömür tüketiyorlar.

Bu çerçevede bir değerlendirme yaptığımızda ; Atatürk havalimanında denetlenme fonksiyonları çağın gereklerine uygun format da yapılsaydı, istihbarat teşkilatımız da kurumsallık sağlansaydı bu menfur olayın yaşanmayacağı veya bu boyuta olamayacağı aşikardır.

Önereceğim tedbirler; havalimanlarına karşılayıcı ziyaretler alınmamalı, otoparklara ödeme yapmamak için yollarda araçlar beklememelidir. Zira gelişmiş hiçbir ülkede bunlar yaptırılmıyor.

Umarım bu menfur saldırılardan ders alınırak ve ülkemizin en önemli birimlerinden Emniyet ve İstihbarat teşkilatların da yeniden yapılanma için somut adımlar atılır.

Ülke sınırlarına hakim olmaz isek,istihbarat teşkilatımızı yeniden yapılandırmaz isek, siyasetden arınmış profesyonel istihbaratçılar ile çalışmaz isek , hergeçen gün Ortadoğu bataklığına doğru çekileceğimiz kuşkusuzdur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.