Alevilerden HDP'li Adaya Tepki!

 HDP'den İstanbul milletvekili adayı olan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) eski başkanı Turgut Öker'e Hollanda Alevi Federasyonu'ndan çok sert tepki geldi.

Bazı "siyaset bezirganlarının Alevi değerlerini ve inancını politikada bir malzeme olarak" kullandığının belirtildiği yazılı açıklamada "Alevi maskesi takıp, Alevi değer ve inancını kendi politik çıkar hesaplarına alet edenlerden biri de Turgut Öker'dir." ifadeleri kullanıldı.

Öker için "Alevi maskesi takarak inancımızı şahsi ikbali için ve Kürt milliyetçileri için kullanarak bazı mevkilere gelmek istemektedir" denilen açıklamada, HDP'nin AKP'ye verdiği destekler de sıralanarak şu ifadeler kullanıldı:

"Alevileri AKP ve HDP'ye oy vermeye davet etmek kadar kirli bir oyun ve pişkinlik olamaz. Alevileri bu alana çekmek kimsenin haddine değildir. Turgut Öker'in ise hiç haddine değildir. Tarih dini inançları, saltanat ve çıkarları için kullanıp toplumlara ve inançlara zulüm edenlerin, tarihin çöplüğüne gömüldüğü örneklerle doludur.

Osmanlıyı geri getirme çabaları ve beklentileri Cumhuriyet düşmanlığına dönüşmüştür. Bugün de bu cumhuriyet ve laiklik düşmanlığı hız kesmeden devam etmektedir. AKP denen Muaviye iktidarı bunun canlı delilidir. Hem AKP hem de HDP'nin ortak noktaları ve ittifak yaptıkları nokta laiklik ve cumhuriyet düşmanlığıdır. Cumhuriyet ve cumhuriyet devrimlerine düşmanlık etmek bu iki partinin ortak zeminini oluşturmaktadır."

İŞTE HOLLANDA ALEVİ FEDERASYONU TARAFINDAN YAPILAN YAZILI AÇIKLAMANIN TAMAMI:

Saygıdeğer Alevi ve Demokrat Kamuoyu,

En iyi öğretmen kuşkusuz hayatın kendisidir. Yaşayarak deneyimlendiklerimizdir. Ancak hayatın bizlere öğretmek için bunca didinmesi yine bizlere, yani öğrencilere önemli görev ve sorumluluklar yüklüyor. Öğrenemezsek, öğrenmemekte diretirsek, hayatın da yapacak fazla bir şeyi yoktur!

Burada temel soru şudur: Öğrenmek istiyor muyuz ve öğrenecek miyiz? Öğrenecek, öğrenme konusunda çaba gösterip bunca acıyla, hüzünle, sürgün, gözyaşıyla, bunca umut direnç ve kavgayla yaratılan Alevi mirasa olması gerektiği gibi layıkıyla sahip çıkıyor muyuz veya sahip çıkacak mıyız?

7 Haziran 2015 te Türkiye'de "Milletvekili Genel Seçimleri" yapılacak ve bütün Türkiye buna odaklanmış durumdadır. AKP ülkemizi tam bir çıkmaza sokmuş, ülkenin bütünlüğü ve barışı tehlikeye düşmüştür. Etnik ayrımcılık ve ayrışmanın her rengi alabildiğine körüklenmiş, ülkede tam bir iç savaş havası esmektedir. Emperyalist güçler bütün aygıtlarıyla ülkemizde cirit atmaktadır. Osmanlıya dönüş bütün hızıyla devam etmektedir. Cumhuriyet ve cumhuriyet devrimlerine ihanet ve düşmanlık genel geçer tek akçe olmuş durumdadır. Bütün ihanet ve çıkar şebekeleri yanında siyaset bezirganları da sahne almış konumdadırlar.

Bu siyaset bezirganlarından bazıları da Alevi değerlerini ve inancını politikada bir malzeme olarak kullanmanın gayreti içerisine girdiler. Alevi maskesi takıp, Alevi değer ve inancını kendi politik çıkar hesaplarına alet edenlerden biri de Turgut Öker'dir.

Yıllardır Alevi değerleri üzerinde çeşitli entrikalar oynandı. Bazı kesimler Alevileri kendi kirli emellerine alet etmek istediler. Fakat bunda başarılı olamadıkları açıktır. Bugün aynı ihanet ve bezirgan takımı kılıf ve biçim değiştirerek yeni senaryoları devreye soktular.

Bu ihanetlerin amacı; Alevi değerlerini kullanmak, Alevi inancını politikaya alet etmek, Alevileri karanlık güçlerin peşine takmak, Cumhuriyet ve cumhuriyet devrimlerine karşı bir konuma sürüklemek, giderek Alevileri bölmek ve parçalamak gibi bir konuma getirmektir. Bizler bu oyunları yıllardır görüyor ve izliyoruz. Bugüne kadar bu oyunlara gelmedik, bundan sonra da gelmeyeceğiz.

LAİKLİK VE ALEVİLER

Aleviler, Cumhuriyet tarihi boyunca laikliğin ve cumhuriyet değerlerinin en kararlı savunucuları olmuşlardır. Laiklik, Alevilerin yaşam garantisi olma, özlem ve gerçekliğini hep korumuştur ve bu özlem hiç değişmeyecektir. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayırt edilmesi, devletin inançlar ve inanç topluluklarına eşit ve aynı mesafede olması ve hiçbir inancın ekseninde olmaması gerektiğini, yalnızca inanç ve inanç topluluklarının inanç özgürlüğünü garanti altına alması gibi bir görevi olduğunu hep söylemiş ve dillendirmiştir. Bu anlayışın ülkemizde ki sosyal barışın ancak laiklikle teminat altına alınacağını hep savunagelmiştir.

İnançların istismar edilip politikada ve devletin hiçbir faaliyetinde kullanılmaması gerektiğinin altını hep çizmiştir ve bu anlayışı kendi ahlakının ayrılmaz parçası haline getirmiştir. Alevilerin tutumu yıllardır bu olduğu halde Turgut Öker Alevi maskesi takarak inancımızı şahsi ikbali için ve Kürt milliyetçileri için kullanarak bazı mevkilere gelmek istemektedir.

Alevi inanç değerleri ne HDP'nin nede Turgut Öker'in basıp yükseleceği bir kullanma tahtası değildir. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Hiç bir güç Alevi inanç değerlerini hovardaca kullanamaz. Kullandırtmayız!

Siyaset yapmak isteyenler, Alevi kurum ve kuruluşlarından ayrılır, gider nerede ne yaparsa yapar. Bu da bizi bağlamaz. Kimse değerlerimizi kirli çıkarlarına alet edemez. İtirazımız bu noktadadır.

Turgut Öker'in Alevi kurumlarını ve Alevi toplumunu kendi ve Kürt milliyetçilerinin siyasi hesapları için kullanması Alevi hassasiyetine ve Alevi ahlakına uygun değildir. Turgut Öker'in Alevi kurumlarını şahsi çıkar ve ikbal beklediği Kürt milliyetçiliği için kullanması tam bir tüccar mantığıdır ve etik değildir.

Turgut Öker, Alevi elbisesini tersten giymiş, Alevilik ve Alevi değerlerini içselleştirememiş birisidir. Alevi değerlerini yalnızca çıkar ve menfaati için kullanıp belli güçlere yaranmak ve bir yerlere gelmek isteyen bir şahıstır. Kendisi "Alevilik İslam dışıdır" diyerek Alevileri bölen, bölücü ve yıkıcı senaryoların içinde olanlardan da biridir. Turgut Öker'in Alevileri içine çekmek istediği zemin "Büyük Orta Doğu Projesi" denen emperyalist stratejinin Türkiye'yi bölme, toplumu etnik ve dini temelde ayrıştırma zeminidir. Her Alevi bu kirli strateji ve kumpası görmek durumundadır. Bu kirli senaryo orta yerde dururken Alevileri AKP ve HDP'ye oy vermeye davet etmek kadar kirli bir oyun ve pişkinlik olamaz. Alevileri bu alana çekmek kimsenin haddine değildir. Turgut Öker'in ise hiç haddine değildir. Tarih dini inançları, saltanat ve çıkarları için kullanıp toplumlara ve inançlara zulüm edenlerin, tarihin çöplüğüne gömüldüğü örneklerle doludur.

CUMHURİYET DEĞERLERİ VE ALEVİLER

Yüzlerce Alevi katliamlarına imza atmış Osmanlı'dan sonra nice zorluklarla kurulan Cumhuriyet'in bilime dayalı ve aklın öne çıkarıldığı bir sistem yaratmak emellerine karşı Sünni ve Şafii din cemaatleri amansız bir kin ve nefretle mücadele etmeye başladıkları tarihi belge ve eylemleriyle ortada durmaktadır.

Osmanlıyı geri getirme çabaları ve beklentileri Cumhuriyet düşmanlığına dönüşmüştür. Bugün de bu cumhuriyet ve laiklik düşmanlığı hız kesmeden devam etmektedir. AKP denen Muaviye iktidarı bunun canlı delilidir. Hem AKP hem de HDP'nin ortak noktaları ve ittifak yaptıkları nokta laiklik ve cumhuriyet düşmanlığıdır. Cumhuriyet ve cumhuriyet devrimlerine düşmanlık etmek bu iki partinin ortak zeminini oluşturmaktadır.

İşte Turgut Öker'in Alevileri ve Alevi kurumlarını yamamak ve içine çekmek istediği kirli zemin burasıdır. Kimse Alevileri cumhuriyet, laiklik ve cumhuriyet değerlerine karşı olan gerici ve bağnaz Muaviye oyunlarına alet etmemelidir. Tarihi bilinci ve şuuru açık olan hiçbir Alevi bu Emevi tuzağına düşmemelidir. Alevileri cumhuriyet düşmanlığı zeminine çağırmak, cumhuriyete kurulmuş Emevi ve Muaviye tuzağıdır. Bunu Aleviler böyle bilmelidirler.

Cumhuriyet düşmanlığı geçmişten bugüne gericiler tarafından taşınmıştır. Bugün de şekil ve kılıf değiştirerek devam ettiriliyor.

Kürt milliyetçilerinin 14 Mart 2015 tarihinde HDP'nin Urfa'da gerçekleştirdiği, "Said-i Nursi'yi anma törenleri" düzenleyerek Said- i Nursi'nin cumhuriyet ve laiklik düşmanlığı hayalini canlı tutması bunu somut bir örneğidir.

Nasıl ki Recep Tayyip Erdoğan Sünni, Şafii cemaatleri ve tarikatları kendi şahsi çıkarları için kullanmayı gerekli ve ahlaki bir değer olarak görüyorsa; Turgut Öker'de Alevi değer ve kurumlarını siyasi istismar konusu edip kullanılması gereken bir malzeme olarak görmektedir. Bu zihniyet Alevi inanç değerlerine yapılan bir istismar ve zulümdür. Aleviler tarafından kabulü asla mümkün değildir. Bu anlayışı şiddetle kınıyoruz ve çirkin buluyoruz. Bunların ışığında baktığımızda Turgut Öker'in adaylığının kimlere hizmet ve kimin değirmenine su taşıdığı açık ve nettir.

GEZİ DİRENİŞİNDE HDP'NİN KATİL AKP'YE VERDİĞİ DESTEK

Bilindiği üzere Gezi Halk Direnişi sırasında onlarca insan öldürüldü ve yaralandı. AKP faşizmi halka terör estirdi. Ölenlerin çoğunluğu yine Alevi kökenli insanlardı. Bu insanların öldürülmesinin emrini bizzat Recep Tayyip Erdoğan ve onun hükümeti verdi. Bu onurlu halk hareketine destek veren toplumun değişik kesimlerini Tayyip Erdoğan "darbecilik ve teröristlik" ile suçlayarak karalamaya çalıştı. Tam da bu anda CNN Türk Televizyonunda açıklama yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş;

"Hükümeti devirecek, darbeye götürecek halk hareketini çıkarabilir miyiz anlayışı vardı. Bu kısmına şiddetle karşı çıktık ve Gezi'yle aramıza mesafe koyduk" dedi ve sözlerine böyle devam etti;

"Bunu biz hem sokaktaki gözlemlerimizle hem de arkadaşlarımızla tespit ettik. Bu yüzden Gezi eylemleriyle aramıza mesafe koyduk. Buradan bir darbe çıkarmak isteyenlerle birlikte olamayız. Bizim ırkçılarla, ulusalcılarla, oradaki milliyetçilerle birlikte hareket etmek gibi bir durumumuz olamaz. Tabanımız bu konuda duyarlı ve dikkatlidir. Kesinlikle onlarla ortak eylem ve etkinlik içinde olamaz bizim tabanımız."

Gezi Halk Direnişine AKP faşizmi hunharca saldırırken, orada Alevi kökenli gençler kurşunlanırken, HDP Eş Genel Başkanı'nın AKP'yi koruyup kollaması çok açık ve manidardır. Biz Aleviler bunları görmeyecek ve unutacak kadar balık hafızalı değiliz!

Ethem Sarısülük'ü UNUTMADIK!

Abdullah Cömert'i UNUTMADIK!

Ali İsmail Korkmaz'ı UNUTMADIK!

Mehmet Ayvalıtas'ı UNUTMADIK!

Ahmet Atakan'ı UNUTMADIK!

Hasan Ferit Gedik'i UNUTMADIK!

Berkin Elvan'ı UNUTMADIK!

Medeni Yıldırım'ı UNUTMADIK!

REYHANLI KATLİAMINDA HDP'NİN KATİL AKP'YE VERDİĞİ DESTEK

Suriye'ye savaş ilan edebilmek için AKP'nin hazırladığı komplo çerçevesinde bir katliam yapıldı. Bu alçaklıkta onlarca insan öldü. Açık ve net biçimde görüldü ki bu katliamı tezgâhlayan AKP zihniyetiydi. Amacı Suriye'ye saldırı için zemin hazırlamak ve Hatay'da Alevi-Sünni çatışması yaratmaktı. Bu katliamı Aleviler üzerine yıkmaktı. Bu komployu düzenleyen AKP iken HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş;

"Bu derin devletin işidir. Amaç AKP Hükümetini köseye sıkıştırmaktır. Türkiye'ye yönelik bu saldırı, sivil yurttaşlarla yapılan saldırıda öncelikli olarak hükümeti eleştirmek yerine birlik olmamız gerekir. Biz bu saldırıya karşı hükümetin yanında yer alacağız." dedi.

FİRAVUN SOFRASINDA ALEVİLERİN YERİ OLAMAZ

Görüldüğü üzere AKP'nin Reyhanlı'da Alevi toplumuna kurduğu tezgahta HDP, AKP'nin yanında olmuştur. Ancak AKP ve HDP arasında ki bugünün ittifakının kökleri tarihi derinliklerine kadar gider.

İdris-i Bitlis'i, Yavuz Selim, Kuyucu Murat Paşa'lar ve Kürt Hamidiye Alaylarının ittifakları bugünkü birliğin tarihi geçmiş zeminidir.

Kimse Alevileri "balık hafızalı" sanmasın, zira olup biten her şeyi biliyor ve görüyoruz!

Alevi inancını ve değerlerini hiçbir politika bezirganı kullanmamalıdır!

İnancımızın politika ve kişisel çıkar için kullanılıp kirletilmesine müsaade etmiyoruz!

Dini siyasete alet etmek ve etkin temelde toplumu ayrıştırmak, insanlığa yapılan en büyük zulümdür!

Küresel emperyalistlerin hazırladığı Cumhuriyet ve Cumhuriyet değerlerini kemiren firavun sofrasında Alevilerin yeri olamaz!

Cumhuriyet ve cumhuriyet devrimlerine karşı oluşturulan yıkıcı ve gerici hiçbir oluşum ve organizasyon içinde olmayız!

Hollanda Alevi Federasyonu"

odatv
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.