AKP'li 46 milletvekili tezkere oylamasına neden katılamıyor?

Radikal gazetesi yazarı ve Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, bugün Meclis’e gelecek Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı hazırlanan tezkere oylamasına 46 AKP milletvekilinin katılamayacağını yazdı. Yetkin yazısında, “Hac ziyareti için Mekke’de bulunan 46 AK Partili vekili Ankara’ya çağırmadı; en azından AK Parti yönetimine sorunca aldığım cevap bu yönde. Yani AK Parti’nin 46 milletvekili tezkere oylamasının yapıldığı bu gün Mekke’de Haccı tamamlamaya devam edecekler” dedi.

Murat Yetkin’in Radikal’de “Hac’daki 46 AK Partili tezkere oylamasında ne yapacak?” başlığıyla yayımlanan (2 Ekim 2014) yazısı şöyle:

Hac’daki 46 AK Partili tezkere oylamasında ne yapacak?

IŞİD tezkeresi için oylama, Başbakan Davutoğlu'nun AK Parti grubuyla ilk imtihanı olacak. Ancak grupta 46 eksik var.

Gerçi MHP’nin Meclis’teki 52 sandalyesiyle verdiği destek Başbakan Ahmet Davutoğlu ve AK Parti yönetimini hayli rahatlatmış durumda.

CHP de HDP gibi ret oyu verse de tezkerenin geçeceğinden emin görünüyor.

Gerçi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 1 Mart 2003’te yine böyle bir tezkere oylamasında başına gelenleri unutmuş değil.

AK Parti’nin neredeyse üçte biri CHP muhalefetiyle birlikte ABD’nin Irak’ı işgal harekatına Türkiye’nin katılması için hükümete yetki vermeyi reddedince kıyamet kopmuştu.

Halkın çoğu komşudaki savaşa Türk askeri dahil olmadığı için rahat bir nefes almıştı ama Türkiye-ABD ilişkileri Johnson mektubuna, Kıbrıs harekatına benzer bir krize girmişti.

Sonradan AK parti yöneticilerinin çoğu da “İyi ki reddedilmiş” dediler ama, ne de olsa karizma çizilmişti, serde acemilik de vardı.

O zaman, hükümet tezkeresi aleyhine oy veren AK partililerin ciddi kısmının Kürt kökenli ve Iraklı Kürt lider Mesud Barzani etkisinde olduğu öne sürülmüştü; söyleyenlerden birisi de Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olmuştu. Kürtler, Türk askerinin (PKK karargahının da bulunduğu) Irak’a girmesini istemiyordu.

Bu defa koşullar farklı. Öncelikle hükümet iki yıldır MİT aracılığıyla İmralı’da hapis PKK lideri Abdullah Öcalan ile siyasi çözüm arayışıyla bir diyalog içinde. Hükümetin Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi'yle hem siyasi, hem ekonomik ilişkileri iyi durumda.

IŞİD ve PKK’nın Suriye’deki kardeşi PYD arasındaki çatışmalar ve ona bağlı olarak Türkiye içinde artan PKK eylemleri son haftalarda diyalogu zehirleyen bir hal almıştı. Ancak HDP eş-başkanı Selahattin Demirtaş’ın ABD dönüşü 30 Eylül’de Kobani’ye gidip gelmesi, ardından 1 Ekim’de Başbakan Davutoğlu ile Başbakanlıkta görüşmesi önemli bir dönemeç oldu. Bu görüşme HDP’nin tezkereye “ret” oyunu değiştirmedi ama siyasi havayı değiştirdi, yumuşattı.

Bir gün önce Kabine toplantısında tezkereye son şekli verilirken Çözüm Süreci Kurulu başlığı altında Kürt diyalogunu takip için 11 komite kurulması kararı alınması rastlantı değildi. Hükümet kanadı, bu kurulların ilanı üzerine Davutoğlu-Demirtaş görüşmesinin “Sürecin yasal zemine yerleştiği” anlamına geldiğini vurguluyor.

Bir ayrıntı daha: Davutoğlu, Demirtaş ile görüşmesinden önce, sabah saatlerinde partisinin Doğu ve Güneydoğu vekillerine özel bir toplantı yaptı.

Özetle, Davutoğlu, bir kazaya kurban gitmemek için, 1 Mart’ı tekrar yaşamamak için hem parti içi, hem parti dışında en hassas alan gördüğü Kürt meselesine dair “önleyici adımlar” attı.

Bir yandan bu adımlar, bir yandan MHP’nin hemen ilan ettiği destek Davutoğlu’nu rahatlattı.

Belki de bu nedenle Hac ziyareti için Mekke’de bulunan 46 AK Partili vekili Ankara’ya çağırmadı; en azından AK Parti yönetimine sorunca aldığım cevap bu yönde.

Yani AK Parti’nin 46 milletvekili tezkere oylamasının yapıldığı bu gün Mekke’de Haccı tamamlamaya devam edecekler.

Davutoğlu’nun bu hamlelerinin semeresini doğal olarak oylama sonucu gösterecek, ama bu defa işi sağlama almış görünüyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.