AKP'li vekilden Erdoğan'a İbn Haldun göndermesi!

 Geçtiğimiz günlerde İbni Haldun Üniversitesi Sempozyumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Burada şu tespiti de yapmak durumundayız. Kimi şarkiyatçıların şimdiye kadar hiçbir ülkede, hiçbir insanın Mukaddime gibi bir eser çıkarmamıştır diye tabir ettikleri İbn Haldun'un eserleri hak ettiği değeri görememiştir. En basitinden Auguste Comte gibi sorunlu şahısların fikirleri kabul görürken, İbn Haldun'u adeta mahkûm edilmiştir. İbn Haldun uzun yıllar adeta yok sayılmış. Geçmişi yok sayarak geleceğe yürünemez. Bu üke ne çektiyse aşağılık kompleksinden çekmiştir. Bu ülkeye en büyük zulmü yasakçı, baskıcı jakobenlere yapmıştır bunu böyle bilelim. Toplumumuzun can damarını kesmeye çalışan bu yaklaşımı Ahmet Hamdi Tanpınar, bir tür kültürel inkar olarak tanımlıyor. Ben daha ileri giderek diyorum ki, bu kültürel intihardır. Batı'da ne bulursa alıp, hiçbir elekten geçirmeden ülkemize boca edenlerin özensiz tercümeleri akademik müfredatımızı felç etmiştir. Bu zihin dünyası sebebiyle özgün ve yerli eserler ortaya konamamıştır. Üniversitelerimiz uzun seneler boyunca kraldan çok kralcıların, Batı'dan çok Batıcı vesayet odaklarının esiri olmuştur. Sadece öğrenciler değil, kitaplar da bu zihniyetten nasibini almıştır."demişti.

Yasin Aktay ise bugünkü yazısında İbn Haldun'a hak ettiği değeri vermeyenin aslında İslam dünyası ve İslam içindeki kimi ekoller olduğunu yazdı.

OSMANLI YASAKLADI

Aktay, İbn Haldun'u Osmanlı'nın yasakladığını da yazdı.

Yazıda, Erdoğan'ın konuşma metnini hazırlayan danışmanların bilgisizliğini açıkça deşifre eden satırlar şöyle:

"Asabiye gibi Karizma da nihai ve tükenmez bir enerji kaynağı değil. Üzerinde düşünülebilecek olan, İbn Haldun'un da üzerinde durduğu üzere, bu enerjinin hayırlı bir biçimde değerlendirilebilmesi ve ömrünün Medine tarz-ı siyaseti üzere uzatılabilmesidir. Uzun ve çetrefil bir tartışma bu.

Şu kadarını bilelim. İbn Haldun'u verimsiz ve faydasız kılmanın yolu ona insanüstü özellikler atfetmek ve onun söylediklerini tartışılabilecek ve eleştirilebilecek önemli tezler olmaktan öte, adeta bir vahy imiş gibi sorgusuz sualsiz iman edilecek tespitler olarak görmek.

En büyük başarısını kendi beşeri-fani sınırlarının farkında olmaya borçlu olan İbn Haldun'a yapılacak en büyük kötülük bu olur herhalde. Belki fırsat buldukça İbn Haldun derslerine devam etmek lazım. Mesela İbn Haldun Osmanlı'da neden yasaklandı?"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.