AKP eliyle Kürt devleti!
MHP’li Sinan Oğan, AKP’nin uyguladığı yanlış politika yüzünden Türkiye’nin Orta Doğu’da iyice yalnızlaştığını söyleyerek “Ülkenin itibarı sıfırlandı” dedi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, AKP iktidarının uyguladığı dış politikayı Yeniçağ Gazetesine değerlendirdi. İktidarın izlediği yanlış politika yüzünden Türkiye’nin yalnızlaştığını söyleyen Oğan, hükümetin özellikle bölgeye mezhepçi yaklaştığını belirterek “Ülkenin dış politika notu sıfır” dedi.
 
İşte MHP’li Sinan Oğan’ın değerlendirmeleri...
2014 yılında Türk dış politikasında en önemli olaylar sizce nelerdi?
Türkiye’nin Musul Konsolosluğu’nun terör örgütü IŞİD tarafından basılması, hepimizi son derece üzen olayların başında geliyor. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği Geçici Üyeliği seçimini kaybetmesi, peşmergenin Ayn el-Arap (Kobani) bölgesine yardım için Türk topraklarını kullanması gibi olaylar ilk aklımıza gelen dış politika gelişmeleri. Genel anlamda bakılacak olursa, Kıbrıs ve AB konusunda herhangi bir müspet gelişme yok maalesef. Öte yandan ABD ile ilişkilerde bir soğuma göze çarpıyor. Orta Doğu konusu ise tam bir felakete dönüştü. Türkiye, çevresinde olup bitenleri sadece izliyor. İsrail-Filistin meselesinde arabulucu olarak rol oynayamıyor ve Gazze’de yaşanan drama Türkiye bölgedeki arabulucu rolünü kaybettiği için maalesef kayda değer olumlu katkılarda bulunamıyor. Özellikle de Mısır ile ilişkilerimizin bir inat uğruna kötüleşmesi Türkiye’ye Arap coğrafyasında farklı sıkıntılar getirecek gibi. 2015’te sözde Ermeni Soykırımı iddialarının 100. yılı olacak ve hükümetten beklentileri harekete geçirecek hiçbir adım göremiyoruz. Kısacası özellikle de dış politikada AKP’nin başarılı olduğu bir alana rastlanmıyor. Bu bakımdan, Türk dış politikasını 2014 yılı için değerlendirecek olursak, benim notum sıfır.


Batı’dan azar işitti
Türkiye- Rusya arasında son dönemde ciddi bir yakınlaşma söz konusu. Bu yakınlaşmayı nasıl yorumluyorsunuz?
 Batı’dan istediğini alamayan Türkiye’nin bir koz olarak Rus kartını oynadığı görülmektedir. Bu durum aslında Rusya için de geçerlidir. Zira Ukrayna krizinde Rusya batıdan ciddi bir azar işitmiştir. Asıl nokta ise Türkiye’nin bölgesinde giderek yalnızlaşan bir ülke konumunda olması. Rus tarafına bakıldığında ise Putin’in enerji kartını son derece iyi oynadığı biliniyor, bu bakımda Rusya Türkiye’yi kritik önemde görüyor. Sadece Bağımsız Devletler Topluluğu ve Çin ile değil Türkiye’yi de ilişkilerini geliştirmesi gereken bir coğrafya olarak görüyor. Erdoğan’ın kendini içerisine sokmaya çalıştığı “tek adam figürü” ile Putin’in dominantlığı, ikisi arasında liderlik konusunda benzerlik de oluşturuyor. Zira Rusya ile ilişkilerde otoriter liderliğin sorun yaratması gibi bir durum söz konusu değil, bu da Erdoğan’ın işine gelen bir diğer nokta. Rusya’nın Kırım’ı ilhakına AKP iktidarı maalesef hiç sesini çıkarmamıştır. Kırım Tatarları, Recep Tayyip Erdoğan’ın Putin ile dostluğuna kurban edilmiştir.  

Ermenistan’a taviz
Azerbaycan ile ilişkilerimiz nasıl bir seyir izledi?
Türkiye ve Azerbaycan arasında 2014 yılında yine yüksek seviyeli ziyaretler gerçekleşti ve enerji konularında iki taraf arasında büyük bir işbirliği var. TANAP, Azerbaycan’ın yeraltı kaynakları ve Türkiye’nin stratejik konumunu bir araya getirerek büyük bir proje olarak hayata geçirilecek. Azerbaycan ile Türkiye birçok yerde kardeş devlet olarak tanımlanır, ben bu kavramı biraz daha ileri götürerek bu iki ülkeye “ikiz kardeş” diyorum. Tarihi, ekonomik, sosyal, kültürel birçok müşterek noktamız var. Karabağ konusuna gelince, Türkiye Azerbaycan’a destek vermekten ziyade Ermenistan’a taviz veriyor. Ermenistan ile Türkiye’nin ilişkilerinin kesilmesindeki sebep Ermenistan’ın Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesini hukuka aykırı bir şekilde işgal etmesidir.
Türkiye’nin üst düzeyde Ermenilerden özür dilemesi noktasına gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
2014 yılında Tayyip Erdoğan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sevincini yaşadığımız 23 Nisan günü sözde soykırım iddialarının yıldönümü saydıkları 24 Nisan tarihinin yıldönümü için bir özür mesajı kaleme almış ve Ermeni tarafının üzüntülerini paylaştığını belirtmiştir. Ne var ki, Ermeni katliamlarında şehit olan atalarımız için şu ana kadar benzer bir mesaj göremedik. Benim dedemi, Ermeniler diri diri yakarak şehit etmiştir, ben de Recep Tayyip Erdoğan’dan, Ahmet Davutoğlu’ndan ve beraberinde Serj Sarkisyan’dan bu konuda bir özür mesajı bekliyorum; ama maalesef iktidarın olaylara bakışı farklı.

Türkiye sınıfta kaldı
Türkiye-Irak ilişkileri açısından 2014 yılı nasıl bir yıl oldu?
Türkiye, AKP sayesinde Türkmen politikasında 2014 yılında sınıfta kaldı. Gündeme oturan Ayn el-Arap’a yapılan saldırılar sonucunda sınırlar ardına kadar açıldı ve Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle 2 milyon mülteci Türkiye’ye geldi ve kendilerine birçok imkan sağlandı. Türkmenlere en başta sınırlarda pasaport sorularak içeri alındılar, şu anda Türkiye’deki Türkmenler sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor, birçoğu çok kötü durumda.  
AKP iktidarının mezhep temelli dış politika çizgisinin sonuçları neler olacak?
Mezhep temelli bakış açısının ne iç politikada ne de dış politikada olumlu bir sonuç alması beklenemez. Tayyip Erdoğan’ın, Irak’ta yaşayan Türkmen vatandaşlarımızla ilgili “Onların yarısı Şii, yarısı Sünni” demesi bu konuda etkin bir politikanın hayata geçirilmemesinin nedenlerindendir. Türkmenlere “Türk/Türkmen” ortak paydasında bakılmalı ve yapılması gereken onlara sahip çıkılmasıydı. Mezhep temelli dış politikada bir tarafın yanında olmak demek diğer tarafı karşınıza almak demektir.

Barzani, Davutoğlu’nun ağabeyi oldu”
Kuzey Irak Bölgesel yönetimiyle ticari ilişkileri geliştirmekte her türlü fedakarlığı yapmaya hazır bir Türk hükümetinin bu tavrı Türkmenleri nasıl etkiliyor?
Kuzey Irak’ta AKP eliyle bir “Kürdistan” kuruluyor. Bunun bölgesel ve uluslararası bir boyutu var tabii ki. ABD ve koalisyon güçlerinin müdahalesi, IŞİD’in Kuzey Irak’taki statükoyu sarsmasının ardından gelmiştir. Türkiye’nin ticari ilişkileri sonraki dönemlerde Barzani’yi Diyarbakır’da misafir edecek boyuta gelmiş ve Habur’da teröristlere yapılan davullu zurnalı karşılamada “Türkiye’ye bir Kürt kedisini vermem” diyen Barzani’ye her istediği verildi, şarkı türküyle ağırlandı. Irak’ta yeni kurulan kabinede Türkiye’nin devreye girmesiyle Türkmenlere bir bakanlık verilebilirdi; ama AKP oralı olmadı. Irak’ın yanı sıra Suriye’de de kurulmaya başlanan bir Kürt devletinden bahsedilebilir. Bunun Türkiye ayağı da olacaktır. IŞİD ile mücadele sırasında peşmerge Türkmenlerin kapısına dayanıp silahlarına el koymak istemiştir. Irak’ta gelinen noktada Mesud Barzani, Ahmet  Davutoğlu’nun ’ağabeyi’olmuş, Türkmenlerin kardeşliği sorgulanır hale gelmiştir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.