Ahmet Davutoğlu genel başkan seçildi

6 oy geçersiz sayıldı. Sonucu açıklayan Divan Başkanı, Davutoğlu'nu kürsüye teşekkür konuşmasını yapmak üzere "Buyrun Sayın Genel Başkanım" diyerek davet etti. 

 
Ak Parti Kongresi'nde açılış yoklamasında 1425 delege imza vermişti. 
 
Bin 245 delegenin oy kullandığı AK Parti 1'nci Olağanüstü Kongresi'nde AK Parti Genel Başkanı seçilen Ahmet Davutoğlu konuştu.
 
İşte Davutoğlu’nun konuşmasından satır başları:

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum.
Zatıma gösterilen sonuç, beni ağır bir sorumluluğu üstlenmekle karşı karlıya bıraktı.
Allah bu görevi yapabilme kudretini nasip eylesin, mahcup etmesin.
Sayın cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi iletmek istiyorum.
Sayın cumhurbaşkanımıza teşekkürümüz bugün kongrede yaşana atmosferle ilgilidir
Türk demokrasi tarihinde 2 ilki yaşamış olacağız.
Böylesi bir telim teslimle hiçbir ihtilaf olmadan, farklı bir izlenim olmadan birlik beraberlik sayesinde devir teslim oldu.
Siyasi rekabetler aslında bugün AK Parti’nin siyaset farkını ortaya koymuştur.
Türk demokrasi tarihinde ilk kez böyle bir devir telsim yapıldı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Atatürk ile İnönü arasında, Atatürk sağken böyle bir devir teslim yaşanmamıştı.
Ayrıca yarın aynı partiden iki cumhurbaşkanı arasında devir teslim töreni yapılacak.

 
 
 
Bin 245 delegenin oy kullandığı AK Parti 1'nci Olağanüstü Kongresi'nde AK Parti Genel Başkanı seçilen Ahmet Davutoğlu teşekkür konuşması yaptı.
 
 

Davutoğlu, yaptığı konuşmasına "Selam olsun, selam olsun. Selam olsun insana, zaman ve mekana" diyerek başladı.

 

 

Davutoğlu, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

 

"Bir 14 Ağustos günü milleti yeni bir idealle buluşturan AK Parti adrolarının kurucu lideri ve seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a selam olsun. Bu davanın her bir neferine selam olsun. 10 Ağustos’ta cumhurbaşkanımıza destek veren tüm vatandaşlarımıza selam olsun.
 
AK Parti konjonktürel siyasi şartlarda çıkmış bir siyasi parti değildir, dönemsel bir parti değildir, bir döneme, bir kesime hitap eden bir parti değildir. AK Parti, biraz önce zikrettiğimiz bütün ulu erenlerin yönünü aydınlattığı, kutlu bir yürüyüşün kıyamete kadar sürecek olan bu yürüyüşün bugünkü tecessüm etmiş halidir. AK Parti, milletin ta kendisidir, AK Parti millet idealinin ta kendisidir.
 
'VEDA DEĞİL VEFA'
 
Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmaları esnasında bir veda kongresinden bahsettiler. Sayın Cumhurbaşkanım, bu bir veda kongresi değil, olağanüstü büyük kongremiz ama bir vefa kongresi, bir ahitleşme kongresidir. Sayın Cumhurbaşkanımıza vefa borcumuzu ödüyoruz. Onun bıraktığı miras AK Parti için bir şeref meselesidir, o miras bizim şerefimizdir ve sonuna kadar korunacaktır.
 
Davos'ta Sayın Cumhurbaşkanımız ile Başdanışmanı olarak birlikteydim. Özgüvenimizin bir timsali olarak aslında o gün İstanbul Atatürk Havalimanına geldiğimizde, Başbakanımız o gün yaptığı konuşmada, bu özgüvenin işaretini vermişti ve demişti ki, 'bundan sonra biz hiçbir zaman şu veya bu tavrı alırsak şu vaya bu ülke ne diyor diye düşünmeyeceğiz, başka ülkeler Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne düşünüyor diye düşünecekler. İşte bir milletin ayağa kalkmasının simgesi budur. Bu özgüven bizde oldukça bu özgüveni harekete geçiren AK Parti kadroları kendilerine güvendikçe, hiç kimse bu yürüyüşe dur diyemeyecek.
 

'BU RÜYAYI GÖREMEYENLER UTANSIN'


Son 12 yıl içinde kazanılan özgüvenimizi, 2013 yılında hedef ettiler. 2013 yılındaki gezi olayları, 17 Aralık ve 25 Aralık kumpaslarının en büyük hedefi millete kazandırdığımız bu özgüveni yıkmaktı. Çok şey söylendi, dediler ki 'bunlar rüya görüyorlar, ütopikler, hayal görüyorlar, yapamayacağımız hedeflere yürüyorlar.' Doğru biz bir rüya görüyoruz, yeni bir Türkiye rüyası görüyoruz. Bu rüyayı göremeyenler utansın. Bu rüya için ayağa kalkamayanlar, özgüven gösteremeyenler utansın.

Yeni bir yürüyüşün arifesindeyiz, yeni bir Türkiye’nin arifesindeyiz. Son 12 yıl içinde büyük bir restorasyon hareketi gerçekleştirdik. Son 12 yılda ulaşım, sağlık, tarım, dış politika alanlarında büyük başarılar sağlandı.

Eğer bir toplumda aidiyet bilinci zayıflamışsa devlet bir grup vatandaşını dışlamışsa o milletin sükun bulması mümkün değildir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni döneme, yeni Türkiye'ye ve yeni hükümete emanet gibi tevdi ettiği çözüm sürecini başarıya ulaştırana kadar bize uyku haramdır. Bu millet arasına ekilmiş fitne tohumları yok olana kadar, bu millet her etnik ve mezhebi grupla omuz omuza bu kutlu yürüşüye çıkana kadar gece gündüz çalışacağız.

'KİMSE ÖTEKİLEŞTİRİLMEYECEK'


Bizim iktidar olduğumuz Türkiye'de hiç kimse, şu veya bu gerekçeyle bir daha ötekileştirilmeyecek. Tarihdaşlığımız korunacak, kaderdaşlığımız korunacak, eşit vatandaşlık hukuku daima önde ve temel ilke olarak benimsenecek. Aynı şekilde bizim için mezhebi bir tavır söz konusu değildir. Alevi kardeşlerimiz, Sünni kardeşlerimiz eşit vatandaşlar olarak bu toprakların asli unsurlarıdır ve asli unsurları olarak kalacaktır. Onların inanç özgürlüğü, fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü bize emanet edilmiş bir görevdir.

Türkiye'de düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü, girişim özgürlüğü, AK Parti Hükümetlerinin teminatı altındadır. Hiç kimse bu özgürlükleri ihlal edemez, edemeyecek.

Geçen yıl, ‘otoriterleşme var’ denilerek sayın cumhurbaşkanımıza iftiralar atıldı. AK Parti kadroları 12 yıldır bir bütündür

İktidarın ilk dönemlerinde alan temizliği ile meşgul olunmak zorunda kalındı. Asker-sivil ilişkisi son yıllarda normalleşti. Başörtüsüne özgürlük ancak son yıllarda gerçekleştirilebildi.

Bu millet başı dara sıkıştığında sandığı bekledi. Sandığın, yani milletin iradesinin hafife alınmasına hiçbir zaman izin vermeyeceğiz.

'AMİR MİLLET, MEMUR DEVLET


Yeni Türkiye'de devlet de hükümet de milletin emrindedir. Amir olan millettir, memur olan devlettir. Devlet ancak ve ancak millet iradesini kullanarak iktidara gelmiş olanlarca denetlenebilir, yönetilebilir.

Demokrasimizin evrensel standartlara ulaşması için yeni anayasaya ihtiyaç var. 2015 yılında Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa sahip olacak mıyız?

Cumhurbaşkanlığı makamı ile Başbakanlık makamı arasında, ikisi de seçilmiş olmak dolayısıyla, ihtilaf çıkmasını bekleyenlere, buradan bir kez daha cevap veriyorum. Millet iradesine dayanan makamlar arasında ihtilaf çıkmaz. Milletten gücünü alanlar arasında, hele dava arkadaşları arasında hiçbir zaman ihtilaf çıkmaz, hiç heveslenmesinler. Seçilmiş cumhurbaşkanı ve seçilmiş başbakan el ele, omuz omuza, birlikte yeni Türkiye'yi inşa edeceklerdir. Biz bunun hizmetkarıyız, bu yolda yürümeye kararlıyız.

 

'PARALEL DEVLET FETRET İSTİYOR'


Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, ilk defa millet tarafından seçilenlerin yaptığı bir anayasaya sahip olacak mıyız? (Evet sözü üzerine) Bu bir teminattır, bir ahitleşmedir.

AK Parti iktidara geldiğinde devlet içine nüfuz etmiş çeteler, mafyalar, cunta heveslileri ve üçlü koalisyonun her bir bakanlığı, neredeyse bir Anadolu beyliği gibiydi.

Ama şimdi o geçmiş vesayetler bittikten sonra yeni vesayet türleri çıkmaya başladı. 'Paralel devlet' yapısı denilen yapı, aslında fetret isteyen bir yapıdır. Geçen sene, Gezi olaylarından bu yana onların yayın organlarında tek bir olumlu haber göremezsiniz. 17 Aralık'tan, 25 Aralık'tan bu yana isterler ve beklerler ki kriz çıksın. Ekonomi tarumar olsun. AK Parti içinde ihtilaf çıksın, bazı milletvekilleri istifa etsinler.

30 Mart'ta Dışişleri Bakanlığını dinlenerek, Dışişleri Bakanlığının sırları üzerinden saldırıya maruz bırakıldık. Sürekli olarak bir kampanya yürütüldü. Kampanyanın hedefi AK Parti değil. Kampanyanın hedefi AK Parti'nin son 12 yıl içinde gerçekleştirdiği büyük birikimdi. Buradan bir kez daha, Sayın Cumhurbaşkanımızı teyiden söylüyorum, hiçbir şekilde, kim ve ne niyetle olursa olsun, devlet otoritesinin parçalanmasına bir daha izin vermeyeceğiz.

Eskiden bazı locaların yaptığı şekilde, şimdi de paralel devlet yapılanması içinde, o networkler üzerinden bürokrasiyi ele geçirmek, daha sonra da ele geçirilen bürokrasi üzerinden milletin seçtiği siyasi otoriteye şantaj yapmak açık bir ihanettir. Millet, otoritesini sadece seçtiği insanlar üzerinden kullanır.

Bunlar ter dökmeden devleti ele geçirmek isteyen bir zihniyettir. İzin verilmeyecek. Bundan sonra bürokrasiyi kontrol etmek suretiyle devleti ele geçirmek isteyenler, ister cunta heveslileri olsun ister belli loca mahfilleri olsun ister 'paralel devlet' yapıları şeklinde olsun, hiçbir şekilde devletimize nüfuz edemeyecekler. Biz, bu devleti, milletin hizmetinde ve emrinde görüyoruz. Bu devlet idaresine talip olanlar, gidecekler ve milletten destek isteyeceklerdir.

'O ELİ KOPARIRIZ'


Şunu aziz milletimize teminat olarak söylüyoruz, milletin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkına uzanacak eli, kardeşimiz olsa koparırız. AK Parti yolsuzluklara karşı en çetin savaşı vermiştir, vermeye devam edecektir.

Devletin sırlarına sızılmaya çalışıldı. Hedef, geçmişteki darbe yargılarını tekrar kurmaktı. İşadamları, sanatçılar, siyasetçiler dinlendi. Hedef darbe benzeri yargıları yeniden kurmaktı.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.