Abdullah Gül\'den flaş açıklamalar
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 17 Aralık'taki soruşturmayla ilgili olarak operasyon yorumu yapmak yerine "Yolsuzluk davası" olarak nitelendirdi. Gül, 17 Aralık olaylarının Gezi Parkı olaylarıyla ilgisinin olmadığını söylerken, Türkiye'nin 10 yıl öncesine göre daha demokratik olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Habertürk'te Basın Kulübü'ne konuk oluyor. Erhan Çelik'in moderatörlüğünde, Fehmi Koru ve Ruşen Çakır'ın sorularını cevaplayan Gül, 17 Aralık'ta başlayan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu değerlendirdi. Gül, 17 Aralık için operasyon ya da soruşturma ifadesi yerine "yolsuzluk davası" nitelemesini kullandı. 

"GEZİ PARKI OLAYLARININ DEVAMI DEĞİL"

Gezi Parkı olaylarıyla ilgili olarak daha önce yaptığı açıklamalarına benzer bir yorumda bulunan Cumhurbaşkanı Gül, 17 Aralık soruşturmalarıyla Gezi Parkı olayları arasında birbirine paralel bir unsur bulunmadığını söyledi. İşte Gül'ün konuşmasından bazı satır başları;

"Çözümsüzlük gibi bir şey yok. Türkiye 10 yıl öncesine göre demokratik hukuk standartlarında çok gelişti. Sıkıntılar muhakkak var. Pembe bir tablo çizmiyorum. Ama 10 yıl öncesi ile mukayese edildiğinde iyi noktadayız.
 
Haziran olaylarıyla 17 Aralık sürecini ben birbirine paralel olarak görmüyorum. Bunlar birbirinden ayrı meseleler.  
 
BDP'Lİ VEKİLLERİN TAHLİYESİ
 
Demokratik hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı prensibi vardır ama bunların bir ahenk içinde olması gerekir. Hepsi de kendi saygınlığını korumakla yükümlüdür. Yasama ve yürütme işini iyi yapmazsa seçimlerle değiştirilebilir. Yarı bu anlamda farklıdır. Yargı kendi saygınlığını ve bağımsızlığını korumalıdır. Bu kararların oy birliği ile alınması önemlidir. Bu kararları ben memnuniyetle karşıladım. 

'ORDUYA KUMPAS' İDDİASI
 
Ben o konuda cumhurbaşkanı olarak bir şey diyemem. Ama böyle bir algı ortaya çıkarsa bunun bütün hukuki çalışmaları yapılabilir. Nitekim bazı çalışmalar da yapılıyor. Geçen Barolar Birliği Başkanı beni ziyaret etti. Böyle bir algı söz konusu olursa bakılabilir.  
 
'CUMHURBAŞKANI OLAYA EL ATSIN' ÇAĞRILARI
 
Parlamenter sistemde işlerin nasıl yürüdüğü bellidir. Ben üzerime düşeni tüm gücümle yapıyorum. Benim çalışmalarım aleni, açık. Ben hükümetle, meclis başkanıyla, mahkeme başkanlarıyla bir araya geldiğimde bütün bunları konuşuyoruz. Bütün kurumların ahenkli çalışması için ben gerekli uyarıları ve çalışmaları yapıyorum. Bunun ötesinde yürütme yanlış yapabilir. Yönetmelik mesela... Bunu doğru olduğunu düşünerek yapabilir. Ama Anayasa'ya uygun olup olmadığına Danıştay karar veriyor. Basın mensuplarının emniyete girişiyle ilgili karar da öyle. Danıştay'a gitti ve bozuldu.
 
HSYK'NIN AÇIKLAMASI
 
HSYK'nın açıklamasını ben doğru bulmadım. Mahkeme karar verecek ve mahkemenin kararını gölgelememek lazım. Bu tür çekişmeler, bunları çok açık dillendirmeler iyi şeyler değil. Anayasal kurumlar anayasal görevlerini iyi bilmeli. Hukukun üstünlüğü demokrasinin temel prensiplerinden biridir. Soruşturmanın gizliliği esası yokmuş gibi hareket ediliyor.
 
PARALEL DEVLET İDDİALARI
 
Bir devlet içinde ayrı bir devlet ya da ayrı yapılanmalar olamaz. Kurumlar anayasaya ve kanunlara kesinlikle dikkat edecek. Kendi içerisindeki hiyarerşiye dikkat edecek. Herhangi bir gruplaşma olmayacak. Kurumun dışında başka bir yerden taklimat, başka bir yere kurumun bilgileri taşıma asla olamaz. Bunlar olursa tabii ki ortaya çıkarılır. Bunun dışında sivil toplumda nasıl şeffaflık önemliyse bu tür konularda da şeffaflık önemlidir. Hele de yargı içerisinde böyle bir şey varsa asla tahammül edilemez. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.