5 bin Mehmetçiğin katili Türk askeri düşmanımız değil



Hasan Cemal'in "Çekilme Günlüğü" adıyla kaleme aldığı ve PKK'nın sınırdışına çekilmesini takip ettiği yazı dizisi, bugün 8. bölümünde Kandil'den sesleniyor okurlarına.

 


İşte Hasan Cemal'in T24 sitesinde yayınlanan günlüğünün Kandil sayfalarından seçmeler:

İlk kez hep birlikte konuştular

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Başkan yardımcıları Cemil Bayık ve Sabri Ok, ilk kez üçü birlikte T24'te yayımlanacak bu röportaj için sorularımı yanıtladılar. Beş saatlik görüşmede Başkan Yardımcısı Ronahi Serhat ve PKK'nın kadın hareketini yöneten Sozdar Avesta da önemli açıklamalar yaptılar.

 

 

\"\"

Türk analarının acılarını paylaşıyoruz

Kandil'deki bir uçurumun kenarında Sakine Cansız'ın adı verilen PKK akademisindeki sohbette, önce Türkiye'deki şehit anaları için ne düşündüklerini, bu süreçte onlara herhangi bir mesajlarının olup olmayacağını sordum. Verdikleri ortak mesaj, “Türk analarının acılarını elbette paylaşıyoruz” oldu.

Türk askeri bizim düşmanız değil

Karayılan, “Artık Türk ve Kürt analarının ağlamalarını istemiyoruz. Her iki tarafta yaşamını yitirenlerin anısına barış ve kardeşliği tesis edelim. Şu bir gerçek; karşımıza çıkarılan askerler bizim düşmanımız değildir. Düşman, Kürtlere karşı inkâr siyasetini geliştiren kurumdur. İnkâr biterse düşmanlığın temeli de sona erer” diyor.

 



’Türk askeri düşmanımız değil!’
Savaşı erkek zihniyeti yarattı, barış analarla gelir
Ronahi Serhat “Barış, anaların çabasıyla gelir. Savaşı yaratan ‘erkek zihniyeti’dir. Askerler de ezilen emekçi halkın evlatlarıdır”, Sozdar Avesta da “En büyük acıyı analar çekti” diyor. Bayık “Biz savaşmak zorunda kaldık. Savaşta istenmeyen durumlar da yaşandı” derken Ok “En iyi cevap onurlu bir barış olur” diye konuşuyor.


İkinci aşama seçimden önce bitmeli

Çözüm taleplerinde “çoğulcu anayasa ve anadilde eğitim hakkı” vurgulanıyor, etnik vurgu yapılacaksa bütün gruplara atıf isteniyor. Karayılan âkil heyetlerin çalışmasının iyi olduğunu, ancak AKP'nin hâlâ yol temizliği yapmadığını söylüyor ve ekliyor: “Yasal düzenlemeler ve yeni anayasanın seçimlerden önce bitmesi lazım...”

Âkil insanların çalışması iyi'

Murat Karayılan, ‘Akil İnsanlar’ın çalışmalarının kötü olmadığını, iyi olduğunu belirtirken, bir noktaya daha değindi. Bugüne kadar Kürtlere yapılmış olan haksızlıkların, Kürtlere dönük inkâr siyasetlerinin Türk halkına daha iyi anlatılması gerektiğini ve barış açısından bu noktanın büyük önem taşıdığını vurguladı.

Karayılan bu konuda Başbakan Erdoğan’ın 2005 yılı Ağustos ayında Diyarbakır’da yapmış olduğu “Kürt sorunu bizim de sorunumuzdur. Devletin de bu konuda yanlışları vardır” içerikli konuşmasına işaret etti. Karayılan Erdoğan’ın bu konuşmasını daha da ileri götürmesi halinde Türk kamuoyunun barış konusunda çok daha kolay ikna edilebileceğini söyledi.

Cemil Bayık, yol haritasının ikinci aşamasıyla ilgili olarak değerlendirme yaparken, bu çerçevede “önderliğin özgürlük konusu”nun ele alınması gerektiğini söyledi.

Karayılan “önderliğin özgürlük konusu"nun kendi içinde aşamalı olarak ele alınmasının doğru olacağını belirttikten sonra şunları söyledi:

“Önderliğin hapishane koşullarının düzeltilmesi ve dışarıyla daha rahat ilişki kurması, çözüm sürecinin derinleştirilmesi açısından önem taşıyor. Önderlik bizlerle daha kolay ilişki kurabilmeli.”

'Kandil, Âkiller, akademisyen ve gazeteciler de Apo ile görüşebilmeli'

Bu noktada Cemil Bayık, Öcalan’ın sadece Kandil’le değil, çözüm için tüm ilgili kesimlerle görüşebilmesi gerektiğini söyledi.

Karayılan ise, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün çözüm süreci, Başkan Apo merkezli yürüyor. Bunun için Kandil’den bir heyet, bir KCK heyeti de, BDP heyeti de, Âkil İnsanlar da, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar da Önder Apo ile görüşebilmeli.”

Bunun üzerine Ronahi Serhat kadın heyetlerinin de İmralı’ya gidebilmesi gerektiğini belirtti. Bu arada Cemil Bayık, “Güney Kürdistan'dan da bir heyetin, Alevilerin de İmralı’ya gidebilmesinin” taşıdığı öneme işaret etti.

'Yeni anayasa ve yasaların seçimlerden önce bitmesi lazım'

Zaman baskısı olduğunu, seçimlerin yaklaştığını belirterek bu ikinci aşamanın ne zamana kadar tamamlanabileceğini Karayılan’a sordum. Yanıtı şu oldu:

“Evet, süre daralıyor. Seçim sath-ı mâiline giriliyor. Seçimlerden önce bitmesi lazım bu ikinci aşamanın, yani yasal düzenlemelerinin ve yeni anayasanın…”

 

TERÖRLE MÜCADELEYE 7 BİN ŞEHİT VERİLDİ

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, geçtiğimiz günlerde bir soru önergesine verdiği yanıtta, bugüne kadar 23 bin 234 şehit verildiğini ve 10 bin 963 malul gazi bulunduğunu belirtmişti.
 
1983’ten bugüne kadar toplam 4 bin 892 asker terörle mücadele kapsamında şehit düştü. Polis, geçici köy korucusu ve sivil vatandaşların da bu rakama eklenmesiyle PKK ile mücadelede şehit olan vatandaş sayısı 7 bine yaklaştı.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.