Yargıtay’dan ‘Beton Kemalist’ hakaretine beraat

Yargıtay, bir televizyon programında “Efsaneden Gerçeğe Kuşçubaşı Eşref” kitabının yazarı Ahmet Efe’yi hedef alan Beton Kemalist ifadesinin bilirkişi raporuna rağmen hakaret olmadığı yönünde hüküm veren yerel mahkemenin kararını onaylayarak bir ilke imza attı.

Kemalist tarih tezleri doğrultusunda kaleme aldığı “Çerkez Ethem” ve “Efsaneden Gerçeğe Kuşçubaşı Eşref” kitaplarıyla tanınan Ahmet Efe’ye, yazar Derya Tulga tarafından bir televizyon kanalında yapılan hakaret mahkemeye taşındı.

Davaya konu olay NTV Televizyonu’nda 31 Temmuz 2011 tarihinde yayınlanan Oğuz Haksever’in sunuculuğunu yaptığı “Tarih Konuşmaları / Osmanlılarda İstihbarat” isimli programda gerçekleşti. Programa konuşmacı olarak katılan NTV Tarih Dergisi editörü Derya Tulga, Efe’nin, yayınlandığı dönemde yankı uyandıran “Efsaneden Gerçeğe Kuşçubaşı Eşref” kitabını değerlendirirken, “Çok enteresan bir şey, çok koyu beton Kemalist ulusalcı bir biyografi bu” ifadelerini kullandı. Alaycı bir şekilde ve gülüşmelerle sürdürülen değerlendirmede, Tulga hakaret içeren başka sözler de sarf etti.

Durumdan haberdar olan Ahmet Efe konuyu yargıya taşıdı. İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın dosyası, bilirkişi incelemesi için hukukçu ve aynı zamanda gazeteci olan Tamer Heper’e gönderildi.

Heper raporunda ‘hakaret’ suçunun program süresince defaatle işlendiği yönünde görüş bildirdi. Raporunda program CD’si çözümlerinin dikkatle incelendiğini belirten Heper şu tespitlerde bulundu:

“Dava konusu bu bölüm, bant kaydı ve davaya verilen yanıt birlikte değerlendirildiğinde,

Kullanılan ifade, ‘Ahmet Atan mıydı neydi bir şey çıktı (Davacı Ahmet Efe kastediliyor)… Çok yoğun beton Kemalist, ulusalcı bir biyografi bu.’

Kullanılan bu ifade değer vermeme, küçümseme ifadesidir. Davacının kişiliği, Kemalistliği nedeniyle küçümsenmektedir. Nitekim cümlelerin devam şöyle gelmektedir:

‘Bütün liberaller üstüne atladı, şey sazan gibi ya adamın bütün ettiği laflara bakın öyle atlayın.’

Bu ifade de davacının görüşlerinin aşağılanması ifadesi olup, CD görüntüsünde bu anlatım aşağılayıcı bir tavır sergilenerek ifade edilmiştir.

Nitekim dava dilekçesi ve verilen yanıtta da davacının ‘Son derece önemsiz bir yazar olan davacının adını hatırımda tutabilme durumunda olmağım gibi..’ ki burada davacının isminin doğrusu gerçekten hatırlanmadığı, kullandığı formülden aşikardır. ‘Beton Kemalist’ sıfatı ile geçiştirilmiştir…

Davacı, adı mutlaka hatırlanması gereken önemli bir şahıs olmadığı gibi”

Cümleleri yer almaktadır. Bunlar seçilmiş üç cümledir. Benzer cümleler devam etmektedir. Ancak dava konusu olan bu davaya verilen yanıt olmadığı için örnekler çoğaltılmamıştır. Bu üç cümlenin emsal alınmasındaki amaç yukarıda zikredildiği gibi davalının tavrının CD çözümündeki cümleler, CD görüntüsündeki tavrı ve davacı hakkındaki düşüncesi birlikte değerlendirildiğinde bir küçümseme ve değersizleştirme amacı güttüğü sonucuna varmak gerektiğidir.

Netice: Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, ekteki bant çözümü ve yukarıda sayılan nedenlerle davalının davacıya karşı küçümseme ve değersizleştirme amacı güttüğü izlenimi vardır.”

Mahkeme, bilirkişinin, davacıya “Hakaret var” raporuna rağmen davanın reddi yönünde karar verdi. Bunun üzerine Efe’nin avukatı Emrah Kaya davayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını yerinde bularak, hukuk tarihimizde bir ilke imza atmış oldu.

 

GAZETE2023 ÖZEL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.