Türkmenlere Bayram Yok!
 Ermeni, Kürt, Rum, Hıristiyan, Yezidi ve Yahudi dara düştüğünde ayağa kalkan dünya, Türkmen’in dramını görmezden geliyor. Kirli ve kanlı planlarla terör örgütlerinin hedefi olan onbinlerce Türkmen, sığındıkları Türkiye’de kaderleriyle baş başa.

Bizim için fark etmez

PYD ve IŞİD’den kaçarak geçen ay Türkiye’ye sığınan Telaferli İngilizce öğretmeni Firaz Fazlı Hüseyin, bayramı değil ailesinin geçimini düşünüyor. Hüseyin, “Evimiz, ailelerimiz orada kaldı. İş bulamıyorum. Bugün bayrammış, bizim için ne fark eder?” dedi.

Haber: Hanife Açıkalın

IRAK ve Suriye’de terör örgütü PKK, onun kolu PYD ve IŞİD Türkmenlere zulmetti, onları yerinden yurdundan kovdu. Türkiye’ye sığınan Türkmenler arkalarında çoluk çocuk, ana baba bıraktı. Bu yüzden Türkiye’deki Türkmenler Ramazan Bayramı’na hüzünlü girdi. Ülkemize sığınanlardan biri olan 35 yaşındaki İngilizce öğretmeni Türkmen Firaz Fazlı Hüseyin, 29 Haziran’da ailesi ve yeğeniyle birlikte Türkiye’ye doğru yola çıktı. Hüseyin şunları anlattı: “Sınıra ulaştığımızda öğlen vaktiydi. Havanın kararmasını beledik. Daha sonra sınırdaki tellerden Türkiye’ye girdik. IŞİD’ten saklandık. Çok şükür yolda bizi görmediler. Kaçmaya mecburduk. Bu yolculuk 10 gün sürdü.” 

650 TL’ye ev tuttuk
Ankara’da Saime Kadın Semti’nde akrabalarının yardımlarıyla daire kiraladıklarını söyleyen Firaz Fazlı Hüseyin, “Türkiye’de Türkmen olmak zor. Daire kiraları yüksek. Üstelik şüpheli kategorisinde yaşamak çok dokunuyor insana” diyen Hüseyin şunları söyledi: “Kaçarken üstümüzle başımızla çıktık. Hiçbir şeyimizi alamadık. Evim, her şeyim orada kaldı. 650 TL’ye bir ev tuttuk. Bir Türk aile evi tutarsa 400-500’e veriyorlar ama ev sahipleri Türkmenlere güvenmiyor. İş arıyorum. Çalışmak zorundayım. Eşim Saba Adnan Hüseyin de ben de ailelerimizi getiremedik. Bu durum bizi çok üzüyor. Bu bayram onlardan ayrı kalacağız. Bugün bayrammış. Bizim için fark etmez?” 

Hayattayız çok şükür 
Dedik ya geride sadece ev-araba eşya kalmıyor. Amca oğlu 11 yaşındaki Muhammed Nur Abdulgaffur’un yüzünün yarısını Telafer’de bıraktığını anlatıyor Firaz Fazlı Hüseyin: “Abdulgaffur’un yüzü Irak Telafer’de böyle oldu. Bomba patladı, annesi öldü. Muhammed’in de yüzü parçalandı. Babasının ayağı kırıldı. O mecburen Telafer’de kaldı çünkü o haldeyken sınırı geçmesi mümkün değildi. Oğlunu bana emanet etti. Biz de Muhammed’i yanımıza aldık. Zaten okulu bıraktı. Ufak tefek işlerde çalışıyordu. Bombadan sonra yüzü hiç gülmedi.” 

Geçinmeyi düşünüyor
Firaz Fazlı Hüseyin, bayramı değil ailesinin geçimini düşündüğünü söyledi. Yedek bir kıyafeti olmayan, evinde bu yaz sıcaklarında buzdolabı bulunmayan Hüseyin sözlerini şöyle tamamladı: “Hayattayız çok şükür, eşim çocuğum yaşıyor. Şimdilik eksiğimiz buzdolabımız. Bir de üstümüzle başımızla geldiğimiz için ikinci bir kıyafete ihtiyacımız var. Türklerin bizlere el uzatmasını istiyoruz. Bayram için yiyecek alamayacağım. Alsam da buzdolabımız yok.” 

yeniçağ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.