Türk Eğitim-Sen ; AKP'nin Sözde Çözüm Süreci Tuş Oldu!

Türk Eğitim Sen Antalya 2 Nolu Şube Başkanı Fethi Kurt, AKP hükümetinin tüm tahribata rağmen ısrarla sürdürdüğü sözde çözüm projesinin son olaylarla tuş olduğunu söyledi.

Kurt, Manavgat'ta yaptığı açıklamada, özellikle, son bir hafta içerisinde ülkede şahit olunan ve gelinen durumun telafisi mümkün olmayacak sıkıntılar doğurmaya namzet vaziyet aldığını kaydetti.

Ülkeyi yangına yerine çeviren gelişmeleri, 'provokasyon' olarak adlandırmak, meselenin aslını gözlerden kaçırmak demek olduğunun altını çizen Kurt, "Yaşananlar, bir grup kendini bilmezin sebep olduğu faili meçhul hadiseler değildir. Bölücü örgütün ve onun şehir yapılanmasının; bilinçli, amaçlı programlı ve planlı bir isyan denemesidir. Hükümet ve onun kontrolündeki medya organlarının vazifesi, milletimizin birliğine kastetmiş olan ihanet şebekesinin ve onlara bu cür'eti sağlayan sözde çözüm sürecinin mes'uliyetini kamufle etmek değildir. Devlet, kadife eldiven içerisinde demir yumruk olmalıdır. Vatandaşına karşı müşfik ve adaletli yaklaşan, temel insan haklarını koruyan devlet; bölücüye, ihanete, toplumun huzuruna kast edenlere ve terör örgütü unsurlarına karşı da demir yumruğunu hissettirmelidir. Aksi takdirde, devletin güvenilir otoritesini hissedemeyen ve terör örgütüne karşı sempati duymayan bir kısım insanlarımız da bölücü ihanetin etki alanına terk edilmiş olacaktır." dedi.

KİRLİ TEZGAHLARA KARŞI DEVLET ÖNLEM ALMALI

Devletin bu tür olaylara fırsat vermemesi ve bu coğrafyada yaşama hakkının savunulması adına her türlü tedbiri alması gerektiğinin altını çizen Kurt, Anadolu'yu bin yıldır vatan tutmuş milletimiz, bütün unsurlarıyla birlik ve beraberlik içerisinde, daha nice bin yıllar bu aziz topraklarda huzur içerisinde yaşamayı ortak ülkü olarak kabul ettiğini hiç bir zaman akıllarından çıkarmaması gerektiğini kaydetti.

Hiçbir bölücü ve ayrılıkçı girişim büyük Türk milletinin bu azmine zarar veremeyeceğini vurgulayan Kurt, "Bu sıkıntılı süreçte de hiçbir kirli tezgah, ülkemizde bir kardeş kavgası oluşturamayacak, insanlarımız arasındaki sevgi, bağlılık ve güveni sarsamayacaktır. Ülkemizde yaşanan terör olayları ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle, öğretmenlerimiz işe gidememiş ve dolayısıyla ek ders ücretleri kesilmiştir.Terör tazminatı olarak her kesimin zarar ve ziyanlarını karşılayan devletimiz, bu meslektaşlarımızın zarara uğramasına da mani olmalıdır. Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), bu durumda olan öğretmenlerin ek ders ücreti kayıplarının karşılanması için bir an önce düzenleme yapmalıdır. Medeniyet, barış ve sevgi mimarı mukaddes dinimizin adıyla, Müslümanların canına kasteden ve tarihte eşi görülmemiş bir vahşeti sergileyen cani IŞİD terör örgütünü nefretle lanetliyoruz. Bu vahşet örgütünün, vatandaşlarımıza ve ülkemize yönelik muhtemel tehditleri üzerine devletimizin her türlü tedbiri alması gerektiğine inanıyoruz." ifadesini kullandı.

"PKK TERÖR ÖRGÜTÜ ÜLKEMİZ İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKEDİR"

Son günlerde IŞİD terör örgütüyle mücadele üzerinden, yaklaşık 40 bin insanın canına ve Türkiye'nin birliğine kast eden PKK terör örgütünün aklanması girişimlerine de şahit olduklarına dikkat çeken Kurt, bu yeni ihaneti de şiddetle kınadıklarını ifade etti.

PKK terör örgütü hala ülke güvenliği en büyük tehlike olduğunun iyi bilinmesi gerektiğini dile getiren Kurt, "Türk milleti, tarihte eşine az rastlanır bir erdemle, bölgedeki bütün mazlumlara kendisine yakışır şekilde kucağını açmış bulunmaktadır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, PKK uzantısı olan PYD örgütünün can güvenliğini sağlama gibi bir görevi de yoktur. Devletimizin, ülkemize sığınan mazlumlara insani yardımın dışında, bölgedeki örgütlere silah ve askeri lojistik yardımı yapmasının söz konusu olamayacağını ifade ediyoruz." dedi.

"MEB YÖNETİCİ ATAMADAKİ HAKSIZ REZALETE SON VERMELİDİR"

MEB'de yaşanan yönetici atama rezaleti konusunda sendikalarının takdire şayan bir direniş sergilediğinin altını çizen Kurt, tüm ülke genelinde büyük bir erdemle mücadele ortaya koyan, eğitim çalışanlarının kazanılmış haklarını müdafaa etmek için eylem ve etkinliklerimize iştirak eden bütün üyelerimize şükranlarını sunduklarını kaydetti. Kurt sözlerini şu sözlerle tamamladı: "Bu süreçte, teşkilatlarımızın tüm unsurları iyi bir sınav vermiş ve sorumluluğunu yerine getirmiştir. Türk Eğitim-Sen'in her kademedeki bütün yönetici ve temsilcileri, eğitim çalışanlarının büyük takdirini kazanmıştır. MEB, önceki yönetici atama sistemine geri dönmelidir. Yönetici atama, mutlaka sınav esaslı olmalı; yöneticiliğin asli görev ve kazanılmış hak olduğuna dair düzenleme yapılmalıdır.
Son düzenlemeyle, çalışanların kazanılmış hakları gasp edilmiş, iş yerlerindeki çalışma huzuru bozulmuş, yıllarını eğitime vakfetmiş başarılı eğitimcilerin itibarı rencide edilmiştir. Sendikamız adeta bir haydut düzeni olan bu süreç bitirilinceye, çalışanlar arasında ayrımcılığa neden olan hukuksuzluk sonlandırılıncaya kadar mücadelesinden taviz vermeyecektir. MEB Bakanı Nabi Avcı ve MEB bürokratları acilen bu yaşanan rezalete son vermelidirler. Sendikalar arasında açık taraf olan ve bu yüzden yaşanan huzursuzluğu besleyen bir kurumun, Türkiye'yi geleceğe taşıma iddiasında olması mümkün değildir."

CİHAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.