Suzan Sabancı Dinçer: Türkiye'nin yurtdışı itibarı zedelendi

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Türkiye’de oluşturulan kutuplaşma nedeniyle başarıların anlamını yitirdiğini belirterek, “Ülkede hukuk sistemi sorgulanmaya başlanmıştır. Artık ülke olarak hep birlikte bu süre içindeki talihsizlikleri hızla onarmaya ve yol almaya başlamalıyız.” dedi.

Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Chatham House Mütevelli Heyeti Üyesi Suzan Sabancı Dinçer, son 1,5 yılda seçim ortamından kaynaklanan kutuplaşmalar sebebiyle çıkan hadiselerin Türkiye’nin elde ettiği başarılara gölge düşürdüğünü söyledi.

Saygın düşünce kuruluşlarından İngiltere Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Chatham House’un toplantısında konuşan Dinçer, “Ülke içinde ve dışında hukuk sistemi sorgulanmaya başlamıştır. Artık ülke olarak hep birlikte bu süre içindeki talihsizlikleri hızla onarmaya ve yol almaya başlamalıyız.” dedi.

Dinçer, “Sürdürülebilir ekonomik büyüme ve ülkedeki refahın artması için ekonomik ve hukuki reformlar şart. İç ve dış yatırımcıya, siyasi yorumculara güven verici ortam sağlanmalı. Önümüzdeki likiditenin azalacağı, faizlerin artacağı ortamda yatırımcılar seçici olacaktır. Böyle bir süreçte güven veren ve istikrarlı ülkeler uzun vadeli yatırımları çekebilecektir.” değerlendirmesinde bulundu. Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine yeni bir ivme kazandırılmasının elzem olduğuna işaret eden Dinçer, “Akbank olarak biz, AB üyeliğinin ekonomi ve sürdürülebilir büyüme için çok önemli bir çıpa olduğunu düşünüyoruz. Öte yandan, tarafsız gözlemcilerin vurguladığı gibi, Türkiye’nin AB’ye entegrasyonu daha rekabetçi bir Avrupa için de önem taşımaktadır.” diye konuştu. İş dünyasının bir üyesi olarak toplumsal birlik ve uzlaşmanın değişim dönemlerinde en önemli, en kritik başarı faktörü olduğuna vurgu yaptı. Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Dinçer, bankacılık sektörü ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin hedeflerine ulaşabilmesi için yerli bankacılık sisteminin kârlılık içerisinde büyüyebilmesi ve güçlü öz kaynaklara sahip olabilmesinin mutlaka şart olduğunu kaydetti.

Chatham House’un İstanbul toplantısında Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki değişen düzeni, çözülen sınırları, bölgesel aktörlerin çıkar çatışmalarını ve büyük güçlerin yaklaşımları irdelendi. Toplantıyı yöneten Chatham House Direktörü Dr. Robin Niblett ise Ortadoğu’da çalkantılı bir dönemin yaşandığı bugünlerde, bölgedeki sorunlarla nasıl başa çıkılabileceği ile ilgili ortak fikir geliştirmenin önemine değindi. Toplantıda, “Değişen Çıkarlar ve Çözülen Sınırlar: Ortadoğu’da Taban Kayması” ele alındı. Bu bölümde, Irak-Suriye ulusal sınırlarının belirgin bir şekilde yeniden çizilmesindeki beklentiler tartışıldı ve Suriye’deki süregelen çatışma ve Irak’taki iç savaşın uzun vadede Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki güçler dengesini nasıl şekillendireceği üzerinde duruldu. Bu bağlamda, ABD, AB, Rusya ve Çin gibi büyük güçlerin bölgedeki çıkarlarının nasıl etkilendiği analiz edildi.

Bölge genelindeki siyasi gelişmelerin Ortadoğu ve Kuzey Afrika devletleri arasındaki ilişkileri nasıl etkilediğine ilişkin farklı görüşler masaya yatırıldı. Rusya ve Ortadoğu’da uluslararası ilişkilerin karşılaştırmalı olarak değerlendirildiği üçüncü bölümde de, Rusya ve Batı arasındaki ilişkilerin Ukrayna üzerinden bozulmasının, Ortadoğu’daki sorunlar üzerindeki uluslararası işbirliğini nasıl etkileyebileceği tartışıldı. Son bölümde de bölgesel ekonomik kalkınma üzerinde duruldu. Özellikle Arap ülkelerindeki devrim sonrası ekonomik reformların önündeki sorunların ele alındığı bu bölümde, demografik değişimin ekonomik kalkınmayı nasıl etkilediği araştırıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.