Sarıkaya’nın itirafları gecikmiş bir itiraf

 CNN Türk'te Saynur Tezel Özentürk’ün sunduğu Günlük programına canlı olarak bağlanan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın, eski Van Özel Yetkili Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki yolsuzluk ve fişlenme iddiaları hakkındaki itiraflarını değerlendirdi.

Sarıkaya’nın itiraflarını gecikmiş bir itiraf olarak nitelendiren Aşkın, kendi döneminde ve geçmiş rektörler döneminde ihaleye fesat karıştırma olayının yaşanmadığını söyledi. Aşkın sözlerine söyle devam etti:
“En tecrübesiz savcı kendisi olmasına rağmen üniversiteyle ilgili gelen bir ihbarın tıp fakültesine malzeme alımında ihaleye fesat karıştırıldığında ilgili bir ihbarın başsavcı vekili tarafından Savcı Sarıkaya’ya verilmesi konusu. Dün katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamada da bununla ilgili ellerinde epey bir bilgi olduğunu ve bilirkişi raporlarının bunu teyit ettiği gibi bir şeyler söyledi. Bunlar doğru değil. Birincisi dava açıldığında ihaleye fesat karıştırmaktan açtılar, ancak kısa bir süre sonra ihalenin benim dönemimde değil bir önceki rektör dönemimde yapıldığı anlaşıldı. Bunun üzerine bir parantez açtılar. ‘ihalenin edimine fesat karıştırmak’ dediler. Zaman içerisinde bilirkişi raporlarıyla teyit edildiği üzere ne geçmiş rektör dönemimde ne de benim dönemimde ne ihaleye fesat karıştırıldı ne de malzemelerin edimindeki alımlara bir fesat karıştırılmadığı ortaya çıktı”
“FİŞLEME OLAYIYLA İLGİLİ BİR DURUM YOK”
Kendisinin personellerin fişlenme olayıyla ilgili herhangi bir ilgisinin olmadığını belirten Aşkın, ” Sayın savcı diyor ki, çok sayıda personel hakkında rektörün fişleme yaptığına dair elimizde belgeler, kanıtlar bulunmaktaydı. Yine bu kanıtların ne olduğu mahkeme heyetine benim tarafımda sunulmuştur. Çeşitli kaynaklardan gelen bu türden istihbarat var. Bunlardan birisi askeri istihbarat kökenli, üzerinde kaşesi de bulunuyor,en geniş istihbarat bu. Üniversite içerisindeki bugün de şikayetçi olduğumuz bu illegal yapılanmalarla ilgili bana gelmiş olan resmi raporlar. İkinci kaynak Yüksek Öğretim Kurumu aracılığıyla gönderilmiş ki, yükseköğretim kurumu da muhtemelen devletin üst istihbarat kurumlarından bu bilgiyi alıyordur, bunların bana yolladığı istihbarattır. Üçüncü kaynakta doğrudan doğruya postayla isimsiz olarak gönderilmiş ihbarlar. Benim yaptırdığım bir istihbarat söz konusu değil. Benim ne istihbarat örgütüm var, ne de böyle bir şeye kalkışma gibi bir niyettim hiçbir zaman olmadı.
Birde üçüncü nokta var. Bu tarihi eserlerle ilgili olmayacak biçimde; tarihi eserlere devlettin resmi kolleksiyoneri olmama rağmen dava açıldı. 2005 yılında ben ilk celsede beraat ettim. Ancak Yargıtay çok sudan gerekçeler göstererek usul yönünde bozdu ve 9 yıl sürdükten sonra dava 2014’te ben tekrar ikinci kez ben beraat ettim. Kimse de itiraz etmediği için karar kesinleşti. Durum bu. Kamuoyu da bilsin ki bu iddia edildiği gibi ne yapılmış bir yolsuzluk ne de insanların benim tarafımdan fişlenmesi gibi bir durum var” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.