Sarayda ilk davet

 

KADINLARLA ilgili çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda öğle yemeğinde bir araya gelen Emine Erdoğan, Türkiye’nin sivil toplumun önemini kavramış ve kadın sorunlarını aşma noktasında dünyanın pek çok ülkesine göre önemli mesafe kat etmiş bir ülke olduğunu ifade ederek, "Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak, ancak bir bilinç devrimiyle mümkün olabilir" dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kadınlarla ilgili çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda öğle yemeğinde bir araya geldi. 
 


Kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte konuklarını karşılayan Emine Erdoğan, yemek öncesinde yaptığı konuşmada, "Hayatı boyunca sivil toplumun önemine inanmış bir vakıf gönüllüsü" olarak sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki ilk misafirlerinin de kadınlar olmasını istediğini söyledi. 

"SİZLER TOPLUMUN ÖNCÜ KADINLARISINIZ"

Emine Erdoğan yaptığı konuşmada, “Sizler toplumun öncü kadınlarısınız. Toplumsal meseleler karşısındaki duyarlılıklarınız sizleri bir adım öne çıkarmaktadır" dedi. Davetliler arasında iş dünyasından medyaya, eğitimden sağlığa, çevreden kültür meselelerine kadar farklı alanlarda çalışma yürüten sivil toplum temsilcilerinin yer aldığını belirten Emine Erdoğan, "Öz güvenli, toplum sorunlarını dert edinen kadınlar olarak gösterdiğiniz tüm gayretler için ülkemizin kadınları adına hepinize canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi. Emine Erdoğan, gönüllülük esası üzerine kurulu bu faaliyetlerin toplumun pek çok yükünü aldığını dile getirdi. 

"SİVİL TOPLUM FAALİYETLERİ YAPMAK SADECE BUGÜNÜN DEĞİL, TARİHİN DE BİZLERE YÜKLEDİĞİ BİR SORUMLULUK"

Dünyanın bir köye dönüştüğü, iletişimin bu derece arttığı bir zamanda sorumlulukların da arttığına işaret eden Emine Erdoğan, "Artık sıkıntıları görmeme, duymama lüksüne sahip değiliz. Dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların çektiği sıkıntıları kendi sıkıntımız olarak görüyoruz. Sivil toplum faaliyetleri içinde bulunmak sadece bugünün değil, tarihin de bizlere yüklediği sorumluluk. Ecdadımızın inşa ettiği vakıf medeniyetinin yeni temsilcileri sizlersiniz. Yıllardır içinde bulunduğum vakıf faaliyetleriyle ben de kendimi sizlerle beraber bu zincirin bir halkası olarak görüyorum. Sivil toplum, takdir edersiniz ki tek başımıza yapamadığımızı hep birlikte yapabilme gücü demektir. Türkiye’nin geleceği adına bugün bu iş birliğinize daha çok ihtiyacımız var. Devlet-sivil toplum iş birliği modern devletin de bir gereği ve aynı zamanda en büyük gücü. Ülkemizde kadınların karşı karşıya kaldığı sorunları el birliğiyle aşabileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu. 

"TÜRKİYE, KADIN SORUNLARINI AŞMA NOKTASINDA PEK ÇOK DÜNYA ÜLKESİNE GÖRE BÜYÜK MESAFE KAT ETTİ"

Emine Erdoğan, yurt dışı seyahatlerinde kadınların kurduğu dernekleri, kadın sorunlarıyla ilgilenen vakıfları ziyaret etmeye özel önem verdiğini, bir araya geldiği devlet ve hükümet başkanlarının eşleriyle de sivil toplum faaliyetleri hakkında görüş alışverişinde bulunduğunu, Türkiye’nin bu konuda büyük bir güce sahip olduğunu ve kadınların bu alanın öneminin daha çok farkında olduğunu söyledi. Kadın sorunlarını aşma noktasında geçmişe ve pek çok dünya ülkesine göre Türkiye’nin büyük mesafe aldığını belirten Emine Erdoğan, Türkiye’de son 12 yılda kadın lehine çok önemli yasal düzenlemeler yapıldığını ve devletin kadınların sorunlarına çözümler üretmeye çalıştığını belirtti. Emine Erdoğan, tüm bunlar yeterli olmadığını, bundan sonra da mesafe almaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Üstelik artık yükümüz daha ağır, ülkemizde çok sayıda kadın ve çocuk misafirlerimiz var" dedi. 

"TÜRKİYE’YE SIĞINAN KADIN VE ÇOCUKLARA YARDIMLARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ"

Emine Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Esed rejiminden ve IŞİD teröründen kaçarak Türkiye’ye sığınan kadın ve çocuklar, bizlerin ilgisine muhtaç. Avrupa sadece 130 bin civarında mülteciye ev sahipliği yapıyorken devletimiz, 1,6 milyon civarında barınmacı için bugüne kadar 5 milyar dolara yakın harcama yaptı. Burada, dünya ülkelerinin bize verdiği destek ise sadece 200 milyon dolar civarındadır. Biz bu yardımlarımızı sivil toplumun da desteğiyle inşallah bundan sonra da sürdüreceğiz. Dünyanın neresinde olursa olsun, din, dil ve etnisite ayrımı yapmadan şiddete, istismara ve insanlık dışı muameleye maruz kalan tüm kadınlara ve çocuklara el uzatmaya tabii ki devam edeceğiz. Mağdur ve mazlum kadınlar yanında ülkemizin tüm kadınları için yapmamız gereken çok şey var. Eğitim, sağlık, kültür alanında kadınlarımızın bilincini artıracak, hayatına kalite katacak çalışmalar hep birlikte imza atacağımıza gönülden inanıyorum. Kadının siyasete katılımını teşvik etmek, karar mekanizmalarında daha çok yer almasına alan açmak ve ekonomik gücünü artırmak noktasında daha çok çalışmamız gerekiyor."

"AİLE İÇİ ŞİDDETİ ÖNLEME KONUSUNDA PROVAKATİF ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ"

Gittikçe yara alan aile kurumunu güçlendirmek konusunda yapılacakların sınırı olmadığını söyleyen Emine Erdoğan, ailenin toplumun en temel çekirdeği olduğunu, geleceğin ancak sağlıklı ve mutlu aile yapıları üzerine inşa edilebileceğini kaydetti. Emine Erdoğan, aile içi şiddete maruz kalan kadın ve çocukların adına aile içi şiddeti önleme konusunda da daha proaktif çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu süreçte, kadının doğuştan sahip olduğu hakların sorunlu algılara kurban edildiğine şahit olabiliyoruz. Toplumun erkeğe yüklediği kimi rollerin, erkeği şiddete meyilli, kaba ve merhametsiz davranmaya yönelttiğini görüyoruz. Dinî olarak da temeli bulunmayan bir takım anlayışlar zaman zaman ailelerin huzuruna gölge düşürebiliyor. Oysa aile içinde adalet üzerine inşa edilmiş bir kadın-erkek ilişkisi mutlu ve sağlam bir ailenin en büyük teminatıdır. Kadınıyla, erkeğiyle tüm toplumu bu konuda daha çok düşünmeye davet etmeliyiz kanaatindeyim" dedi. 

Kadın olmanın ve kadın sorunlarıyla özel olarak ilgileniyor olmanın kendilerine büyük sorumluluk yüklediğini belirten Emine Erdoğan, aynı zamanda tüm insanlığı ilgilendiren başka alanlarda da bir kadın dikkati ve sorumluluğu içinde daha aktif olmak ve toplumu bilinçlendirmek gerektiğini kaydetti. 

"GELECEK NESİLLERE DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK, ANCAK BİR BİLİNÇ DEVRİMİYLE MÜMKÜN OLABİLİR"

Emine Erdoğan, "Yalnızca Türkiye’nin değil tüm dünyanın yüz yüze kaldığı bir problem var. Kimyasallarla kuşatılmış bir hayat içinde yaşıyoruz maalesef. Oysa hem bedenimiz hem tabiat bizlere emanet. Evlerimizde kullandığımız temizlik ürünlerinden kozmetiğe, üzerimizde taşıdığımız kumaşlardan yiyip içtiklerimize kadar doğal tercihlerden yana olmaya ve bu alanda yeni bir bilinç geliştirmeye ihtiyacımız var. Organik tarımı artırmak, kimyasallardan uzak bir hayat bilinci için eğitimler vermek, yeri geldiğinde geleneklerimiz içinde yer alan doğal metotları hatırlamak, bunlar sağlıklı bir hayat ve güzel bir gelecek için ilk sayabildiğim şeyler. Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak ve bize verilen emanete sahip çıkmak ancak bir bilinç devrimiyle mümkün olabilir. Kimyasallardan uzak, doğal bir yaşam için dikkat çekici çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Gücümüz yettiği ölçüde, yapabildiklerimizle bir kadının, bir çocuğun, hulasa bir insanın hayatına dokunabiliyor, bir meselenin çözümüne katkı sağlayabiliyor ve insanlık üzerinde güzel bir etki bırakabiliyorsak, ne mutlu bize" diye konuştu. 

Kadınlar olarak iş birliğini artırmayı, tüm toplumsal sorunlar için hep birlikte çalışabilmeyi umut ettiğini söyleyen Emine Erdoğan, davetlilerden faaliyet alanları hakkında da bilgi alacağını ifade etti. 

Emine Erdoğan’ın kadınlarla ilgili çalışma yürüten STK temsilcilerine verdiği yemeğe, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da katıldı.


"KİMYASALLARLA KUŞATILMIŞ BİR HAYAT İÇİNDE YAŞIYORUZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile öğle yemeğinde buluştu.
Türkiye'nin önde gelen kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Emine Erdoğan'ın yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki ilk misafirleri oldu. Kendisini 'hayatı boyunca sivil toplum faaliyetlerine destek veren bir vakıf gönüllüsü' olarak tanımlayan Erdoğan, toplumun önde gelen kadın girişimcilerine yaptıkları işin önemi dolayısıyla teşekkür etti. Erdoğan konuşmasında, iletişimin arttığı, dünyanın küçük bir köye dönüştüğü bir çağda sorunlara karşı duyarsız kalamayacaklarını söyleyerek; "Dünyanın neresinde olursak olalım, din, dil, etnisite ayrımı yapmadan şiddete, istismara, insanlık dışı muameleye maruz kalan tüm kadınlara ve çocuklara el uzatmaya devam edeceğiz.' dedi. Mağdur ve mazlum kadınlar yanında ülkemizin tüm kadınları için de sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde çalışmalar yapmayı umduğunu söyleyen Erdoğan, ailenin önemine değindi ve toplumumuzun önemli sorunlarından olan aile içi şiddet konusunda daha proaktif çalışmalar yapmak gerektiğini söyledi. 'Kadının doğuştan sahip olduğu hakların birtakım sorunlu algılara kurban edilebildiğini, toplumun erkeğe yüklediği kimi rollerin erkeği şiddete meyilli, kaba ve merhametsiz davranmaya yönelttiğini, dinî temeli bulunmayan bazı anlayışların ailenin huzurunu bozabildiğini dile getirdi. 'Aile içinde adalet üzerine inşa edilmiş bir kadın-erkek ilişkisi, mutlu ve sağlam bir ailenin en büyük teminatı" diye konuştu.

"BİZE VERİLEN EMANETE SAHİP ÇIKMAK ANCAK BİR BİLİNÇ DEVRİMİ İLE MÜMKÜN OLABİLİR"

Emine Erdoğan konuşmasında kadın sorunları yanında diğer insanlık sorunları ile ilgilenmenin önemine değinerek bir konunun altını çizdi; "Kimyasallarla kuşatılmış bir hayat içinde yaşıyoruz. Oysa hem bedenimiz, hem tabiat bizlere emanet. Evlerimizde kullandığımız temizlik ürünlerinden, kozmetiğe, üzerimizde taşıdığımız kumaşlardan yeyip içtiklerimize kadar doğal tercihlerden yana olmaya ve bu alanda yeni bir bilinç geliştirmeye ihtiyacımız var. Organik tarımı artırmak, kimyasallardan uzak bir hayat bilinci için eğitimler vermek, yeri geldiğinde geleneklerimiz içinde yer alan doğal metodları hatırlamak. Bunlar, sağlıklı bir hayat ve güzel bir gelecek için ilk sayabildiğim şeyler. Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak ve bize verilen emanete sahip çıkmak ancak bir bilinç devrimi ile mümkün olabilir. Kimyasallardan uzak, doğal bir yaşam için dikkat çekici çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünüyorum."
Kadın sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile gerçekleştirilen yemekte, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Sümeyye Erdoğan da hazır bulundu. Toplantıya, davet edilen vakıf ve dernekler arasından KADEM, Başkent Kadın Platformu, TİKAD, KAGİDER, GİKAP, AKDER, İLKDER, Kasad-D, Hazar, Özlenen Çocuk, KAGEM, AKODER, Bilka, Meridyen, Medyasofa, HAKYAD, HAKÜDAD, İKAD-DER, UKADER, Bülbülzade, Ekin ve Nesil Derneği, Müsiad kadın çalışma grubu, Hak-iş ve Memur-sen Kadınlar Komisyonu ve UETD kadın kolları başkanları katıldı. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.