Sanatçılardan Prof. Dr. Rennan Pekünlü’ye  Destek

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rennan Pekünlü'nün hapse girmesine sanatçılar tepki gösterdi. Sanatçılar bilim ve sanatın Türkiye'de karanlığa gömülmeye başladığını belirtti.

Ege Üniversitesi'nde, türbanlı öğrencilerin şikayeti üzerine “Öğrenim özgürlüğünü engellediği" gerekçesiyle aldığı 2 yıl 1 aylık cezası Yargıtay tarafından onanan Prof. Dr. Rennan Pekünlü'nün bugün son dersini verdikten sonra cezaevine girmesine  sanatçılar sert tepki gösterdi.

Rennan Pekünlü'nün tutuklanması olayıyla ilgili konuşan Şair, Yazar Ataol Behramoğlu adalet eliyle birkez daha cinayet işlenildiğini savundu.Konuşmasında devam eden Behramoğlu şunlara değindi:

''Adalet, yine adaletin kararına uygun davranmayı suç sayarak cezalandırıyor. Başka bir deyişle, hukuk eliyle hukuka karşı bir cinayet daha işleniyor. Ergenekon ve Balyoz cinayetlerinin yaraları sarılmamışken, ülkemizde hukuk bir kez daha kendi kendisiyle çelişerek  intihar ediyor. Eğer son anda bir mucize olmazsa, değerli bilim insanı, Prof. Dr. Rennan Pekünlü bugün günümüz Türkiyesindeki siyasal yönetimin ve hukuk sisteminin bir yüz karası olarak özgürlüğünden yoksun bırakılacak. Eğer bir mucize olmazsa değerli hocamız oradan elbette yüzünün akıyla, daha da onurlu ve dimdik çıkacak, fakat bir bilim insanının çağdaşlığı, hukuku, adaleti, kadın özgürlüğü ve saygınlığını savunduğu için cezaevine gönderen siyaset ve hukuk sisteminin yüzündeki kara leke hiç bir zaman silinmeyecek''  dedi.

Sinema ve tiyatro sanatçısı Müjdat Gezen hukukun ne hale geldiğini anlayın diye seslenerek konuşmasında şunlara yer verdi:

“Çok üzgünüm. Türkiye’de hukuk sisteminin ne halde geldiğini anlayın işte. Size bununla özet geçtim. Bundan herkes anlaması gerekeni anlar…” diye konuştu.

Heykeltıraş Mehmet Aksoy AKP'nin ülkeyi Baskıcı, otoriter, vandal bir zihniyetle yönettiğini savunarak konuşmasında şunları kaydetti:

“Çok açık ki özgür düşünceyi sınırlamak istiyorlar. Mesaj açık: 'Benim gibi düşünürsen özgür olabilirsin, benim gibi düşünemezsen özgür olamazsın.' Bunlar hep ‘tek ağızcı’, ‘tek fikirci’ anlayış. Bir otoriter rejim kuruluyor. Erdoğan ne düşünüyorsa olay o’dur. Sanata, bilime baskı kurarak susturmak istiyorlar. Ama tarihin hiçbir döneminde sanat ve bilim susturulamamıştır. Hitler döneminde sanatçılara baskılar yapılmış, hapislere tıkılmış, her şeyleri takip edilmiş, kontrol altına çalışılmıştır ama başarılı olamamışlardır. Sanatı ve bilimi durduramamışlardır. Sanatı ve fikirleri tecrit etmelerine rağmen başaramamışlardır. Bilim ve sanat önüne geçilemeyecek şeylerdir. İdeolojiye de sanata da hakim olmak istiyorlar. Bütün direnişlerin altında özgür düşünce ve kanunsuzluğa bir kaşı duruş vardır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acıklı dönemini geçiriyor. Bir bilim insanın seçilmesinin nedeni ‘kendi düşüncelerine katılmadıkları’ için. Herkes ‘tek’ düşünsüz, ‘tek ağızdan’ konuşsun istiyorlar. Baskıcı, otoriter, vandal bir anlayış var. Bu ülkede Fazıl Say’ın eserleri yasaklanıyor düşünebiliyor musunuz? İnsan onuru ayaklar altına alınıyor. İnsanları bilimden, ilimden, sanattan uzak

tutmak istiyorlar. İnsanlar yerlerinden çıkmasın istiyorlar. 'Cahilsin, cahil kal' diyorlar. Olay budur. “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.