Sağlık Sistemi Batıyor!
Milliyetçi hekimler derneği başta doktarların çalışma koşulları olmak üzere sağlık sistemindeki birçok aksaklığa dikkat çekerken,sağlık bakanlığını hatalı uygulamalardan çok geç olmadan dönmeye çağırdı.
İşte Milliyetçi Hekimler Derneği'nin Basın Açıklaması:

Sağlık sisteminde iyileştirmeye gidilmek istenirken; bu sistemin işlemesini sağlayan sağlık çalışanlarının hakları ve çalışma koşullarında hiçbir iyileştirmenin olmaması hatta negatif performans adı altında zoraki çalışma uygulamalarında bulunulması, sistemi bir çıkmaza doğru itmektedir. Doktorlar başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının içerisinde; çalışma şartlarından maddi ve manevi haklarını alabildiğini belirtecek kaç çalışan vardır acaba?

Sürekli hasta memnuniyeti ve ulaşılabilir sağlık hizmeti üzerinde durulmakta, ancak sağlık hizmeti sunumu ve maliyeti konusunda herhangi bir bilgisi olmayan topluma; her yere gidebilirsin, aciller sana ücretsiz, hekim senin istediğini yapmak zorunda eğer yapmazsa hemen ara bakanlığı şikayet et gereği yapılır! Şeklinde yaklaşımda bulunulmaktadır. Bu yaklaşım bilinçli yada bilinçsiz her insanı yüksek özgüvenle sağlık çalışanına karşı gelmesine ve olumsuz olayların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Senelerce hayatından, ailesinden, uykusundan, sosyal çevresinden fedakarlıkta bulunarak doktor ve sağlık çalışanı olan insanları, halkın gözünde küçük düşürücü ve değersizleştirici bir politika izlenmektedir. Bunların sonuncunda da etkiye - tepki mekanizması devreye girerek değersizleştirilen çalışan; yaptığı işten, çalıştığı ortamdan, bağlı olduğu amirlik ve bakanlıktan hoşnut olmamaktadır, hatta nefret eder hale getirilmektedir. Bu şekilde bir meslek hayatı olan çalışandan ne kadar verimli ve özverili çalışma beklenebilir? Sağlık sistemine ne kadar fayda sağlayabilir? Hasta tarafından yönlendirilen, hasta yakınlarının isteklerine göre müdahaleyi şekillendirmek zorunda hissettirilen doktor, mesleğini ne kadar layıkı ile icra edebilir? Bu tepkimiz ; hastalara ve tüm insanlığa daha verimli, güler yüzlü yaklaşmak istememizdendir.

Şuan mecliste oylanan yasa tasarısı başta olmak üzere; torbalarla, haftalık değiştirilen mevzuatlarla, tebliğ dahi edilmeden yürürlüğe giren maddelerle, bu sağlık sisteminin bir bataklığın dibine doğru gittiğini belirtmeyi görev bildik kendimize.

Son çalışmalarda Aile hekimleri Acil servis yeşil alan nöbetlerine dahil edilmekte ve aile hekimlerinin hesabına yatırılan kira, sarf malzeme, personel ücretleri gibi masrafların ödemesinde kesinti yapılmak istenmektedir. Bu gelişmeler sebebiyle iş bırakma eylemine giden Aile Hekimlerinin haklı eylemlerini destekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı yasalarında yayınlanan Aile hekimliği görev tanımları arasında olmayan görevler üstlerine yüklenmektedir. Doktorluktan ziyade istatistik çalışmaları, ulaşılamayan insanları, okuma yazma bilmeyenleri, adres değiştiren insanları tespit etmek gibi doktorlukla alakası olmayan işlerden sorumlu tutulmaktadır. Adli nöbet, defin nöbeti, acil nöbeti, istatistik çalışmaları, evrak takibi.. vs. hatta aşısını yaptırmak istemeyen ailelerden, takibinden kaçan gebelerden dahi aile hekimleri sorumlu tutulmaktadır. Eğer bunlar yerine getirilmezse negatif performans sistemi ile maaş kesintisi, ceza puanı sistemi ile ceza yazılması gibi yaptırımlarla üstü açık tehditlerde bulunmaktadır. İkinci yaklaşımsa hem masraflarını hem de yönetimini tamamen doktorun üzerine yüklenmiş olarak sanki devletin hizmet satın aldığı bir kurum gibi çalışan ASM’lere sarf malzeme, kira ve personel ücretinin kesilmesi. Aslında önerimiz çok kısa ve net bir şekilde baştan itibaren olması gereken uygulamalardır:

- Aile Hekimleri; görev tanımı dahilinde asıl yükümlülüğü olan HEKİMLİK mesleğini yapmalıdır.

- Özel statüde olan ASMlerin tüm giderleri bakanlık bütçesi tarafından karşılanmalıdır. Sağ elimle veririm sol elimle alırım uygulaması kaldırılmalıdır.

Bunlarla kısıtlı olmayan sağlık sistemindeki aksaklıklar çığ gibi büyümeye devam etmektedir. Değersizleştirilmiş olan hekime saldırı giderek artmaktadır. Tam Gün Yasası nedeniyle mesleğimizi hakkıyla öğretecek Hocalarımızdan tıp fakültesi öğrencileri ve asistanları yoksun kalmıştır, Doktorluk mesleği; mesleki sorumlulukla icra edilen bir meslek değil, sorunlu bir meslek haline getirilmiştir. Son zamanlarda Yunanistan’dan getirilecek 7 bin doktor konuşulmakta; bu doktorlar öldürülen, intiharına sebep olunan, mesleğinden uzaklaştırılan, mesleği bırakmak zorunda kalan TÜRK hekimlerinin yerine mi getirilecektir? Yoksa sadece biz Türk hekimlerine gidin sizin yerinizi; dilimizi bilmeyen doktorla doldururuz tehditi midir? Bu yaklaşımla biz meslektaşlarımızı kaybettik, madur olan binlerden bahsediyoruz. Şayet etrafınızdaki hekimlerle konuşursanız; mesleğini bırakmayı planlayan yüzlerce doktor bulabilirsiniz.

Milliyetçi Hekimler Derneği olarak düşüncemiz ve temennimiz ; Sağlık bakanlığının bu uygulamalardan çok geç olmadan dönmesi, hekimlere hakkettikleri saygı ve özlük haklarındaki iyileştirmenin sağlanmasıdır.

Türk Kamuoyuna Saygılarımızla.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Burçin YILDIRIM 3 yıl önce

Hastahaneye giden doktora ulaşan ama şifa bulamayan bir sürü ilaç kullanan milyonlarca insan ortaya çıkardı bu sistem,resmen şeytanın oyunu bu,kapitalizmin en can alıcı tuzağı.Doktoru görmek demek iyileşmek demek değildir.Psikolojisi bozulmuş doktor ve sağlık çalışanı nasıl şifa dağıtacak?