Sağ kolu mahkemede, Davutoğlu iftarda konuştu...

 Eski Başbakan ve AKP Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, Başmüşaviri Birol Erdem'in tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldığı dakikalarda son dönemdeki kadrolaşma tartışmalarını hatırlatan bir konuşma yaptı.

Davutoğlu, bürokraside liyakatın esas alınması gerektiğini belirterek, "Bir bürokratın nerede doğduğu, hangi aileden geldiği, hangi topluluğa ait olduğu, hangi vakıf, hangi dernek mensubu olduğu değil, sadece ve sadece ehliyeti ve liyakatı konuşulduğu sürece devlet ayakta durur. O benim yakınım, bu benim akrabam, şu benim ilerde işime yarar diye bürokrasiyi başka kriterlerde inşa ederseniz, devlet ayakta kalamaz" diye konuştu.

Davutoğlu'nun 15 Temmuz darbesinden söz ederken "Hain bir çetenin teşebbüsüyle suikasta maruz bırakılma" ifadesini kullanması dikkat çekti.

Davutoğlu, '12'nci Geleneksel Konyalılar İftar Buluşması'nda şunları söyledi:

"Uluslararası sistem, büyük bir kriz içinde. Bir tarafta daha 6 ay önce görev başı yapmasına rağmen önümüzdeki dönemde yaşadığı soruşturmalarla nereye gideceği, ne olocağı belli olmayan bir Amerikan sistemi ve Amerikan Başkanı. Amerikan sisteminin nereye gideceğiyle ilgili tartışmalar. Diğer taraftan 3-4 ay önce seçim yapmasına rağmen hükümeti kuramamış Hollanda ve yeni seçim yapmasına rağmen istikrara kovuşamamış İngiltere. Nereyi gideceği belli olmayan Avrupa Birliği. Öte yandan biriken gücüne rağmen hala uluslararası sistem içindeki barış gücü rolünü oynayamayan Asyalı güçler. Dünya sisteminde ekonomik, mali, siyasi olarak büyük bir krizin bütün görüntülerin yansıması.

Son olarak Katar krizinde ortaya çıktığı gibi her an birbiriyle çatışmaya hazır gibi görünen Sünni-Şii ayrımından sonra Katar'da, körfezde yaşanan ayrışmalarla daha da atomize edilmiş bir İslam dünyası. Bunun merkezinde bir sene önce hain bir çetenin teşebbüsüyle suikasta maruz bırakılmak istenen bu aziz ülke. İç içe geçmiş bir krizler halkası içindeyiz. Aynen Haçlılardan sonra Moğolların saldırdığı Anadolu coğrafyası gibi." 

Bürokrasi'de hangi vakıf ve derneğe mensup olan kişi değil, liyakatin esas alınması gerektiğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bizim bu yozlaşma, bu sapma, bu ihanet örneklerini göz önünde bulundurarak sahip olduğumuz güç ne olursa olsun, ister ilmi, ister ticari ve ekonomik güç, isterse siyasi güç, önce o gücü nefsimizde terbiye edecez, sonra o gücü ahlak temelinde zırhla kuşatacaz. Sonra da millete bir merhamet olarak sunacaz. Hiçbir adaletsizliğe, hiçbir yanlışa, hiçbir kayırmaya kapılmadan, bürokraside ehliyeti liyakati esas alacaz. Bir bürokratın nerede doğduğu, hangi aileden geldiği, hangi topluluğa ait olduğu, hangi vakıf, hangi dernek mensubu olduğu değil, sadece ve sadece ehliyeti ve liyakatı konuşulduğu sürece devlet ayakta durur. O benim yakınım, bu benim akrabam, şu benim ilerde işime yarar diye bürokrasiyi başka kriterlerde inşa ederseniz, devlet ayakta kalamaz."

Davutoğlu döneminin Başbakanlık Başmüşaviri Birol Erdem, dün gece çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken eşi tutuklanmıştı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.