Peygamber Efendimizin üç aylarda yaptığı dua

 


Yüce Allah, kullarına olan rahmetinin bir boyutu olarak insanlar içerisinde özel insanlar,mekanlar içerisinde özel mekanlar, zamanlar içerisinde de özel zamanlar yaratmıştır. Dinigeleneğimizde bu özel zamanlardan biri de, Mevlâ'mızın rahmetinin sağanak sağanak yağdığı 3 aylar mevsimidir.

İslam âleminin heyecanla beklediği 3 aylar cumartesi günü başlıyor. 2013 yılında 3 ayların başlama tarihi 11 Mayıs 2013 Cumartesi, Şaban ayı 10 Haziran Pazartesi, Ramazan ayı 09Temmuz Salı günü başlayacak.

PEYGAMBERİMİZİN OKUDUĞU ÖZEL DUA

Peygamber Efendimiz, üç aylara eriştiğinde diğer günlere nazaran ibadetlerini daha da artırıyorve sık sık şu duayı okuyordu: "Allahümme bârik lena fî recebe ve şa'bân ve belliğnaramazan (Allah'ım Recep ve Şaban ayını bize bereketli kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır)."

Kandiller geçidi olarak adlandırılan, Regâib, Miraç, Berat ve Kadir gecelerinin de içindebulunduğu 3 aylar, kendimizi denetleme ve değerlendirmenin, taat, ibadet ve şükürlerimizi artırmanın, bir kere daha geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın birvesilesidir. Regâib gecesi, müminlerin mağfiret mevsimi 3 aylara rağbet etmeleri ve onuntaşıdığı manalardan, değerlerden istifade etmeleri gerektiğine dair mesaj yüklü bir gecedir. Sahabe efendilerimiz peygamber efendimizin 3 aylardaki ibadetini, orucunu şöyle anlatıyor:

Said İbnu Cübeyr (ra)'e Receb ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbnu Abbas (ra)'ı dinledim, şöyle demişti: "Resulullah (sav) Recep ayında bazı yıllarda öyle oruçtutardı ki biz, "(Galiba) hiç yemeyecek (ayın her gününde tutacak)" derdik. (Bazı yıllardada öyle) yerdi ki biz, (Galiba) hiç tutmayacak" derdik."

ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ

3 aylarda yapılan ibadet Allah (c.c) katında diğer iabdetlerden kat kat üstündür. 3 aylar, mahzun gönüllere neşe ve sevinç kaynağı olmak, yıkık kalpleri mamur eylemek, insanı insan yapan,değerine değer katan bütün güzelliklerle bu feyizli anlardan nasiplenmek mevsimidir.

Receb'i "Allah'ın ayı" olarak nitelendiren Peygamberimiz s.a.v.'e bunun hikmeti sorulduğunda buyurmuştur ki:

"Çünkü bu ayda özellikle mağfiret boldur. Bu ayda halkın kan dökmesine mani vardır. Bu ayda Allah Tealâ peygamberlerinin tevbelerini kabul buyurmuştur. Bu aydapeygamberlerini düşmanlarından korumuştur."

İmam Musa Kazım'dan (a.s) şöyle rivayet edilir: "Kim Recep'ten birgün oruç tutarsa, cehennem ateşi bir yıllık mesafe ondan uzaklaşır. Kim üç gün oruç tutarsa, cennet ona farz olur."

Şaban ayı da oldukça faziletli şerafetli ve Resulullah'a (s.a.a) mensub bir aydır. Efendimiz (s.a.a) bu ayı oruç tutar ve ramazan ayının orucuna birleştirir ve şöyle buyururdu. "Şaban benim ayımdır; kim benim ayımdan bir gün oruç tutarsa Cennet ona farz olur."

"Şaban ayının on beşinci gecesi (Beraat Kandili) olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın, o gecenin gündüzünü (on beşinci günü) de oruçlu geçirin. Çünkü o gece güneş batınca Allah Tealâ (bizce kavranması mümkün olmayan bir keyfiyetle) dünya semasına iner ve güneş doğana kadar: ‘Benden mağfiret dileyen yok mu, ona mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım . (Bir derde) müptelâ olan yok mu, ona afiyet vereyim.' buyurur."

Son derece haklı olarak "Onbir Ayın Sultanı" diye adlandırılan, mahyaların bu aya özgü iltifatlarla donandığı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif, bütün ayların içinde en nadide olanıdır.

Oruç nimeti bu aya has olarak farz kılınmıştır. Kur'an -ı Kerim bu ayda indirilmiştir. Bin aydan daha hayırlı olduğu haber verilen Kadir Gecesi yine bu ayın içinde gizlidir. Ayrıca bu ayda ifa edilen bir farzın, diğer aylarda yerine getirilen yetmiş farza bedel olduğu bildirilir.

ÜÇ AYLARI NASIL DEĞERLENDİRMELİ?

Bu günlerde nefisler hesaba çekilmeli, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede ve nasıl tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak büyük divanın tek Hâkimi Yüce Allah'ın (cc) hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir.

Bu aylar dua ve tövbelerimizin kabul edilme ümidini daha fazla hissedeceğimiz aylardır.

- Kur'an-ı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, uygun mekânlarda Kur'an ziyafetleri verilmeli, Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

- Peygamber Efendimize (s.a.s.) salât ve selâmlar getirilmeli, O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

- Tefekkürde bulunulmalı, "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir" gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

4. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli, manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı

- Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı, gönüller alınmalı, kederli yüzler güldürülmeli.

- Günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli, idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamette bulunulmalı.

- Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı, vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

- Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

-Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli, iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

- Hayattaki manevî büyüklerimizin, hocalarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, mesaj yahut e-mail çekerek tebrik edilmeli, duaları istenmeli.

-Başta bütün insanlık olmak üzere kendimize ve sevdiklerimize mümkün mertebe ismen dualar etmeli.


Kaynak: Haber7

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.