Karaköy Efsanesi

Başbakan’ın günlerdir miting meydanlarında bahsettiği Kabataş’ta türbanlı kadına saldırı iddiasına ilişkin, “öyle bir MOBESE görüntüsü yok, ben öyle bir görüntü izlemedim” ifadelerini kullandı.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, geçtiğimiz hafta Gezi eylemlerine katılan 15 ekşisözlük yazarıyla buluştu. Görüşmede Vali’nin bilgisi dahilinde ses kaydı alındı. Yaklaşık 4 saat süren görüşmede Vali’den Başbakan’ı oldukça zora sokacak itiraflar geldi:

‘ÖYLE BİR SALDIRI GÖRÜNTÜSÜ YOK’

Vali, Kabataş’ta bir başörtülüye eylemcilerin saldırdığı iddiasıyla ilgili görüntülerin olup olmadığı sorusuna “Elimizde öyle bir mobese görüntüsü yok” cevabını verdi.

Vali Mutlu şöyle devam etti:

 Yazar: Kabataş’ta bir başörtülüye taciz yapanların bulunması için gelişmeler var mı? Biz de çok istiyoruz yakalanmasını. Siz bir video gördünüz mü peki?”

MOBESELERDE KAYIT YOK

Vali: “Yok. Bir video görmedim. Şunu söyleyeyim orada da kayıtlar alındı, bakıldı. Ama mobese kameralarından bazılarının kırık olması, her yerde mobese kamerasının olmaması olay mahallinde, bu nedenle herhangi bir kayıtlı şu ana kadar… Ama yarın öbür gün birisinin çektiği bir görüntü olabilir, çıkabilir. Yarın bir gün biri ben cep telefonuyla çektiğim bir görüntüyü şimdiye kadar beklettim ama şu veriyorum diyebilir, bilemem.Şu ana kadar mevcut mobese kameraları üzerinden ortaya çıkmış bir şey yok. Ama şu var, hukukta karine diye bir şey var. Bir bayan, hele ki bu toplumda ismi olan birisinin çok yakınıysa, böyle bir şeyi söylüyorsa bu hakikaten dikkate almaya değer bir şeydir. Bir bayan gelse bana dese ki, Vali Bey ben senin memurun, personelin olarak böyle bir şeyle karşı karşıyayım, ben vallahi o bayana öncelikle inanırım.

Yazar: Şunu açıklığa kavuşturalım. Böyle bir görüntü hiç mi yok, siz mi görmediniz?

Vali: Ben şu ana kadar böyle bir görüntü görmedim. Olsaydı mutlaka çıkartılırdı ama varsa nerede var onu bilemiyorum. Bizim elimizde şu ana kadar mevcut mobese kameraları üzerinden herhangi bir şey yoktur dedim. Ama hiç yoktur manasında demiyorum. Birinin elinde olabilir, bunu bilemiyorum.”

BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ

Başbakan Erdoğan her fırsatta “Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar.” diyerek bu olayı dillendirdi.

Özellikle miting meydanlarında bu iddiaları dillendiren Başbakan Erdoğan “Bu olaylarda bile çok önemli bir yakınımın gelinini, Başbakanlık ofisimin yanında, yerlerde süründürdüler, kendisini çocuğunu taciz ettiler. Bu mudur özgürlük, çevrecilik? Bütün bunlara sabır sabır sabır dedik. Ben bütün bunlara karşı halkımın duyarlılığı adına, Kuzey Afrika'dan dönerken iki saatte toplanan İstanbullu bir şey dile getirdi aslında. Asıl özgürlük budur dediler." demişti.

YANDAŞ MEDYA DEVREYE GİRDİ

Erdoğan’ın açıklamalarından sonra yandaş medya saldırıya uğradığı iddia edilen kadınla röportaj yaptı. Star gazetesinden Elif Çakır, 1 Haziran’da Kabataş’ta 6 aylık bebeği ile saldırıya uğradığını iddia eden  Z.D ile görüştü. Görüşme Star gazetesinde manşetten yayınlandı.

Elif çakır röportajda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bu genç gelin İstanbul Bahçelievler ilçe Belediye Başkanı'nın gelini Z.D.

Hiç oraya buraya olayı çekmeye çalışmayın. Bu vahşeti yapanlar, o genç anneye bir siyasetçinin gelini olduğu için yapmadılar.

Olay yargıya intikal etti.

Valiliğin emniyetin elinde mobese kayıtları mevcut. Her saat başı yıkanma ihtiyacı hissediyor. Dışarıya çıkamıyor. Altı aylık bebeği sütten kesildi. Televizyonlara bakamıyor. Gezi Parkı eylemleri deyince panik atak geçiriyor. Yaşanan vahşet sadece bu olsa birkaç marjinal ortalığı provoke ediyor der geçeriz.”

Mümkün olduğunca ajitasyona başvurulan röportajda Elif çakır mobese kayıtlarının valilikte ve emniyette mevcut olduğunu söylüyordu. Ancak bugün Vali Mutlu bizzat bu söylentileri yalanlamış oldu.

Çakır dışında birçok yandaş medya yazarı olayı dillendirmiş ve görüntü kayıtlarının incelendiğini söylemişti.

Odatv

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zeytinburnulu 3 yıl önce

Ülkücü kisvesinde haber sitesi yoluyla habercilik yapıyorsunuz ama haber oda tv Bir müslüman çıkıp dayak yedim diyor siz bu iddanın üzerine gideceğiniz yerde efsane diyip geçiştiriyorsunuz

Hz. Ali'ye (r.a), birisi geldi. Adam, ölümü, tekrar dirilmeyi, ahirette hesabı, cenneti ve cehennemi inkar ediyordu. Hz. Ali'ye:



- Ya Ali, siz müslümanlar ölüme ve ölüm ötesine inanıyorsunuz; biz ise inanmıyoruz. Siz cehennemden kurtulmak, cennete girmek için bir sürü ibadet ediyor, mal harcıyor, zahmete giriyorsunuz. Bu zahmet değer mi? Hem ölümden sonra tekrar dirilmenin olacağı ne malum?" diye sordu.



Hz. Ali (r.a) adamı sükunetle dinledi, sonra ona şu cevabı verdi:



"Evet, ölümden sonra dirilmek, hesaba çekilmek, cennete veya cehenneme girmek, ya senin dediğin gibi yoktur; ya da bizim dediğimiz vardır. Önce senin dediğinin doğru olduğunu düşünelim. Ölümden sonra ahiret hayatı yoksa, seninle biz aynı durumdayız. Sana da yok bize de yok. Bu arada bizim Yüce Allah için kıldığımız namazların, yaptığımız ibadetlerin, hayır ve iyiliklerin, güzel ahlakın, verdiğimiz zekat ve sadakaların bize bir zararı olmaz. Ama, ya ahiret varsa, bizim dediğimiz doğru çıkarsa, senin hâlin nice olur? diye sordu. Adam, biraz durdu, düşündü ve sonra: " Vallahi, her iki durumda da siz kârdasınız, ahiret varsa vay bizim hâlimize! Yolunu öğret, ben de müslüman olacağım," dedi ve müslüman oldu.





bu örnekten yola çıkarak ya bu kadının dediği yalansa bir müslümanbir ülkücü vicdanı olarak ne kaybederiz peki ya doğruysa ey gazete 2023 bu haberinden dolayı utanacaksın