İzzettin Doğan: Cami-Cemevi projesi 900 yıllık

Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, bu hafta sonu temeli atılacak ve bünyesinde bir cami, cemevi ve aşevini barındıracak olan Cemevi-Cami Kültür Merkezi'nin, son 900 yılın projesi olduğunu söyledi.

Anadolu'da 13. asırda düzenin bu olduğunu ve o zamandan bu yana böyle bir proje yapılmadığının altını çizen Doğan, projenin getireceği en önemli sonucun da Alevilerin Sünnilerle ilgili, Sünnilerin Alevilerle ilgili peşin yargılarının yıkılması olacağını kaydetti. Ayrıca Doğan, projenin Sünni ve Alevi işadamları tarafından finanse edileceğini kaydetti.

Bu pazar günü temeli atılacak olan projeye ilişkin Ankara Rixos Otel'de bir basın toplantısı düzenleyen Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, Ortadoğu'da yeni bir savaşın kapıda olduğunu söyleyerek sözlerine başladı.

Bugüne kadar Müslüman ülkelerdeki dini farklılıkları kullanmak suretiyle halkı birbirine düşürme, devletlerin birbirine düşürmek şeklinde bir uygulama bugüne kadar uygulanageldiğini belirten Doğan, Sünni-Şii faktörünün sürekli kullanıldığının altını çizdi.

Doğan, bu projeyle de Şii-Sünni çatışmasının Türkiye'de Sünni-Alevi çatışmasına dönüştürülmesini önlemek açısından en önemli faktör olarak, "Sünnilerle Alevilerin birbirini tanımaları ve insanların birbirlerini kardeşleri, aynı Tanrının kulları olduğu bilincinin geliştirilmesinin" hedef alındığını aktardı.

İzzettin Doğan, "Dinler de sosyolojik bir olgu olarak toplumların gelişmesine paralel olarak bazı yeni yorumlara ihtiyaç duyabilirler. Bugün Türkiye'de 100 binin üzerinde olan cami sayısının sadece ibadet edilen, namaz kılınıp çıkılan yerler olduğu göz önüne alındığında camilerin de fonksiyonalarının yeni dönemin koşullarına yavaş yavaş uydurulması gerektiğini bendeniz şahsen düşünmüştüm. Bunu da Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi'ye önermiştim. Cami ve cemevinin bir bahçe içinde yapalım, Aleviler için bunun hiçbir sakıncası yok, tam aksine çok güzel bir şey olur demiştik. Ama buna bir şey de ekleyelim insanlar sadece gelip camiyi günde 5 vakit namaz kıldıkları bir yer olarak telakki etmesinler. Cami ile cemevinin arasına bir de aşevinin yapılması, bunun giderek yaygınlaşmasını istediğimiz için karnı aç olan herkesin kendi yakınındaki cami-cemevinde karnını doyurabilmesi gerekir dedik. Herhangi bir külfet söz konusu olmaksızın. Bu açıdan bakınca bu sadece bu yılların son yılların son yüzyılın değil 13. asırdan Anadolu'da düzen buydu bu yana mübalağa etmeden son 900 yılın projesi diyebiliriz." diye konuştu.

Bunun gerçekleştirilmesinde fikri planda mutabakata varmada en ufak bir sıkıntıları olmadığını söyleyen Doğan, "Ne Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ne de bendenizin bir kaygısı olmadı; acaba şöyle mi olur Sünniler Alevileşir mi Aleviler Sünnileşir mi, acaba bu tür yakınlaşmayla birinin diğerini alt etmesi gibi bir kaygıya kapılmadık. Her ikisi de Müslümandı, büyük bir coğrafyada yayılmış olan böylesine bir dinin farklı yorumlara da sahip olması eşyanın tabiatına da uygundur tersi anormal olurdu." dedi. Doğan, "cami ve cemevinin aralarında bir aşeviyle birlikte aynı bahçede inşa edilmesinin getireceği en önemli sonuç budur. Alevilerin Sünnilerle ilgili Sünnilerin Alevilerle ilgili peşin yargılarının yıkılmasında çok önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

SÜNNİ VE ALEVİ İŞADAMLARI ÜSLENECEK

İzzetin Doğan, tesisin finansmanının nasıl sağlanacağını ise şu sözlerle özetledi: "Bunun yapılmasında Cem Vakfı ve Alevi Vakıfları Federasyonu'nun imkanlarının maddi imkanlarının yetersiz olması nedeniyle cemaat ve Alevi kesimin bu işe gönül verecek olan insanları beraberce yapacaklardır. Türk toplumuna getireceği barışı şimdiden görüyorum şahsen çünkü yaşıyorum onu hemen hemen her gün."

BAZI ALEVİ DERNEKLERİNİN TEPKİSİ: KARŞI ÇIKMALARI İZAHA MUHTAÇ

Ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Doğan'a ilk olarak bazı Alevi derneklerinin projeye tepkisi soruldu. Doğan, "Bazı Alevi dernekleri o bizim bildiğimiz dernekler yani fonksiyonları karşı çıkmak olan Cem Vakfı Alevi Vakıfları Federasyonu ne derse onun tersini söylemeyi hedef alan Alevilerin bölük börçük kalmasını sağlamayı hedefleyen dernekler. Onun için düşünce özgürlüğünün sonucu olarak onlar da karşı çıkabilirler benimsemek zorunda değildirler. Biz aslında tanrıya inanan kesimi kurana inanan kesimi ve toplumsal barışın ancak sevişerek bunun da tanıışarak olabileceğine inananlardanız. O arkadaşlarımızın düşüncelerini saygıyla karşılıyoruz ama benimsemiyoruz. Karşı çıkmalarının da izaha muhtaç olduğunu düşünüyorum."

Sünnilerden nasıl tepki aldığı sorulan Cem Vakfı Başkanı, "Ben Türk halkına inanıyorum. Türkiye'de Müslüman ülkelerin hemen hemen tümünde mevcut olan bu kavgayı başaramadılar, çıkaramadılar. Kimse yalan söylemeden Anadolu'da Alevileri ve Sünnilerin çatıştığını iddia edemez. Bunun felsefi temeli şu; Hacı Bektaş Veli'nin her yıl yapılan etkinliklerinde büyük boy pankart asılır 'incinsen de incitme'. Alevilere ne yaparsanız yapın onlar tahammül göstermek durumundalar. Bu yanlışı yapanların da birgün ıslah olacağına inanırlar. Sünnilerden fevkalade tepkiler aldım, yolda gelirken birkaç farklı yerde birbirlerini tanımayan insanlar desteklediklerini ifade ettiler, teşekkür ettiler." dedi.

BENZERİ İSTANBUL VE DİĞER İLLERDE DE OLACAK

Neden Ankara'yı seçtikleri ve başka illerde de örnekleri olup olmayacağı sorulan Doğan, "Arsa yoktu. Eğer İstanbul'da bulsaydık İstanbul'da yapmayı düşünebilirdik. Gerçi İstanbul'daki arsayı da bulduk diye haber verdiler. İstanbul'da da bu projeyi gerçekleştireceğiz dediler. Ben de ilk defa söylemiş olayım. İstanbul ya da Ankara önceliğinden önce bu bir sosyolojik gerçek. Tesis doğru yapılmıştır diye düşünüyorum. İstanbul, Ankara ve İzmir'de bu tür teşebbüslerin gerçekleştirilmesi faydalı olacaktır. Bunlar önemli bir örnek oluşturacaktır. Bu tür şeylerde yaptıklarımız dalga dalga yayılabiliyor." ifadelerini kullandı.

Alevi dedelerinin tepkisi sorulan Doğan, "Alevi dedeleri kemal içindeler. İnsanda birliği bütünlüğü sağlamak dedelerin ana görevi, birinci görevi. Yani barışı sağlamak sevgiyi dostluğu sağlamak. İslam barış ve sevgi dini olarak tanımlanıyor. Bazı Alevi dedelerinin bilgi düzeyine bağlı olarak ters çıkışları olabilir mi? Zannetmiyorum. o konuda bir sorun yok." diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı' ile bu konuda irtibatları olup olmadığı sorulan Doğan, "Alevi kesimden bir bilgisi olduğunu zannetmiyorum. Yani bize herhangi bir şey söylemedi, sormadık izin de hissetmedik. İhtiyaç duyduğumuzu hiçbir biçimde düşünmüyoruz, zaten kabul de etmeyiz. Ama diğer arkadaşlarımız Sünni kesimden diyanetle konuştular mı onu bilmiyorum, zannetmiyorum da." dedi.

Açılışa hükümetten ve dedelerden bir katılım olup olmayacağı sorusu üzerine ise Doğan şu cevabı verdi: "Hükümetin katılacağını biliyorum Faruk Çelik Bey katılacak diye söylediler, belki Bekir Bozdağ katılabilir, Bülent Arınç Bey'in de katılacağını söylemişlerdi. Hükümet kanadının katılacağını biliyorum ama kimlerin katılacağını net olarak söyleyemem. Dede imam o kesim katılacaktır herhalde zannediyorum"

Siyasetçilerin tepkisi de sorulan Doğan, şöyle konuştu: "Bu proje sivil toplumun artık ayağa kalkmakta olduğunun bir göstergesi olarak algılanabilir. Artık gelip sıradan bir siyasetçi işi gücü olmadığı için siyasete girenler bu tür konularda kolay kolay at oynatamayacaklardır. Halk birbirini tanıdıkça bunları elimine edeceklerdir. Daha ciddi şeyler söyleme ihtiyacını duyacaklardır ya da halk daha ciddi insanların siyasete girmesini isteyecektir."

Son olarak "Bir isim düşündünüz mü" diye sorulan Doğan, "Ben düşünmedim Hocaefendi düşündüyse bilemiyorum ama o kolay halka da sorabiliriz yeter ki sorunlar o olsun." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.