İşte Milletin Gerçek Gündemi

Asgari ücretli Önder, ne halde olduğunu, ne yediğini, nasıl geçindiğini ve okula giden çocuğunun başını yere eğdirmemek için nasıl mücadele ettiğini Habervaktim’e anlattı.

Onlar 1 lirayı 25 kuruşu arayanlar; onlar, işçisi, memuru ile pazarlıklar yapılırken unutulanlar; onlar eşine çocuklarına mahcup olmamanın savaşını verenler; onlar dramları görülmeyenler; onlar çocuklarına okulda karınlarını doyurmaları için simit-ayran parası olarak 2 TL verebilenler; onlar sesleri duyulmayanlar! Onlar asgari ücretliler.

ASGARİ ÜCRETLİ BİR AİLENİN AYLIK MASRAFI

Eline 930 lira geçen Önder kira vermiyor, temizlik karşılığında kapıcı dairesinde oturuyor. Oturduğu semtte kirada olsaydı en az 300 lira verecekti. Kapıcı dairesinde oturduğundan elektriğe standart 40 lira, suya 30 lira civarında verirken ısınmaya ise kombi olmadığından standart 15 lira veriyor. Bir ay kendine bir ay eşine 10 lira kontör yüklüyor. En büyüğü 5. sınıfa giden 10 yaşında, diğeri 3, en küçüğü 1,5 yaşında üç kızı olan Önder en az 500 lira mutfak masrafı yapıyor. Okul ve kırtasiye masrafı tek çocuk için en az 200 lira.

2 TL SİMİT-AYRAN HARÇLIĞI

Kızına öğlen okulda karnını doyurması için simit-ayran parası olarak hergün 2 TL veriyor. Bunun yanı sıra yaklaşan bayram için 5 kişilik bir aile en hesaplısından 250 lira harcayabiliyor. Böylece asgari ücretlinin maaşı eriyor bitiyor, kuş olup uçuyor.

HZ. ÖMER GİBİ BİR ADAMIN OLMASI LAZIM

Önder; “Asgari ücretliye söylenen; ‘kendi başının çaresine bak.’ Devletin bunu görmesi benim ne halde yaşadığımı bilmesi lazım. Hz. Ömer gibi bir adamın olması lazım. Hz. Ömer gibi gece dolaşıp; ‘bu saatte bir tane çocuk niçin ağlıyor?’ demesi lazım.” Diyor

ASGARİ ÜCRETLİLER SESLERİNİN DUYULMASINI İSTİYOR

Asgari ücretin en az açlık sınırında 1200 lira olması gerektiğini belirten Önder; “Biz kira vermediğimiz halde böyle sıkıntı çekiyorsak verenler ne yapıyor? Hiç düşünemiyorum. Gerçekten çok zor, bütün asgari ücretlilere Allah yardım etsin.” diyor.

İşte kanaat sahibi, asgari ücretli Önder ve ailesinin bütün yönleriyle ders alınacak hikayesi:

ASGARİ ÜCRETLİ YAŞAMIN GERÇEĞİ

-Kısaca kendinden bahseder misin? Kaç yaşındasın, nerelisin?

35 yaşındayım, Niğdeliyim.

-Ankara’ya neden geldin?

İş olmadığı için buraya göçtüm… Bizim oralarda dondurma yaparlar. Ben de bu işi memlekette öğrendim. Bu işi yapabilmek için daha önce Yozgat’a, Konya’ya gittim. Oralarda tutunamadım. Daha sonra Ankara’ya geldim ve Saray’da 10 yıl dondurma sattım. Küçük bir tezgahtan dükkana kadar işi büyüttüm. Bir ara tutturmuştum güzel de işim vardı. Sonra yavaş yavaş işler düştü. Çünkü hazır dondurma çıktı, vergiler arttı vs. Dükkanı kapatmak zorunda kaldım. Bu arada gözüme hastalık geldi.

-Nedir bu hastalık?

Kornea diyorlar, gözün bulutlanıyor, etrafı göremiyorsun… Dediler ki; ‘ağır ameliyat geçireceksin, altından kalkamazsın, sigorta lazım.’ Ben de memleketten mevsimlik olarak gelip burada çalışıyordum ve sigortamda yoktu. Bunun üzerine elde ne varsa sattım, savdım ve özel doktora verdim.

DEVLET SIRAYA ALIYOR, BEKLİYORSUN

-Devlet karşılamıyor mu?

Bunu bir kişi yapıyor. Devlet sigorta olarak karşılıyor ama seni sıraya alıyor, bekliyorsun ve her doktorun yaptığı da tutmuyormuş. Adam diyor ki; ‘Tamam ameliyatın yapılacak ama görüp görmeyeceğini bilemeyiz.’ Biz de tek bir doktora odaklandık ve çok para verdik. Ameliyat başarılı geçti ve şu an yüzde altmış görebiliyorum Allah’a şükür.

Bunun için sağ olsun komşu yardımcı oldu, sigortalı bir tekstil işine girdim. Bir yıl çalıştım sonra ameliyat oldum. O iş yeri kapandı, işsiz kaldım. Birkaç ay markette çalıştım. Şimdi 3 yıldır bir fabrikada temizlik ve ayak işlerinde çalışıyorum.

930 LİRAYLA GEÇİNMEYE ÇALIŞIYOR

-Eline geçen net maaşın nedir?

Elime asgari ücret olarak 930 lira geçiyor. Bazen mesai oluyor ve ufak da olsa bir artış 970 lira oluyor.

KAPICI DAİRESİNDE TEMİZLİK KARŞILIĞINDA OTURUYORUM

-Peki, maaşını nerelere harcıyorsun, ihtiyaçların için nasıl bir taksimat yapıyorsun? Mesela evin kira mı?

Allah’tan evim kira değil. Bir de kira versem daha kötü bir durumda olurdum. Bu kapıcı dairesinde temizlik karşılığında oturuyorum.

-Nasıl bir ev burası? Kaç odan var?

1+1 bir daire. Giriş mutfak, tuvalet-banyo bir, küçük bir yatak odası bir de biraz daha büyük bir salonumuz var.

HERKES HAFTA SONU GEZMEYE GİDER, BİZ TEMİZLİK YAPARIZ

-Temizliği kim yapıyor?

Eşim yapıyor. Burası 27 daireli ve 5 katlı bir apartman. Çocuklar olduğu için bazen ona yardım ediyorum, birlikte temizlik yapıyoruz. Mesela herkes hafta sonu gezmeye, pikniğe gider, biz temizlik yaparız, evden çıkamayız.

PEKİ, ‘BU 15 MİLYAR NEREDE?’

-Ankara’nın Saray ilçesinde kiralık bir dairede otursaydın en düşük kaça otururdun?

En düşük 300 lira verirdim. Şimdi ben hesaplıyorum. Burada 5 yıldır kapıcı dairesinde kira vermeden oturuyorum. Senede ortalama 3 milyar yapsa, 5 senede 15 milyar yapar. Peki, ‘bu 15 milyar nerede?’ diyorum. Demek ki kirada otursaydım 15 milyar borca mı girerdim acaba? Bir türlü orayı çözemedim.

-Elektrik, su faturası ne kadar geliyor?

Binaya ait olduğu için elektriğe standart 40 lira veriyorum. Su da 30 lira civarında geliyor. Doğalgazda standart 15 lira geliyor.

BİR AY HANIMA BİR AY KENDİME KONTÖR ALIYORUM

-Telefon kullanıyor musunuz? Aylık kaç liralık yüklersiniz?

Bir ay hanıma bir ay kendime kontör alıyorum. Yani kapanmasın diye çapraz… Turkcell kullanırken vergi alıp duruyor eksi 8’den yukarı çıkmıyordu. Paketi kullanmak için en az 30 lira yüklemek gerekiyordu. Şimdi Bimcell’e geçtik. 10 lira yüklüyorum kurtarıyor.

SADECE 120 LİRA BEZ VE SÜT PARASI

-Maaşı nasıl yetiriyorsun, en büyük masrafın hangisi?

Üç çocuğun masrafları. En büyüğü 5. sınıfa giden 10 yaşında, diğeri 3, en küçüğü 1,5 yaşında üç kızım var. En büyük masraf yeme-içme ve çocukların ihtiyaçları. Ortanca ile küçüğe bez bağladığımızda maaşı alır almaz markete gidiyordum. 60 liraya 3 koli süt, yine 60 liraya 2 paket bez alıyordum ve sadece 120 lira bez ve süt parası veriyordum.

-Alış verişte nelere dikkat ediyorsun? Markete gittiğinde neler alıyorsun?

İşte evin temel ihtiyaçları; çay, şeker, makarna, temizlik malzemeleri falan alıyorum. Daha sonra da günlük ekmek ve yanında yumurta vb. alıyoruz.

YERİNE GÖRE 1 LİRAYI, 25 KURUŞU ARIYORSUN

-Bir aylık mutfak masrafın kaç para tutuyor?

70 liralık zeytin, peynir, yumurta alıyorum. Yağ, un, deterjan, çocuk bezi derken 300 lirada orası tutuyor. Sonra bittikçe çocuklara süt, mama alıyorum. Yani en az 450-500 tutuyor.

Nerede, ne hesaplı araştırıyorum. Yerine göre 1 lirayı, 25 kuruşu arıyorsun. Şimdi burada bez 16 lira, aşağıdaki büyük markette 15 lira. Gidiyorsun oradan alıyorsun. Çünkü 4 tane alacaksın 4 lira yapacak. Ekmek alırken bile halk ekmek alıyoruz. Bir yere gideceksek dolmuşla gitmiyoruz, EGO’yu tercih ediyoruz. Kışın ısınmak için soba yakıyoruz. Çocukları banyo yaptırırken sobada ısıttığımız suyu kullanıyoruz. Böylece doğalgaz masrafını azaltıyoruz. Daha nasıl anlatayım… Her taraftan tasarruf etmeye çalışıyorum.

ÇOCUK BOYNUNU BÜKÜYOR... DAYANAMIYORUM

-Markete gittiğinde neyi hesap ediyorsun?

Diyorum ki; ‘bu çocuklar ne zamandan beri muz yemiyorlar? 15-20 gün oldu. Bu ay bunlara bir muz alayım’ diyorum. Bakkalda ne ucuzsa onu alıyorum. Bir şeyden eksikte bırakmamaya çalışıyorum ama israfta etmiyorum, orta şeker gidiyoruz Allah’a şükür.

Örneğin cebimde 200 lira var. Maaş almama zaman var. Bu 200 lira yetsin de 50 lirası artar mı derken bakıyorum çocukların arkadaşları bir şey almışlar. Bizimki geliyor, boynunu büküyor. Dayanamıyorum ve ‘kızım sana da alalım’ diyorum.

ÇOCUK ÜZÜLDÜKTEN SONRA BEN ARTIRSAM NE OLACAK

-Yani kenara, köşeye koyacağın bir miktar yok!

Kenara koymak istiyorum ama bir de düşünüyorum; ‘Ben artırsam ne olacak. Çocuk üzüldükten sonra değer mi?’ Çünkü zamanında ben çok zorluk gördüm. Bir şey alamadığımız gibi istediğimiz zamanda dayak yerdik.

-Evinize et girer mi hiç? Et yer misiniz?

Kurban bayramında sağdan soldan gelen etleri stok yapıyoruz. Çocuklara marketlerden tavuk alıyorum bazen fakat kasaba gidip et almamışımdır.

EN ÇOK PATATES YİYORUZ

-Sofraya oturduğunuz zaman en çok ne yersiniz?

En çok patates yeriz. Gelen giden olduğunda araba denk gelirse köyden getirirler bir çuval. Bunun dışında çorba, pirinç pilavı makarna vs. yeriz.

EN HESAPLISI NEYSE ONU TERCİH EDİYORUZ

-Yol masrafın var mı? Gezer misiniz?

İşe servisle gidip geliyorum. Gezmemiz zaten yok. Çocuklar sıkıldığı zaman Ankara’yı bir görsünler diyerek arada bir çıkıyoruz. Köyümüze de iki senede bir Kurban Bayramı’nda gidiyoruz. Onda da treni tercih ediyorum. Çünkü otobüs 35 lira. Tren çocuklar için 10 lira, normal için 20 lira. En hesaplısı neyse onu tercih ediyoruz. Otobüsle 5 saate giderken trenle 8 saatte gidiyoruz.

Mesela komşuları görüyorum. Alıyor 40-50 liralık tavuğunu, hafta sonu biniyor arabaya pikniğe gidiyor. Ertesi gün de 250-300 liralık alış veriş yapıyor. Biz de onlar olmadığı için kısarak yetinmeye çalışıyoruz.

TELEVİZYONU 2. EL 100 LİRAYA ALDIM

-Evine en son ne zaman eşya aldın?

Ben buraya taşındığımda sadece süngerden bir yatağım, bir tane 37 ekran televizyonum ve bir de sobam vardı. Ameliyat olunca kapanan iş yerinden alamadığım 2 aylık maaşımı 1200 lira olarak İŞKUR verdi, akrabalar falan sağdan soldan yardım ettiler bu koltuk takımını 1000 liraya o zaman aldım. Çünkü komşular geçmiş olsuna gelecek evde oturacak yer yoktu.

Buzdolabını bir komşu vermişti ve bozuktu, yenisini alalı 2 sene oldu. Şurada duran bilgisayarı 2. el 250 liraya aldım iki, üç ayda bir tamir ettiriyorum. İnterneti komşudan çekiyoruz ona para ödemiyoruz.

-Peki, televizyon?

Bu televizyonu 2. el 100 liraya aldım

-Taksitle alabiliyorsun sanırım?

Taksitle almaktan hoşlanmıyorum. Bir şey alacağım zaman 5-6 ay önceden hesabımı yapıyorum. Örneğin buzdolabı alacaksam soruyorum; 1000 lira. Bu ay 200 lira, öbür ay 100 lira şeklinde biriktirerek alıyorum borçlanmayı sevmem.

-Kredi kartı kullanıyor musun?

Yok, hayır kullanmıyorum.

PARAM YOKSA DA BORCUM DA YOK

-Borcun var mı?

Param yoksa da borcum da yok.

-Fatma hanım çocuklarınızın masrafları nelerdir?

Küçük olanın altını bağlıyoruz. Bez 16 lira… 2 koli yani 24 paket süt alıyoruz. En az 70 lira tutuyor.

GÜNLÜK 2 TL SİMİT-AYRAN HARÇLIĞI

-Okullar açıldı. Okula giden büyük kızın için bu sene ne kadar masraf yaptınız?

80 liraya okul kıyafeti aldık. Daha da eksiği var. Okul kıyafeti için en az 100 lira harcayacağız. Ayrıca öğlen okulda kaldığından karnını doyurması için kızıma günlük 2 lira simit-ayran parası veriyoruz.

KIRTASİYE MALZEMESİ 100 LİRAYI BULUYOR

-Peki, kırtasiye malzemesi aldınız mı? Ne kadar harcadınız?

Kalemini, defterini, silgisini yani kırtasiye malzemesi ne gerekiyorsa az çok aldık. Pursaklar’da bir kırtasiye indirim yapmıştı. Önce defterlerini sonra kalemlerini, boyalarını aldık. 30 lira bir verdik, 20 lira bir verdik. Toplamda 100 lirayı bulur.

-Kış geliyor… Okula giden kızının kışlık ayakkabısı var mı?

Kışlık ayakkabısı yok. Ayakkabı alacağız. Mont alacağız.

BAYRAMDA PAHALI OLUR DİYE ÖNCEDEN ALIŞ VERİŞ YAPIYORUZ

-Şimdi bayram yaklaşıyor. Bayram için alış veriş yapacak mısınız?

(Önder) Bir bayramlarda alıyoruz. Bayram yaklaştığı zaman pahalı olur diye bayramdan bir ay iki ay önce alış veriş yapıyoruz. Bir tane bana pantolon, hanıma bir tane etek, öbür ayda çocuklara kazak, ayakkabı… Acaba toptan alırsak daha mı hesaplı olur, onun ki var ona istemez diyerek ucu ucuna denk getirmeye çalışıyoruz.

-Bu bayram için kendine ne aldın?

30 liraya pantolon, 30 liraya mont, 30 liraya da ayakkabı aldım. Kendime 90 lira harcadım. Bir de 10 liraya gömlek alacağım. Artık bu bana 1-2 sene gidecek. Çocuklara daha bir şey almadık onlara da alacağız. Hanıma da etek ya da elbise alırız. Çocuklar ve hanıma 100-150 lira harcamam gerekir.

DIŞKAPI PAZARINDAN ALIŞ VERİŞ

-Giyim alış verişinizi nereden yaparsınız?

Dışkapı pazarından yaparız. Çünkü çeşit çok, mağaza gibi etiket yok. Pazarlık yaparak alabiliyorsun.

HZ. ÖMER GİBİ BİR ADAMIN OLMASI LAZIM

-Bu ülkede açlık sınırı 1200 lira iken asgari ücreti belirleyenlere söyleyeceklerin var mı?

Asgari ücretliye bu durumda söylenen; ‘kendi başının çaresine bak’ oluyor. Devletin bunu görmesi benim ne halde yaşadığımı bilmesi lazım. Hz. Ömer gibi bir adamın olması lazım. Hz. Ömer gibi gece dolaşıp; ‘bu saatte bir tane çocuk niçin ağlıyor?’ demesi lazım. Ben şu anda işyerinde engelli olarak çalışıyorum. Engelli olarak diğerlerinden hiçbir farkım yok. Hatta adam; ‘seni işe aldığımıza şükret, seni bu halinle kim alır işe’ der gibi bir muamele yapıyor. Fakat ne yaparsın en azından sigortamız var diyerek çalışıyoruz, çaremiz yok. Bu yüzden asgari ücretin en az açlık sınırında 1200 lira olması lazım. Biz kira vermediğimiz halde böyle sıkıntı çekiyorsak verenler ne yapıyor? Hiç düşünemiyorum. Gerçekten çok zor, bütün asgari ücretlilere Allah yardım etsin.

Amin.

Habervaktim Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.